• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Çanakkale'de mavi denizanası uyarısı: Temas suda hissedilmiyor, acı karada başlıyor

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Çanakkale'de mavi denizanası uyarısı: Temas suda hissedilmiyor, acı karada başlıyor

Çanakkale Boğazı'nda yoğunlaşan mavi denizanalarını İHA'ya değerlendiren Prof. Dr. Suat Ateş, temasın karaya çıkınca acı ve yanma hissi yarattığını söyledi.

ÇOMÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Suat Ateş, Çanakkale Boğazı'nda son dönemde yoğun şekilde görülen mavi denizanaları için denize girenleri uyardı. Ateş, vatandaşların bu canlıları gördüklerinde yönlerini değiştirmesini, özellikle şemsiye bölgesine değil kuyruk bölgesine temas etmemesini istedi.

Geçtiğimiz günlerde dalgıçlar boğazda deniz yüzeyine yakın yoğunlaşan denizanalarını sualtı kamerasıyla görüntülerken, bu durum vatandaşlarda paniğe sebep olmuştu. Türün boğazda çoğalma nedenlerini ve insan sağlığına etkilerini İhlas Haber Ajansı'na (İHA) anlatan Ateş, canlıların biraz büyük boyutta olduğunu, insan vücuduna rahatsızlık veren kridositlerin kuyruk bölgesinden yayıldığını söyledi.

Zehirli değil ama kızarıklık ve kaşıntıya yol açabiliyor

Ateş, yüzerken farkına varılmadan bir denizanasının yüze çarpabileceğini anlattı: "İlk su içerisinde onu hissetmiyoruz ama kara ortamına çıktığımızda yoğun bir acı ve yanma hissediliyor."

Canlının insan sağlığı açısından zehirli olmadığını belirten Ateş'e göre kuyruk bölgesindeki tentaküllerde bulunan küçük hücrelerin içindeki knidosit sıvısı, hafif bir çarpmanın etkisiyle yüzeye dağılıyor; deride kızarıklık, kaşıntı ve acı hissi oluşuyor. Ateş bunun sağlık açısından sıkıntı oluşturmadığını ancak anlık rahatsızlıklara meydan verebildiğini dile getirdi.

Denizanalarının yüzey sularında şu sıralar az görülse de 3-5 metre derinliklerin altında yoğun olarak bulunduğu söyleniyor.

Yoğunluğun etkenlerinden biri Karadeniz'den akıntıyla giriş

Mavi denizanası olarak adlandırılan Rhizostoma Pulmo türü, son dönemde Marmara ve Türk boğazlar sisteminde yaygın olarak görülmeye başladı. Ateş, bu görüntülerin önceki yıllarda da var olduğunu ancak bu kadar yoğun bir popülasyonun bulunmadığını aktardı. Yoğunluğun bir takım etkenlere bağlı olduğu düşünülüyor; bunlardan biri, türün Karadeniz ekosisteminde yoğun bulunması ve dalga ile akıntı hareketleri ya da kendi organellerinin sağladığı hareketlerle sisteme girişi.

Vücudunun yüzde 97'si sudan oluşan canlı, kara ortamına veya güneş ışığına çıktığında çok kolay eriyebiliyor. Ateş, suların çok temiz olduğu bölgelerde türün pek popülasyon oluşturamadığını; su sıcaklığının, yüzey suyu sıcaklıklarının, besleyici element girişlerinin ve tuzluluğun bu canlıların dağılımında büyük etkisi olduğunu anlattı. Besleyici element girişlerinin belli bir oranda sistemdeki kirlilik etmenlerinden kaynaklandığını söyleyen Ateş, kirlilik azaltılırsa canlının sistemden belli bir oranda çekilebileceğini, tamamen çekilmesi halinde ise besin zincirinde anomaliler meydana geleceğini vurguladı.

Tür, Karadeniz ekosisteminde pelajik balık türlerinin larva ve yumurtalarını, ayrıca fito ve zooplankton türlerini tüketebiliyor. Ateş'in ifadesiyle canlı, "Karadeniz ekosistemi için bir predatör türü olarak tanımlanabilir".

Mücadeleyi Rus ve Ukraynalı bilim insanları başlattı

Denizanasıyla mücadelede ilk hamle Rus ve Ukraynalı bilim insanlarından geldi; pelajik balık türlerinin, deniz kaplumbağalarının ve bazı diğer canlıların ortama adapte edilmesi sağlandı. Ateş, deniz kaplumbağalarının bu canlıları yoğun olarak tükettiğini ancak sıcak seven türler oldukları için genellikle Akdeniz ekosisteminde bulunduklarını, Karadeniz'i pek tercih etmediklerini söyledi.

Suda besleyici elementler yoğun olduğunda, canlının beslenmesiyle ilgili birinci halkayı oluşturan fito ve zooplankton türleri de yoğun bulunuyor. Ateş'e göre plankton yoğunlaştıkça balık larvalarının yoğunluğu da artıyor; hiçbir seçicilik göstermeden hepsini yiyen denizanası yoğun popülasyonlar oluşturabiliyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23