• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Çağdaş sorun iradesizlik

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Çağdaş sorun iradesizlik

Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Çağdaş sorun iradesizlik' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;

Çağdaş hastalık, iradesizlik. Maalesef, şu zamanlarda özellikle yeni nesiller mankurtlaştırıldı. Ahir zaman mı dersiniz, ne derseniz.
Yani her türlü akıntıya, her türlü esintiye kapılan çer çöpe dönüştü. Evet, insan zaaflı yaratıldı, unutkan yaratıldı. Fakat bu kadar da değil. Hatta ahsen-i takvim üzere yaratıldı.

İbrahim Nebi'nin tavrını gördük. Babasına ve sözde atalara, Nemrutlara, Firavunlara ne dedi? Sizden ve taptıklarınızdan beriyiz; reddediyoruz sizi. Tek Allah'a, Allah'a tek olarak iman edinceye kadar aramızda uadavet ve buğuz ve düşmanlık vardır.nBu nefret suçuna rağmen, buğuz ve düşmanlığınıza rağmen sizi reddediyoruz. Sizden ve taptıklarınızdan beriyiz. İbrahim Nebi'nin tek başına hem Nemrut'a hem Firavun'a karşı bu tavrını siz görebilir misiniz, görebiliyor musunuz? Hangi bireylerde, hangi cemaatlerde, hangi güçlerde, devletlerde, şirketlerde, en âlâsı bile şeytanın uşağı olmuş. En ufak bir esintide akıntıya kapılıyorlar. İşte atamız, ders olsun bize diye belki, şeytan, iblis, sen cennet mi istiyorsun, al sana ebedî cennet, takıl gel benim dolmuşuma bin.
Ne oldu sonra? O cennetten bile oldu. Şu andaki hayatın hikâyesi bu. Allah Teâlâ bize bu kıssayı bunun için anlatıyor, hayatınız bu.
Öyleyse şeytana kanmayın, aldanmayın, balıkla arkadaşlık etmeyin. Evet unutma zaafınız var, bu sizin imtihan cilvenizdir. Unutmayın, zikredin, hatırlayın Kur'an'ı, Allah'ın hatırlatmalarını hatırlayın.


 

Ve biraz zaaflısınız ama kendinizi geliştirebilirsiniz, ayaklarınız üzerine dimdik durun. Allah meleklere bununla övünecek, öyle mi? Esma'yı öğretti Adem'e, meleklere dönüp işte bakın. Allah'ın esmasıyla, Allah'ın buyruğuyla, Allah'ın yasalarıyla dik durma, ayakları üstünde duran bir insan, Allah'ın meleklere örnek gösterdiği bir insan. Melekler kan dökecek birisini mi yaratacaksın dediklerinde, Allah'ın bizim üstün vasfımız iradeli Kur'an-ı Esma'yla, Kur'an-ı İslâmî yasalarla meydan okuyan Nemrutlara, Firavunlara, bütün batıl ideolojilere Musa Nebi'nin o sihirbazları tarumar ettiği gibi Tevrat'ın gücüyle ve güncel Tevrat Kur'an'ın gücüyle bunu başarmak.

Ama gel gör ki maalesef yeni nesil, bakın bu irade nerede? Allah'ın hazır verdiği gıdaları bile bir araya getirip oradan bir nafakasını temin etmek, annesinin, babasının ona verdiği emeğin karşılığını vermek, sonra yeni nesle böyle bir alan açmak nerede? Kendisi ayağının üstünde duramıyor, her dalgaya kapılıyor, her rüzgâra kapılıyor, her akıntıya kapılan, yaprak gibi, çer çöp gibi, ateist, deist, agnostik, Kemalist, laik ne varsa ama, adam gibi bir İslâm maalesef, maalesef. Ya bu çağa kadar gelmişsiniz, insani birikimlere bakın, geçmişe bakın. Yani aklınızı kullanın ama nerede mankurtlaştırılmış. Yediğinden midir, içtiğinden midir, okuduğundan mıdır işte yıllarca laikçi eğitim, utanmadan arlanmadan bu mankurtlaşmayı şiddete ve sapkınlığa meyletmeyi hatta toplumun geleneğiyle mirasıyla İslâm ile alakalandırıyorlar.


 

Sen iki yüz yıldır İslam'ı yasakladın, okulları puthaneye dönüştürdün, laikçilik dedin Allah'ı devlete ve topluma, kamu alanına karıştırmayan bir anlayışla bunları yetiştirdin, sonra utanmadan arlanmadan Allah'a ve İslam'a fatura keseceksin öyle mi? Ama bir babayiğit de kalkıp bunu diyemiyor. İradesizlik. Ya sen ne diyorsun? Bu eğitimi yapamazsın, bu çocukları Allah yarattı, bu ülke Allah'ın, bu devlet Allah'ın, bu ülke Allah'ın, kamu alanı Allah'ın alanıdır. Kamu bakın İngilizce öyle okuyor, C harfidir aslında camidir yani.

Allah'ın alanıdır kamu alanı, sen özel alanında ne pislik ediyorsan et, faturasını da ödersin, kusura bakma, ektiğini biçersin. Allah sana o mühleti veriyor ama kamu alanında bu nesilleri ifsat edecek şekilde buna hakkın yok. Sosyal medyaymış, efendim çağdaş eğitimmiş, medeni, dini, değil ma dini kanunlarla, yasalarla, bir de medeni diye yutturuyorlar.


Lut Nebi zamanındaki o kavm-i fâhişeliği bile tekrar eden Siyonist, şeytani krallık dayatılıyor, Avrupa'yı kullanarak, hep onları kullandılar. Bakın İsa Nebi'yi katlederken bile, Allah kurtardı, orada bile Roma valisini kullandı. Bugün de Avrupa'yı kullanıyor, NATO'yu kullanıyor, çoluk çocuk gibi kullanıyor, alet olarak kullanıyor.

Bütün sapkınlıklar o gün olduğu gibi aynı kavm-i fâhişe, bugün meydanlarda, metrolarda, ulaşımda, her yerde, bu cahil cüreti yani, cahil cüreti. Ama bu işte şaşkınlık, sapkınlık bir defa kendi egosu, onurmuş. Kendisi zannediyor, benim diyor, nereden, niye, sana şeytanın verdirdiği vesvese o içimden geliyor diyor ya, şeytan zaten içinden sokar, dışarıdan göstermez, senden gösterir.

O şeytani vesveseleri, canım böyle istiyor, benim özgür iradem diyor, öyle zannediyor.


 

Benim bedenim kime ne diyor, hadi oradan, benim öz bedenim, nereden, kaç hücre yarattın, kaç hücre yarattın, 30 trilyon hücre var, bir tanesini yarattın mı? Ve bu sürekli yeniden yaratılıyor, kaç trilyon ediyor, bir tanesinin bir molekülünü yarattın mı? Yaratmak nedir, sen nereden bilirsin, kalkıp benim bedenim, hadi oradan, eşkıya seni, emanete tasallut etmiş, Allah senin zimmetine kaydetmiş onu, sana emanet bırakmış, emanet o, sana emanet. Etme ihanet, bütün sapkınlıklar, o bedeni sapkın ideolojilerle talim ettirmek ve o şekilde cinsi sapkınlıktan ideolojik sapkınlığa kadar bütün hepsi. Her şey serbest, taşlar bağlanmış, bütün çakal, çukal, itler serbest, şeytanilik serbest. Allah'ın vahyine yasak, Allah karışmasın, bütün beşeri batıl inanç sistemleri, bütün ne zırvalamak varsa hepsi devlete karışıyor, katılıyor.

İnsanı Allah şaşırtınca böyle yapar, böyle oluyor. Bir de yok Arabistan'a git, yok İran'a git, hadi oradan, sen cehennemin dibine git. Burası kimin yeri, kim yarattı, sen bir çakılını yarattın mı? O bedenin de hiçbir şeyini yaratmadıı, senin değil, tepe tepe kullanıyorsun, nankörsün, hırsızsın, arsızsın, bedeni rüşvet veriyorsun, rüşvet alıyorsun, her türlü yolsuzluk, her türlü ahlaksızlık var. Sen cehennemin dibine kadar, burası Allah'ın mülkü, Allah'ın mülkü, kimse Allah'ın mülkünü Allah'ın kullarından esirgeyemez, iradeyi koyacaksın, işte bu hakkaniyetli bir iradedir, en büyük hastalık da iradesizliktir.


 

Bizler bireyler olarak haklılar, haksız kadar cesur olmadıkça zulüm bitmeyecektir. Sadece beşeri planda değil, devlet planında da, hükümet planında da, bakın şu anda eğri oturup doğru konuşalım, İran'a bir sürü laflar ediliyordu değil mi? Veya Hizbullah'a. Ben ne diyorum, bir sürü sıkıntı var. Yani Azerbaycan'ın İsrail ile iş tutmasında bile İran'ın yaptığı sıkıntının payı var. Öyle yapmasaydın. Veya Suriye'de yaptığı sıkıntı öyle yapmasaydın bugün Suriye dimdik ayakta duracaktı.
Ama Suriye'nin harcanmasında da onların payı var.

Ama sen de Türkiye olarak kalkıp da yok bunlar sadece laf ediyor, iş yapmıyor deme hakkın yok. Çünkü onun attığı füzeyi engelleyen Siyonizm'e, Avrupa'dan önce, NATO'dan önce, Türkiye'den önce Siyonizm'e göz kulak olan Malatya'daki Kürecik Radarı. Bütün istihbari bilgileri geçiyor. Peki Siyonistlere bu nasıl hizmet eder bu NATO? Biz bu NATO'nun bir parçasıyız. Bu nasıl olur? Veya Azerbaycan'dan, Kazakistan'dan petrol, yakıtsızlık yüzünden Ğazzede hastanelerde, ameliyathaneler yakıtsızlık, enerjisizlik yüzünden anestezisiz ameliyat yapılıyorken, insanlar suyunu pompalayamıyorken, Gazze'de, Kudüs'te, ümmetin petrolü Siyonistlere nasıl buradan akar? Bu iradesizlik değil mi? Bu da bir iradesizlik. Öyleyse şunu söylüyorum, baştan beri söyledim: Hizbullah'a laf etmeden önce bizim Suriye'de onlardan daha iyi iş çıkarmamız lazım.


 

Eğit donat nasıl Kuzey Suriye'de yaptık? Güneyde de, Dera'da da bak bugün İsrail oraya da giriyor. Ben bunu 2-3 yıldır haykırıyorum. Bizzat kendilerine söylüyorum. Hizbullah'a laf eder, evet adamlar direniyor şu bu vesaire. Hatası da olabilir. İtikadî hatası da var kabul ediyorum.

Ama sen ondan daha güzel bir noktaya gelmedikçe laf etmeye hakkın yok. Neden Dera'da eğit donat Kuzey Suriye'de olduğu gibi Güney Suriye'de şimdiye kadar sivil savunma yapılamadı? Halen niye yapılmıyor? Dera'ya bile İsrail giriyor. Ve daha büyük planda evet İran laf etti, büyük büyük laf etti, savaşa girmedi.


Niye savaşa girmiyorsun diye tahrik etmek yerine sen de onun gibi laf edip de diplomasiyi kullanarak gerekirse sonuna kadar barışçıl yöntemlerle neden NATO'yu veya başka şeyleri hizaya getirmek olmasın? Neden şu anda Akdeniz* Gazze'ye yol olmasın? Gazze Türkiye'nin ümmetin bir parçasıdır. Doğu Akdenizde Amerika, NATO gelmeden önce biz neden Gazze'yle deniz yetki anlaşması yapmadık? Şu anda uğraşıyorum. Neden balıkçılık yetki anlaşması yapılmıyor? Neden ümmetin gölü olan Doğu Akdeniz İslam gölü değil de İsrail korsanlığına meydan oluyor? Neden? İşte şu anda NATO'ya karşı da neden NATO İsrail'e peşkeş, onun hamisi, ona alet oluyor diye bu yüksek perdeden dillendirilebilir.


 

Hiçbir şey yapılmasa bile dillendirmek yeridir. İşte söylüyoruz tam zamanı. Ayşe tatile çıksın.

Onlar buradayken bu hakkı haykırın ve Gazze Barış Harekâtı yapılsın. Nasıl Kıbrıs Barış Harekâtı yapıldı? Savaş değil. Oraya su götür, gıda götür, ilaç götür, tıp götür.

Gazzeyle aramızda denizden başka bir şey yok. Biz Gazze'yle sınır kapısıyız. Dolayısıyla bakın Ayşe tatile çıksın. Gazze Barış Harekâtı yapılsın. Gazze Limanı açılsın. Evet ülke olarak da bu iradeyi ortaya koyalım.

Artık iradesizlik yeter. Savaşa girdiğin yok, Barış harekatı. Ya geri adım atmak zorunda kalırsak.

Bakın İran şu anda o hâliyle Amerika'yı dize getirdi. Aşk olsun biz daha güzelini yapalım ya. Ya şu anda onurumuz gitmiyor mu? Bunca kıyamet koparken, bunca oradaki durumlar ve biz böyle dururken onurumuz, şerefimiz, ızzetimiz, yani ayaklar altında değil mi? Hiç olmazsa iradeli tutumdan onurumuzla çıkış var.


 

Biz savaş değil, barış harekâtı yapılsın diyoruz. Hem bireyler hem de ülke olarak inşallah yeter. Çağdaş hastalık, iradesizlik, unutmayı, zaafımızı bırakalım. Zaafımızı bile bile Allah'ın verdiği imkânlarla ayağımızın üstünde duralım ve Doğu Akdeniz'e, Gazze'ye, Kudüs'e sahip çıkalım.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23