Büyük Doğu’nun öncülerinden Kaya Balaban: Allah için yaptığımız hiçbir şeyde canımız acımadı
Büyük Doğu fikir akımının önde gelen isimlerinden olan ve ömrünü İslam davasına adayan Kaya Balaban, dün dualar eşliğinde ebedi aleme yolcu edildi. Gazetemizin Yayın Kurulu üyesi Yalçın Turgut Balaban’ın kardeşi olan Kaya Balaban, Ataşehir Mimar Sinan Camii’nde öğle namazına müteakiben kılınan cenaze namazı sonrası, Ihlamurkuyu Mezarlığı’na defnedildi.
Milli Nizam Partisi’nin ilk gençlerinden, İstanbul Akıncılarının kurucularından, Gölge, Akıncı Güç ve Büyük Doğu gibi öncü fikir dergilerinin kadrosunda yer almış olan Kaya Balaban, vefatından önce Baran dergisine verdiği mülakatta zorlu süreçlerde dava yükünü nasıl omuzladığını anlatmıştı. Sağ-sol çatışmalarının yaşandığı 70’li yıllarda Salih Mirzabeyoğlu öncülüğündeki Akıncılar oluşumunda çetrefilli mücadeleler veren Balaban, “Anadolu’dan fışkırış o zaman oldu. Çok samimiydik elhamdülillah. Boğaz tokluğuna, bir otobüs biletiyle hiç para düşünmeden, sağdan soldan para toplayarak dergi çıkarıyoruz. Anadolu’ya dergi yolladığımız adamlara da, ‘Bunları satın, parasını bize göndermeyin, yer tutun oranın kirasını verin, toplantılar yapın’ diyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
12 Eylül darbesi sonrası işkence gören Balaban, o günleri şöyle anlatmıştı: “12 Eylül askerî darbesinde ben, abim (Yalçın Turgut Balaban), Kâzım ve iki kardeşi bir gece alınmıştık. Samandıra Askerî Kışlası’nda yoğun işkence altında İslam Kurtuluş Partisi-Cephesi, Huruç dergisi, Akıncı Güç sorularına muhatap olmuştuk. Birçok Akıncı gönüldaş da işkenceye alınmıştı. Allah’a şükür hiçbir şeyi kabul ettiremediler ve herkesi 20 gün sonra serbest bıraktılar.”
Balaban, Müslüman gençlere dava ve mücadele yolculuğunda deniz feneri olacak şu sözleri sarf etmişti: “Bu dava buralara kadar hiç zor gelmedi; çünkü canımızın acıdığı her hadisede araya nefsimiz girdi, Allah rızası için yaptığımız hiçbir şeyde canımız acımadı. Birebir yaşadım ve şahidim; Allah rızası için attığım adımlarda ayağım taşa hiçbir zaman değmedi, ne zaman ki tökezlediysem işin içine nefsim girdi. Hiç korkmayın! Allah rızası için bir iş yapıyorsanız umduğunuzdan çok daha bereketli olur.”
Kaya Balaban’ı dualarla uğurladık
Türkiye’deki İslami mücadeleye ömrünü vakfeden ve bu uğurda türlü çilelere katlanan Kaya Balaban, dün Ataşehir Mimar Sinan Camii’nde öğle namazı akabinde kılınan cenaze namazı sonrası Hakk’a uğurlandı. Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Yalçın Turgut Balaban’ın kardeşi olan Kaya Balaban’ı ebedi yolculuğunda gönüldaşları birlikte saf tuttu. Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu başta olmak üzere cenaze namazına, Yayın Kurulu Üyelerimiz R. Fatih Uğurlu ve Hasan Maden, karikatürist Kemal Güler, Yazı İşleri Müdürlerimiz Ali Karahasanoğlu ile Şafak Bozkurt’un yanısıra birçok dostu katıldı.
Dostları son yolculuğunda şahitlik yaptı
İslami fikri ve ameli manada yaşamanın davasını ömrü boyunca güden ve bu uğurda her türlü çileye talip olmayı cana minnet sayan Kaya Balaban, özlemini çektiği Rahmet-i Rahman’a uğurlandı. Kılınan cenaze namazı sonrası dualar eşliğinde omuzlara alınan Balaban’ın naaşı, Ümraniye Ihlamurkuyu Mezarlığı’na defnedildi. Cenaze namazı öncesi Mimar Sinan Camii avlusunu dolduran gönüldaşları, Balaban’a son yolculuğunda şahitlik etti. Dava adamlığının yanı sıra edebi kişiliği ile de bilinen ve aynı zamanda Yayın Kurulu Üyemiz Yalçın Turgut Balaban’ın kardeşi olan Kaya Balaban, Müslüman Anadolu gençliğinin sembol şahsiyetlerinden biri oldu. İslam’ın hakikatleri uğruna vakfettiği çileli yaşamının son dönemlerinde kalp rahatsızlığı ve kanser hastalığına yakalanan Balaban 65 yaşında ruhunu Rahman’a teslim etti. Kardeşi Derya Balaban ile taziyeleri kabul eden Yalçın Turgut Balaban, gönüldaşlarını cami avlusunda karşıladı.