Boykot
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Eyup Sultan’da bulunan tarihi İdris Köşkü Tepesi, adını şair ve tarihçi İdris-i Bitlisi’den almışken, 1934 yılında alınan bir karar ile, Avrupa’dan İstanbul’a her gelişinde bu tepede kahve içip, İstanbul’u seyreden, Müslüman Türk düşmanı Pierrre Lottie’nin adının verilmesi vicdanları sızlatmaktadır!
Boykot etmek, gerek bireysel gerekse toplumsal olarak bir tür yaptırım çeşididir. Hatta ülkelerin elindeki en güçlü silahlardan biridir boykot.
Ulusal ölçekte bir boykot gerçekleştirmek için öncelikle kolektif bir akla ihtiyaç vardır. Zira çıkılan bu yolda yalnız kalma ihtimali yüksektir. Çünkü bu, fedâkarlık, sabır, kanaat ve cesaret isteyen önemli bir imtihandır. Milli ve manevi değerlerine yapılan çirkin saldırılara karşı vermen gereken haklı tepkinin adıdır bazen. Bu haklı tepkiyi verirken en yakınlarımızı, dost bildiklerimizi tanıma imkânımız olur.
Boykot etmenin, sadece mideye girenleri kısma ve azaltma ile olmadığını bilmemiz icap eder.
Kılık kıyafetten gıdaya, elektronikten otomobile, kısaca muhatabını hatırlatan, ona dair ne varsa hepsine dur! diyebilmektir. Özellikle milli ve manevi değerler için yapılan boykot yaptırımında amasız, fakatsız, lakinsiz ve keşkesiz bir ciddiyet esastır.
Boykot, uzun süreli olmayabilir. tarafın aklını başına alması, hizaya gelmesi ve tekrar etmemesine dair söz verip, özür dilemesi halinde kaldırılabilir.
Bugün, Müslümanlar olarak canımızdan aziz bildiğimiz Hz. Peygamber Efendimize yapılan saldırılar karşısında “Ben Müslümanım” diyen herkesin, iman ve vicdan muhasebesi yapıp, bir an önce mü’mince tavrını göstermesi elzemdir.
Bu konuda bireylerin üzerine düşen görevleri olduğu gibi, hiç şüphesiz Devlet Kurumları ve STK’ların da yapması gereken görevleri vardır. Mesela, millet olarak Frenk mallarını boykot ederken, Doğu Türkistan’daki Müslümanlara zulmeden Çin’in mallarına hayranlık beslemek de neyin nesidir? Sırf üç beş kuruş döviz gelecek diye taviz üstüne taviz vermek, düşmana benzemeye çalışmak, dava şuurundan mahrum, yaşamadan ölmek, aidiyetlik ve mücadele ruhunu kaybetmektir.
Yerel Yönetimler (Mahalli İdareler) olarak ise, çeşitli yol, park vb. mekanlara verilen isimleri değiştirmek suretiyle bir yerden başlamak gerektiğinin altını çizmekte fayda var.
Mesela; Eyup Sultan’da bulunan tarihi İdris Köşkü Tepesi, adını şair ve tarihçi İdris-i Bitlisi’den almışken, 1934 yılında alınan bir karar ile, Avrupa’ dan İstanbul’ a her gelişinde bu tepede kahve içip, İstanbul’u seyreden, Müslüman Türk düşmanı Pierrre Lottie’nin adının verilmesi vicdanları sızlatmaktadır! Boykot ederken daha milli, dini, örfi ve realist olmakta fayda olduğu kanaatindeyim.
Bir ülkenin mallarını boykot ederken sadece raflara değil, siyasî, ekonomik ve ideolojik saflara da bakmak icap eder.
Selam ve dua ile.