'Boş taşa bakmasın' diyen emekli Yıldırım, Divriği Ulu Camii'ni 16 yıldır anlatıyor
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sivas Divriği'de emekli Mustafa Yıldırım (62), UNESCO mirası Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nı 16 yıldır gönüllü anlatıyor; yapı 2024 Mayıs'ta yeniden açıldı.
Sivas'ın Divriği ilçesinde, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın önünde hediyelik eşya satan 62 yaşındaki emekli Mustafa Yıldırım, 16 yıldır ziyaretçilere gönüllü mihmandarlık yapıyor. Bu işe caminin yanlış tanıtılmasına tepki göstererek başlayan Yıldırım, "Ziyaretçiler buraya gelince boş taşa bakmasın, tarihini doyarak öğrensin diye sanat tarihçilerinden edindiğim doğru bilgileri aşkla anlatıyorum" dedi.
İlçedeki Demir Çelik İşletmeleri'nden 2008 yılında emekli olan Yıldırım, evli ve 3 çocuk babası. Külliyenin girişinde hediyelik eşya satarken zamanla yapıya ilişkin teknik bilgileri öğrendi. Gün içinde gelen kafilelere caminin tarihini, mimarisindeki sırları ve taş süslemelerdeki desenlerin özelliklerini tek tek aktarıyor; anlattıklarını, eser üzerine araştırma yapan sanat tarihçilerinden dinlediklerine ve kitaplardan okuduklarına dayandırıyor.
Külliye Mengücek Beyliği döneminde yaptırıldı
Yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan yapı, Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlı Mengücek Beyliği döneminde, 1228 yılında inşa edildi. Külliyeyi Süleyman Şah'ın oğlu Ahmet Şah ve eşi Melike Turan Melek yaptırdı. Cami ile darüşşifadan oluşan eser, 9 yıllık restorasyonun sona ermesiyle 2024 Mayıs'ta yeniden ibadete ve ziyarete açıldı.
Kapılar ve sütunlar başta olmak üzere külliyenin birçok noktasındaki motifler, Ahlatlı ve Tiflisli ustaların elinden çıktı; taş işçiliğinin en nadide ve ince örneklerini yansıtan bu desenler ilgi görüyor. Taç kapıların mimarı ve heykeltıraşı Ahlatlı Hürrem Şah ise motif dünyasına getirdiği yenilikler, mimari tasarım dehası ve özellikle kıble kapısındaki cennet kapısı tasarımıyla, 12 ve 13'üncü yüzyılda İslam sufizmi sanat alanının temsilcisi olarak gösteriliyor.
"Amacım yürüyen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası olmak"
"Bu bir sevdadır" diyen Yıldırım, emekli olduktan sonra hediyelik eşya işine girdiğini ve 2010 yılından beri camiyi anlattığını söyledi: "Camiyi yanlış anlatanlar vardı. Onlarla tartıştım. Doğru bilgiler olsun diye bu işe yöneldim."
Anlatımının ziyaretçiler üzerindeki etkisini de paylaşan Yıldırım şunları söyledi: "Ecdadımızın yaklaşık 800 yıl önceki mesajlarını duyunca gözleri yaşaran çok insan oluyor. Geçen sene Antalya'dan bir beyin cerrahı gelmişti. Cennet kapıda secdeye yattı ve hüngür hüngür ağladı, 'Ben bunların yanında hiçim' dedi. Bu cami öyle bir camidir. Biz bu camiyi Mengücekler Divriği Ulu Cami diye anlatmalıyız."
Kendisine teşekkür edenler, anlatımlarından etkilendiğini söyleyenler ve onu görmek için gelenler olduğunu belirten Yıldırım, üzerinde Divriği Ulu Cami fotoğrafı bulunan tişörtle Elazığ ve Mardin'e gittiğini, oralarda da camiyi anlattığını aktardı. Yıldırım amacını, "yürüyen Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası olmak" sözleriyle özetledi.