• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bizim gayemiz yalnızca Müslüman gibi ölmek olmalıdır

Yeniakit Publisher
2014-04-03 09:58:00 -
Bizim gayemiz yalnızca Müslüman gibi ölmek olmalıdır

Bu seçim sonrası herkesin kendi partisi adına konuşup durduğu ve kaybedenlerin bile “Kazanan biz olduk” dedikleri, kiminin sevindiği kiminin delice kahrolduğu ve yine kiminin başka kimilerine küfürler ettiği hakaretler savurduğu, “neticesi kimi sevindirirse sevindirsin” ama hâlâ kimilerinin yine başka kimilerine alçakça tuzak ve oyun kurduğu ve bunu yaparken bile bu ahaliyi adam yerine koymadıkları belli iken, ben yazayım da kızacak olanlar varsın kızsınlar, ama bilsinler ben bu işlere alıştım, dost sandıklarımın vurduğu bıçak yarası ile dolu sırtım.

Evet gerçek bu ki, sözde bu adamların, yani birbirinin kuyusunu kazanların, yollarına taş koyanların, matah bir şey söylüyorlar gibi birbirinin aleyhine en şeytanca yazıp tutanların, bu birbirinin gözünü oymaya çalışanların, birbirinin izzet ve şereflerine söz söyleyenlerin, namuslarına dil uzatanların hemen hemen hepsi bu ahaliye hizmetten, dinden imandan ve İslamdan, ahlaktan, edepten söz eden adamlardan meydana gelişi. Onun için İslam öğretisi bize “Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?” der. Demek bu adamlar hangi taraftan olursa olsun ahaliye söylediklerine kendileri asla inanmamışlar ki bu ülkeyi bu kadar kirlettiler yapıp ettikleriyle, söyledikleri sözlerle.

Gelin birlikte bu ülkenin yaşayanları olarak ve bunların yüzünden bunca kirlenenler olarak, acı duyanlar olarak, hatta “bu ne haldir?” diye bir birimize soranlar olarak, birlikte düşünelim ve birlikte soralım sorularımızı kime soracaksak. “Bu nasıl bir Müslümanlıktır, bu nasıl bir insanlıktır, nasıl bir izzet sahibi olmaktır, nasıl bir şeref sahibi olmaktır ve nasıl kitaba inanmak ve nasıl bir Muhammedi ümmet olmaktır?” Bize bu soruların cevabını kim verecek ve kimin ne hakkı var ümmeti bu hale getirmeye? Kimin ne hakkı var bizim ya da ümmetin, Suriyeli çocukların, Suriyeli kadınların düşlerini tarumar etmeye? Ben şimdi bunlara “Alayınıza yazıklar olsun” desem, benim için ne lazım gelir?

Nedeni çok biliyor değilim, kimilerinin “Delinin teki” dedikleri bu adam, zaman zaman yazılarında “Artık insan ve insanlık çürüdü” diye yazınca ve gelin önce şu insanı yeniden ayağa kaldıralım, insanın elinden tutalım, yüreğinden tutalım, kalbinden tutalım, eğer bizler gerçekten iyilerdensek, insanı ve insanları seviyorsak, ve gerçekten yer yüzünde çocukları seviyorsak, kadınları seviyor ve onlara anamız bacımız kardeşimiz diyorsak ve gerçek anlamda köle düzenine karşıysak “Gelin yeniden şu kitaba, Allah’ın elçisi Muhammed’e, ve onun bize öğrettiği dine yeniden kulak verelim deyince, nedense içimizden kimi adamlar (Ben bunlara beyaz adamlar diyorum, yani varlık ve para sahipleri, güç kendi olduğunu sananlar) sanki yaşadıkları bu kentler bu ülke gül gülistanlıkmış gibi kendi kirlenmiş, borsalaşmış, bankalaşmış faizleşmiş, şeytanlaşmış akıllarıyla bizim söylediklerimize karşı çıkmayı ve ahaliye “gerçekler değişti” demeyi bir marifet sanıyorlar. Oysa görecek gözleri olsaydı baştan sona kirlendi bu yaşadığımız kentler ve fuhuş kokusu ile dolu burunlarımız.

Evet herkes seçim yazarken, seçim sonuçlarıyla ilgilenirken, kaybedenler buna bahaneler bulup birbirini teselli ederken, kazananlar ölümü unuturcasına sevinç çığlıkları atarken ve hâlâ herkes kendi partisinin en doğru parti olduğunu söylerken, ben yine eski günlerde yazdığım gibi bu işlerin boş işler olduğunu bunların nasıl olsa bir gün sona ereceğini ve hepimizin bu kavgaları, bu savaşları, bu küfürleri geride bırakarak bir gün, “belki yarın” öleceğimizi söylüyorum. Gelin Müslümanca ölmenin hazırlığı içinde olalım. Ve unutmayalım Müslümanım demekle bir Müslüman gibi ölmek aynı şey değildir.

 Biliyorum çok yalanlar ve çok palavralar duydunuz. Ama biz bize gelen haberlere inanıp inanmama konusunda vahyin bize sunduğu uyarılara bakarız ve vahyin dışında her şeyi reddederiz, dost ve düşman sandıklarımız bunu böyle hatırlasınlar.



Adamın biri (nasıl bir adamsa) “Biz” diyor, “Biz Cumhuriyeti kuran partiyiz.” Ne güzel bir söz değil mi? Ya sonra, sonrası? Sonrası bu ülkede on sekiz yıl ezanı susturan parti, başörtülü milletvekilini Meclis’ten atan parti. Neyse midem bulandı, gerisini yazmayalım. Ama şunu not olarak düşelim artık bu “Cumhuriyeti biz kurduk” diyen partiyi Fethullah Hoca değil, Başkan Obama bile desteklese iktidar olamaz. Ama??? “Ama”nın sonunu siz getirin.

Neyse aziz okuyucularım, yine kıyısından köşesinden siyaset yaptık. Keşke bu konulara girmeden, bu adamlarla satırlarımızı ve söyleyeceklerimizi kirletmeden yazabilseydik.

Ve gelmek istediğim asıl konu; şimdi birileri bizi kimi renkli oyunların peşinde avutarak ya da dünya adına ağzımıza bir kaşık bal koyarak ya da ne bileyim aldatarak müminler olarak bizi olmamız gereken yerden uzaklaştırmanın hesabını yapıyor olabilirler ve bu hesaplar bu ülkede hiç bitmemiştir ve bu hesapları bizim önümüze en çok kendimizden bildiğimiz adamla vasıtasıyla koymuşlardır. Bunu asla unutanlardan olmayalım.

Bizim, yani Müslüman olduğunu söyleyen insanların yapması gereken önceliği, bu dünyada yaşarken nasıl edip de Müslümanca ölebilmenin hesabını yapmalı ve ona göre ayarlamalıyız bu hayatı. Ve asla aklımızdan çıkarmayalım, Müslümanca ölmek için de, Müslümanca düşünmek, ve öyle yaşamak ve yalnız Allah’ın boyası ile boyanmak gerekiyor.

Önümüz alacakaranlık bir vadi; ışıksız yola çıkmayalım.

Mehmet Kaya / Akit Gazetesi

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23