"Bize satmadıkları silah, teröriste bedava gidiyor"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşü uçakta gazetecilerin Türkiye ve dünya gündemine ilişkin sorularını cevapladı.
HACI YAKIŞIKLI / ASTANA - Hafta sonu gerçekleşen İslam İşbirliği Teşkilatı 1. Bilim ve Teknoloji Zirvesi’nde önemli kararlar alındığını hatırlatan Erdoğan, iki günlük ziyaretin verimli geçtiğini söyledi.
Efendim, S-400’lerin satın alınmasıyla ilgili nihai durum nedir? Dış basında Türkiye’nin bu satın almadan vazgeçebileceğine ilişkin bazı yorumlar yer alıyor.
S-400’LER MUTLAKA ALINACAK!
“S-400 ile ilgili arkadaşlarımız imzalarını attılar. Kaporayı da verdiler. Bundan sonraki süreç de devam edecek. Gerek Sayın Putin, gerekse şahsımın bu konuda kararlılığımız var. Türkiye Cumhuriyeti’nin savunmasıyla ilgili bağımsızlık kararını herhalde kimsenin tartışmaya hakkı yoktur. Eğer bir yerlerden bu noktada herhangi bir savunma unsurunu tedarikte zorluk çekiyorsak, girişimlerimiz çoğu kez engellemelere takılıyorsa biz ne yapacağız, başımızın çaresine bakacağız. Mesela, silahsız hava araçlarını maalesef dostlardan alamıyorduk biz, çok da yüksek paralar istiyorlardı, bedava da istemiyorduk üstelik. Ama terör örgütüne tank, top, zırhlı araçlar veriyorlar; ama biz parasıyla istediğimiz halde bazı ihtiyaçlarımızı tedarik edemiyoruz. Sonuçta ne oldu? Hamdolsun insansız hava aracını da kendi ülkemin insanı üretir hale geldi, silahlısını da üretir hale geldi.
EY TANRIKULU, KİMDEN YANASIN?
Son bir haftada 90 terörist öldürüldü. Ama bakıyorsun bir milletvekili çıkmış ana muhalefet partisinden, bundan rahatsız oluyor! Kazakistan’a gelirken de söyledim: Sen kimden yanasın? Teröristten yana mısın yoksa benim güvenlik güçlerimden yana mısın? Ne yapacaktık, benim bu kadar vatandaşım, güvenlik gücü, askerim, polisim, subayım şehit edildi; adamın takındığı tavra bak. Tabi ki bunların üzerine gideceğiz, kusura bakmasınlar. Bu konuda savcılarımızın soruşturma açmasını da takdirle karşılıyorum. Böyle bir durumda, ana muhalefetin başındaki zat, kalkıp o milletvekilini bizzat kendi uyarmalıydı, ‘sen ne yapıyorsun, ne diyorsun’ diye.”
Parti içi disiplin mekanizmasının çalıştırılması gerekiyor değil mi?
“Elbette, kendi disiplin kurullarını çalıştırmaları lazım. Bunun ötesinde, dediğim gibi, bu konuda ilk uyarıyı bizzat onların kendilerinin yapması lazım.”
TRUMP İLE ARAKAN’I GÖRÜŞECEĞİZ
Arakan konusunda büyük çaba sarf ediyorsunuz. Myanmar’da katliamın durması yönünde bir ümit var mı?
“Myanmar’ın Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Suu Çii ile yaptığımız telefon görüşmesi, müspetti. Kendisine, ‘Önümüzü açarsanız, özellikle Arakan’daki bu mağdur insanlara yardım ulaştırabiliriz’ dedik. Bangladeş yönetimine de söyledik.
Kampları ziyaret eden Hanımefendi (Emine Erdoğan) size neler aktardı?
“Orada gerçekten çok büyük bir felaket yaşandığını anlattı... İlk etapta bin tonluk yardım yapıldı, ikinci etapta 10 bin ton göndereceğiz ve devamı da gelecek.”
Kazakistan’da Trump’la bir telefon görüşmeniz de oldu. Neler konuştunuz?
“İkili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi gerektiğine değindik. Ayrıca bölgesel konuları konuştuk. Myanmar’ı konuştuk. BM Genel Kurulu esnasında tüm konuları yüz yüze görüşmemizin faydalı olacağı, bunu gerçekleştirme hususunda da mutabık kaldık.
YÜZDE 15’LERDEKİ FAİZ İNMELİ
Ekonomiyi ve piyasayı canlandırma adına ne gibi planlarınız var?
“Gelişmelerdeki güzelliklere baktığımızda bankaların kredi olayındaki tutuculuğunu kesinlikle aşacağız. Kesinlikle sıkıştıracağız. Devlet bankaları başta olmak üzere üzerine gideceğiz. Özellikle yatırımcımız krediye rahat erişebilmesi lazım ki bu adımlar atılabilsin. Bunun önünü devlet olarak açalım dedik açıldı ama bu yeterli değil. Bankaların da bu işi kolaylaştırması lazım böyle yüzde 15, 16’lara varan faizlerle olmaz. Aşağı çekilmesi lazım. Sayın Başbakanımızla beraber ilgili bankaları konuşacağız. Bu konuda kararlıyız.
‘FETÖ mağdur etti’
28 Şubat döneminde birçok insan mağdur edildi. 22 yıldır içerde olanlar var. Bunlar FETÖ’cü hakimler ve savcılar tarafından mahkûm edildi. Ergenekon ve Balyoz’a yeniden yargılama verilirken bunlara yok. Bu konuda Adalet Bakanlığında çalışma var mı?
“Ben öncelikle bu sorunuzdan dolayı teşekkür ediyorum. Mağduriyetlerin giderilmesini hatırlatma hususunda tabii ki medyaya da önemli görev düşüyor. 14 yaşında bir çocuğun idama mahkum olması düşünülecek bir şey değil. Benim de idama mahkum edilmem istendi ama son anda yırttım. Bizi de apar topar götürüyorlardı. Niye şu yatırımı yaptık diye idamımızı istediler. O meşhur savcı vardı, Nuh Mete Yüksel... O FETÖ denilen ahlaksız takımı, o namussuzlar nelere imza atmadılar.”
MUHALEFETE CEVABI HALK VERİR
Muhalefetin özellikle Suriyeli mülteciler konusunda üslubuna dikkat etmesi gerekmiyor mu?
“Onların dili kendine ait. Biz bir şey yapamayız. Onlarla ilgili değerlendirmeyi halkımız, zamanı geldiğinde elbette yapacaktır diye düşünüyorum.”
ALMANLAR İLE SORUNUMUZ YOK
Türkiye ile Almanya arasındaki gerginlikte seçim sonrasında normalleşme bekliyor musunuz?
“Bizim Alman halkıyla, Almanlarla hiç bir sorunumuz yok. Almanya’da 3 milyonu aşkın soydaşımız yaşıyor. Orada Almanlarla entegrasyon içerisinde yaşıyorlar. Sorun, Almanya yönetimindeki yetkililerin yanlış tavırlarından kaynaklanıyor.
KENDİSİNE KURŞUN SIKAN TERÖRİSTİ SAVUNUYOR
Ana muhalefet partisi ile yargı arasında devam eden polemiği nasıl değerlendiriyorsunuz?
“Danıştay Başkanımızın, Yargıtay Başkanımızın, ana muhalefetin söylemlerini yargıya, hukuka adeta müdahale gibi gördüklerini; bundan rahatsız olduklarını düşünüyorum. Muhtemelen bu sebepten dolayı, o yakışıksız söylemler karşısında, bunlara bir hukuk dersi verme noktasına gelmiş olmalılar. Herhalde Kılıçdaroğlu’nun kalkıp da Zerrin Hanım’a hukuk dersi verecek hali yok. Aynı şekilde Yargıtay’a böyle bir şey verecek hali yok. Daha çok mürekkep yalaması lazım. Ama bunlar (Kılıçdaroğlu) tabi haddini bilmiyor. İşte yanında bir hukukçusu var. Görüyorsunuz, öldürülen teröristlerin hakkını savunuyor. Ne hakkı ya? Bunlar terörist. İşte bir tanesi de Kılıçdaroğlu’nun Artvin’de kendisine eylem hazırlığında olan terörist ya... Bak, onu vurdular. Yahu teşekkür etmen lazım senin. Bırak teşekkürü, tam aksine gelip üzerine saldırıyorlar.
KAZAKİSTAN'I MAARİF VAKFI İÇİN İKNA ETTİK!
FETÖ’ye karşı mücadelede Kazakistan ile mütabık hareket ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen noktayı şöyle aktardı: “FETÖ ile mücadelede, okulların kamulaştırıldığını söylediler. Biz dedik ki okulların kamulaştırılmasıyla yetinilmemeli, bu konunun daha ileri götürülmesi lazım. Öğretmenler konusu halledilmeli. Zira okullar kamulaştırılıyor ama öğretmenler halen onların takımından. ‘Bizim devletimiz tarafından kurulmuş olan Maarif Vakfı var, öğretmen ihtiyacınızı oradan karşılayın’ dedik. Bu önerimiz, kendilerini biraz rahatlattı. Kendileri de bu noktada, ‘O zaman talimatı verelim, yetkililer bir araya gelsinler ve bu çalışmayı yapsınlar’ dediler. Böylece FETÖ ile mücadelede somut bir adım daha atılmış oldu. Ayrıca terörle mücadelede daha yakın işbirliği halinde olma kararı verdik. Kendilerinin bu noktada bazı talepleri var. Aynı şekilde, bizim de bazı taleplerimiz var. Bunları karşılıklı olarak not aldık.”
‘Türkmenler yurtlarını asla terk etmemeli’
Kuzey Irak’taki yönetimin referandum kararının üzerine bir de Türkiye’ye yönelik savaş planları ortaya çıktı. Türkmenlere karşı göç için teşvik söz konusu diyorlar. Tüm bunlara karşı, Türkiye’nin alternatif formülleri var mı?
“Duygusal çıkışlar yapmak doğru olmaz. Bu dediklerinize dair bir değerlendirme için, o iddiaları etraflıca bizim Dışişleri’nden dinlememiz, doğru bilgileri almamız lazım. Ama bizler, Türkmen kardeşlerimize oraları terk etmelerini asla tavsiye etmeyiz. Onlar kendi topraklarında kalmalıdır. Geçen ziyaretime geldiler; ‘Biz, bu topraklarda doğduk, bu topraklarda ölürüz. Dedelerimizin bize vasiyeti var’ dediler. O duygulu ifadelerini unutamam. Biz de üzerimize ne düşerse sonuna kadar onu yaparız.”
Astana süreci çerçevesinde, diğer İdlib ve Afrin konusunda Rusya ve İran ile aramızda mutabakat konusunda ne durumdayız?
AFRİN KONUSUNDA RUSYA VE İRAN İLE İHTİLAF YOK
“Özellikle İdlib hakkında şunu söyleyebilirim. Ayın 14’ünde yapılacak Astana Zirvesi önem arz ediyor. Şu anda İdlib’te Rusya ile daha önce mutabık kaldığımız gibi süreci işletiyoruz ve bu şekilde süreç şu an çalışıyor. Rusya ile bu konuda aramızda herhangi bir ihtilaf söz konusu değil. İran ile de yaptığımız görüşmede ihtilafa konu olabilecek herhangi bir başlık gündeme gelmedi. Öyle zannediyorum ki Astana zirvesi sonrasında da aramızdaki sağlıklı görüşmeler bu şekilde devam edecektir. Gelişmeler olumlu istikamette devam ediyor.
