• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Biz bu filmi daha önce izledik! Bu zulüm bin yıl sürmez

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Biz bu filmi daha önce izledik! Bu zulüm bin yıl sürmez

Yıllarca komünizm baskısı altında zulüm gören kardeş Azerbaycan, şimdi de laiklik adı altında zorlu bir süreçten geçiyor. 28 Şubat sürecini yaşayan Azerbaycan’da başörtülü öğrenci ve öğretmenler okullara alınmazken, ülke genelinde protestolar başladı.

SEBAHATTİN AYAN  İSTANBUL

Kardeş devlet Azerbaycan, adeta kendi 28 Şubat sürecini yaşıyor. Yıllarca komünizm baskısı altında zulüm gören Azerbaycanlılar şimdi de laiklik adı altında zorlu bir süreçten geçiyor. Halkının yüzde 95’i Müslüman olan Azerbaycan’da okullarda başörtüsü yasağı başladı. Azerbaycan’da 7 Temmuz 2026’da yapılan ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in onayladığı yasal değişiklikle genel eğitim sistemine “millilik ve dünyevilik” (millilik ve laiklik) ilkesi eklenirken, devlet okullarındaki öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının belirlenen kıyafet kurallarına uyması zorunlu hale getirildi. Söz konusu skandal yasa değişikliğinin ardından 21 Eylül’de Bakanlar Kurulu tarafından yapılan düzenlemede, okul formasının bütünlüğünü bozan ve genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan kıyafet unsurlarına izin verilmeyeceği belirtildi.


 

PROTESTOLAR BAŞLADI

Azerbaycan’da başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullara alınmamasına yönelik uygulamalara karşı tepkiler büyüyor. Öğrenciler dersleri boykot ederek okul önlerinde “Hicab tahsile engel deyil” sloganıyla eylemlere başladı. Başkent Bakü başta olmak üzere Azerbaycan’ın farklı bölgelerinde öğrenciler, başörtülü arkadaşlarının okullara alınmamasına tepki göstererek dersleri boykot etti. Ülkenin birçok şehrinde bir araya gelen öğrenciler ve veliler, “Hicab tahsile engel deyil” (Başörtüsü eğitime engel değildir) yazılı pankartlar açarken öğrencilerin boykotlarına da destekler bir bir artıyor. Azerbaycan’ın okullarda uygulamaya aldığı başörtüsü yasağına bir tepki de 15 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan gazeteci Polad Aslanov’dan geldi. Aslanov, başörtülü öğrenci ve öğretmenlere yönelik uygulamaları protesto etmek amacıyla açlık grevine başladığını açıkladı.

Öte yandan 21 Eylül’de başlayan yasakların Azerbaycan’ın iç mevzuatında başörtüsünü açıkça yasaklayan bir hüküm bulunmazken söz konusu uygulamanın Azerbaycan Anayasası’na aykırı olduğu yönünde değerlendiriliyor. Azerbaycan Anayasası’nın 71. maddesi insan ve vatandaş hakları ile özgürlüklerini güvence altına alırken, 48. maddesi din ve vicdan özgürlüğünü koruyor.


 

AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZE YAZIK EDİYORLAR

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) Genel Başkanı Rıdvan Kaya, “Bu adamlar yıllardır bu zulümleri yapıyor. Azerbaycan’da başörtüsü yasağı ilk defa uygulanmıyor. Bundan 10-15 yıl önce de bu mesele sık sık gündeme geldi. Hatta o dönemde bazı insanlar bu yasaklar nedeniyle tutuklandı, ceza aldı. Daha sonra, Türkiye’nin de etkisiyle bu konularda bir miktar yumuşamaya gittiler. Ancak bugün, Türkiye’nin Azerbaycan üzerindeki etkisinin nedenini tam olarak bilemediğimiz bir şekilde azalmasıyla birlikte, yeniden bu tür alçakça uygulamalara başladılar. Elbette Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerde bazı olumlu gelişmeler yaşandı. Ancak bu, yapılan yanlışları görmezden gelmemizi gerektirmez. Bugün Azerbaycan televizyonlarında yapılan açıklamalara, yetkililerin kullandığı söylemlere baktığımızda, Türkiye’de 28 Şubat döneminin zalimlerinden ve İslam düşmanlarından duyduğumuz ifadelerin aynısını görüyoruz. “Bizim İslam’la bir sorunumuz yok”, “Kurallara uyulmasını istiyoruz”, “Okullarda üniforma düzenini sağlıyoruz” gibi gerekçeler öne sürülüyor. Oysa biz bu söylemleri 28 Şubat sürecinde yıllarca dinledik. O dönemde de benzer gerekçelerle insanların inançları, kıyafetleri ve yaşam biçimleri hedef alınıyordu. Bugün Azerbaycan’da da aynı anlayışın yeniden ortaya çıkması son derece üzücüdür. Üstelik aynı okullarda farklı inançlara mensup çocuklar da eğitim görüyor. Yahudi çocuklar, kendi inançları doğrultusunda dinî uygulamalarını yerine getirebiliyor. Peki, Müslüman çocukların başörtüsüne neden savaş açılıyor? Bir taraftan farklı inançlara saygıdan söz ederken diğer taraftan Müslüman kız çocuklarının başörtüsünü yasaklamak nasıl bir çifte standarttır? Özetle, Karabağ gazisinin söylediği bir söz var ki gerçekten çok anlamlı: “Allah’la savaşanlar kazanamaz kardeşim!” Temennimiz, Azerbaycan yönetiminin bu yanlışından bir an önce dönmesi ve daha büyük bir zillet yaşanmadan gerekli basireti göstermesidir. Allah Teâlâ onlara hakikati görmeyi, adaletten ayrılmamayı ve bu yanlış uygulamalardan vazgeçmeyi nasip etsin” ifadelerini kullandı.


 

“BU EĞİTİM KATLİAMINI DURDURUN!”

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Azerbaycanlı gazeteci-yazar Nigar Ögeday, yaşanan gelişmelerin yalnızca bir kıyafet meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, sürecin Azerbaycan’ın toplumsal yapısını ve Türkiye ile ilişkilerini hedef alan provokasyonlara dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Azerbaycan’ın çevresindeki siyasi ve jeopolitik risklere dikkat çeken Ögeday, dış güçlerin iki ülkenin arasına girmeye çalıştığını ileri sürdü. İnançlı kesimin devletle karşı karşıya getirilmesinin tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirten Ögeday, “Çocuklar ileride polise, askeriyeye gidecek. Beyinleri yıkanıp öyle gidecekler. Çünkü eğitim temeldir; temelden başlamak istiyorlar. Ben bunu böyle görüyorum. Kızlarımızın ve öğretmenlerimizin başörtüsünü bahane ederek, Siyonizm’in emriyle Azerbaycan’ın geleceğini yok ediyorlar. İnsanların seçimine müdahale edemezsiniz ama onların eğitim alması için her bir devletin borcudur ki arkalarında dursun. Kesinlikle bu oyuna gelinmemeli. Bana göre bu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı’na karşı içerideki memurların yaptığı bir iştir. Eğitim Bakanımızın büyük bir yanlışıdır ve bir oyunun parçası olduğunu göstermektedir. Bu adam istifa etmelidir” ifadelerini kullandı.


 

ÖZGÜRLÜKLERİN ENGELLENMESİ KABUL EDİLEMEZ

Azerbaycan’ın söz konusu kararlarının eğitim ve çalışma hakkını ihlal ettiğini belirten HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, “Türkiye, 28 Şubat karanlığında uygulanan başörtüsü yasaklarının toplumda nasıl derin yaralar açtığını acı bir şekilde tecrübe etmiştir. Bu nedenle, kardeş gördüğü Müslüman Azerbaycan halkının başörtüsü hakkına sahip çıkmak ve aynı acıların orada yaşanmasına engel olmak, Türkiye için de önemli bir sorumluluktur. Söz konusu uygulamalara yönelik eleştirilerin “başka bir ülkenin iç işlerine müdahale” şeklinde değerlendirilmesini de kabul edilemez buluyoruz. Azerbaycan yönetimini; öğrencilerin eğitim hakkını ve öğretmenlerin çalışma özgürlüğünü güvence altına almaya, inançları nedeniyle vatandaşlarını ayrımcılığa maruz bırakan uygulamalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23