Batı’nın boşalttığı alanları Türkiye dolduruyor! Kalleşler çekildikçe kardeşlik pekişiyor
Fransa, Almanya, İngiltere, Rusya, İsveç, Belçika, Hollanda ve diğer batılı ülkeler, iç savaş, istikrarsız ekonomi, enerji ve mülteci krizleriyle boğuşurken, Türkiye özellikle Afrika, Orta Asya, Arap coğrafyası, Güney Amerika ve Balkanlar’da oluşan boşluğu doldurup, nüfuz alanını geliştiriyor. Uzmanlar ve akademisyenler, Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü sonrası terk edilen alanlarda politik, askeri, ekonomik ve enerji alanında önemli bağlantılar sağlayarak, kazan-kazan ilkesi çerçevesinde kardeşlik hukukunu geliştiren Türkiye’nin, batı bloku karşısında büyük bir güç dengesi oluşturduğunu belirtiyor.
HABER MERKEZİ
Fransa, Almanya, İngiltere, Rusya, İsveç, Belçika, Hollanda ve diğer Batılı ülkeler, iç savaşı andıran sistematik yakma ve yağma eylemleri, hükümet krizleri, yükselen faşizm, istikrarsız ekonomi ve enerji kriziyle boğuşurken, Türkiye özellikle Afrika, Orta Asya, Avrasya, Arap coğrafyası, Güney Amerika ve Balkanlar’da oluşan boşluğu doldurup, nüfuz alanını geliştiriyor. Uzmanlar ve akademisyenler, Türkiye’nin, Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü sonrası terk edilen alanlarda politik, askeri, ekonomik ve enerji alanında önemli bağlantılar sağlayarak, batı bloku karşısında bir güç dengesi oluşturduğuna dikkat çektiler.
Fransa'daki durum fırsat
Dış Politika Uzmanı Akademisyen Yazar Mehmet Beyhan, özellikle Fransa’da başlayan ve diğer Avrupa ülkelerine yayılan olayların, daha büyük bir kaosun sinyali olduğunu vurguladı. Bir zamanlar Türkiye’ye toplumsal olaylara müdahale anlamında akıl veren, küstah tavsiyelerde bulunan Batılı liderlerin şuan kendi ülkelerindeki olaylara en sert şekilde müdahale ettiğini, hukukun adeta ayaklar altına alındığını ifade etti. Beyhan, Batı’daki kaotik ortamın emperyalist ülkelerin baskısı altında ezilen ülkeler ve bu ülkelerle kazan- kazan ilişkisi kurmak isteyen Türkiye için büyük bir fırsat doğurduğunu belirtti.
Kaos Avrupa'da yayılıyor
İşte Beyhan önemli değerlendirmeleri: “Batı’da ciddi bir kaosun ayak sesleri duyuluyor. İngiltere, çöküşe ve iç savaşlara sürükleyecek atmosferi görüp Avrupa Birliğini terk etti. Ancak Almanya ile arasında özellikle ortak savunma şirketleri ekseninde ciddi bir çıkar çatışması var. Fransa’da sömürge ülkelerden gelen ve bir dönem ucuz iş gücü olarak görülen insanlara artık ayrımcılığa baş kaldırıyor. Sarı Yelekliler hadisesinin yankısı dinmeden yeni bir isyan dalgası başladı. Olaylara Belçika’ya, İsveç’e sıçradı, bunun karşılığında tepki olarak sağ faşizim yükseliyor. Hollanda’da büyük bir kaos var. Hükümet düştü, hem de diğer batı ülkelerinin dert yandığı göçmen ve mülteci meseleleri yüzünden. Bu ülkeler nasıl girdaba girmek üzere olduklarını az çok görüyor. Ancak bugüne kadarki güven ve huzur ortamında iyice zayıflayan yönetim anlayışları yüzünden işin içinden çıkamaz haldeler.
Türkiye bağışıklık kazandı
Türkiye ise aksine bu tür sorunlarla sık karşılaştığı için bağışıklık kazanmış durumda. Beyhan Erdoğan’ın dediği gibi, ‘Batı da 50 senede bir yaşanan hadiseler bizde günlük meseleler olarak gelip geçiyor.’ Kendi sorunlarıyla boğuşan Batılı ülkeler, kaosa neden oldukları, kargaşa ortamında sömürdükleri ülkelerden yavaş yavaş el çekiyorlar. Bu durum Türkiye için muazzam bir fırsat, bağışıklık kazanmış bünyenizle, krizlerinden minimum hasarla çıkıp, yüzünüzü terk edilmiş alanlara dönerseniz, günün sonunda kazanan siz olursunuz. İşte Türkiye tam olarak bunu yapıyor. Afrika’da, Fransa’da doğan boşluğu doldurmada Çin’le yarışır haldeyiz. Fransa iç çekişme ve isyanlar, Rusya Wagner krizi sebebiyle Libya’da ciddi anlamda güç kaybetti. Türkiye bu alanı müttefikleriyle birlikte çok güzel doldurdu. Libya’daki meşru hükümetin kurumsallaşmasını, ordusunun yerleşmesini sağladı. Bunun karşılığında hem Mavi Vatan konseptini pekiştirirken, hem de petrol ve doğalgaz imkanlarından kazan kazan politikasına ve kardeşlik hukukuna uygun şekilde istifade etmenin adımlarını attı.
10 yılda şahlanacak
Libya Petrol ve Doğalgaz Bakanı Muhammed Avn’in açıklamasına bakmak Türkiye’nin bölgedeki gücünü izah etmesi açısından önemli. Avni, ülkesinde kara ve denizlerde 29 yeni petrol sahası bulunduğunu, 12 de doğal gaz sahasının keşfedildiğini söyledi. Ve bu sahalardaki faaliyette önceliğin Türkiye’ye verileceğini ifade etti. Enerji darboğazında kıvranan Batı’nın aksine, Türkiye hem kendi ülkesinde, hem de Afrika’da ciddi bir enerji kaynağına kavuştu. Bunun meyveleri önümüzdeki 10 yılda ciddi anlamda hissedilecek. Ortadoğu ülkeleri Mısır’la yakın ilişki, Suudi Arabistan ve BAE ile sıcak temas, Türk Cumhuriyetleri Birliğinin güçlendirilmesi, Zengezur koridoruyla yıllardır hasretini çektiğimiz kardeş ülkelerimizle doğrudan bağlantının tesis edilmesi çok kıymetli. Güney Amerika’da özellikle Venezuela’daki pozisyonumuz tam bir başarı hikayesi. Haklı olan, mazlum olanı destekleyip, Batı çıkarlarına karşı direnenin yanında saf tutuldu. Brezilya, Arjantin ve emperyalist ülkeler tarafından sömürülen Latin Amerika ülkelerinin halklarında inanılmaz bir Erdoğan sevgisi var.”