Başörtüsü yasakçısı Üstün Dökmen yine kafayı çıkardı! Koronavirüste "suya sabuna dokunmadı"
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sabah saatlerinde bir televizyon programına bağlanan başörtü yasakçısı Üstün Dökmen, koronavirüse ilişkin yaptığı açıklamalarda vaka ve hasta sayıları edebiyatı ile hem yalanları doğru gibi gösterdi hem de endişe kötü dedi. Koronavirüs üzerinden çarpıtma ifadelerle içi boş söylemlerde bulunan Dökmen, bir de "suya sabuna dokunmadık inşallah" diyerek açıklamalarını bitirdi.
yeniakit.com.tr
Başörtüsü yasakçısı sözde profesör Üstün Dökmen, canlı yayına bağlandığı bir televizyon programında Türkiye'nin yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelesine ilişkin suya sabuna dokunmayan (!) söylemlerde bulundu.
Geçtiğimiz yıl Sakarya'da düzenlenen bir seminere katılan ve başörtüsü karşıtlığına imza atan ifadelerde bulunan Üstün Dökmen, bu kez de dünya tarafından gıpta ile bakılan Türkiye'nin koronavirüsle mücadelesini karalamaya çalıştı.
Son dönemde solak cenah tarafından polemik haline getirilen "hasta mı, vaka mı?" konusunun kendisine çok sorulduğunu dile getirerek açıklamalarına başlayan Üstün, ifadelerine İtalyan Dante Alighieri'nin "İlahi Komedya" adlı şiirinden bir alıntı yaparak başladı. Koronavirüsle ilgili açıklama yapması beklenirken, Dante'nin şiirinden bir kesitle açılış yapan Dökmen, yaptığı edebiyata kendini iyice kaptırarak Leonardo DaVinci ile Michalengelo arasında geçtiğini belirttiği bir diyaloğa yer verdi.
"Koronavirüsle mücadele sürecine olan güveni zedeliyor"
Seyircileri edebiyat ve 'sanat' tarihinde yolculuğa çıkardıktan uzun süre sonra programda yer alma nedenini aklına getiren Dökmen, "hasta-vaka" polemiğine ilişkin açıklamalarına başladı. "Doğrusu hastaysa niye marttan beri hasta demediniz" ifadeleriyle hezeyanda bulunan Dökmen, aynı tartışmanın tüm dünyada yaşandığını gizleyip, söz konusu yeni tanımlamanın kafa karıştırıp koronavirüsle mücadele sürecine olan güvenin zedelediğini ileri sürdü.
"Yeni ifade muğlak tanım"
Sözde profesör, koronavirüs salgını ile birlikte, doktorların açıklamalarındaki zigzaglardan hiç bahsetmedi. İlk günlerde "maske olsa da olur, olmasa da olur" denildiğini, sonra "maskesiz olmaz"a geçildiğini, ilk günlerde insanları paranoyak edecek şekilde "el yıkama hastalığı"na teşvik edilidğini, şimdilerde ise kapalı ortamda nefes alışverişi ile koronavirüsün geçtiği bilgilerinin hastalığın yayılmasındaki büyük öneminin altının çizildiğini, bu açıklamalardaki farklılıkların insanları tedirgin ettiğini anlatmayan Dökmen, Türk Tabipleri Briliği'nin yalanlarını tekrarlayarak, halkın kafasının karışık olduğunu idida etti.
Vakanın hasta olarak değiştirilmesinin muğlak tanım olduğunu iddia eden Üstün Dökmen, muğlak tanımların 3 temel zararı olduğunu söyledi. Salgın konusunda muğlak tanımların belirsizliği ve kaygıları artırdığını; insanların önlem almasını önlediğini; "Acaba benden bir şey mi saklanıyor" düşüncesini ortaya çıkardığını ileri süren Dökmen, bu kez de ikinci dünya savaşında geçtiğini belirttiği bir olaya, ardından da at ile sahibi arasındaki uyuma değindiği hikayeler anlattı.
Adeta Türkiye'yi demokratik olmayan bir ülke ilan etti
Koronavirüsün ülkemizde görülmesinin ardından salgına karşı başlatılan mücadelede Sağlık Bakanlığına güven duyulduğunu belirten Dökmen, bir avuç PKK'lının hegemonyasının geçerli olduğu Tabiplmer odasının yalanlarını tekrarlayarak, "Hasta-vaka" polemiği ile bu güvenin yıkıldığını iddia etmekten de geri durmadı. "Hasta-vaka" söylemlerinin karışıklığa neden olduğunu da ifade eden Dökmen, kendince bu karışıklığı gidermenin yollarını da aktardı. Bu yolları maddeler halinde açıklayan Dökmen, koronavirüse karşı başarılı olmak isteyen demoktratik ülke olması gerektiğini belirterek adeta Türkiye'yi demokratik olmayan bir ülke ilan etti. Açıkladığı bu ilk maddede bu sefer de Öklid bağlantısına değinen Dökmen, açıkladığı ikinci maddesinde de koronavirüse karşı başarı elde etmek isteyen ülkelerin pozitif bilime saygı duyması gerektiğini ifade etti.
"Suya sabuna dokunmadık inşallah"
Konuşmasında bol bol hikayelere yer veren Üstün Dökmen, suya sabuna dokunmayan açıklamalarının ardından kendine verilen sürenin sonuna gelindiğinde de, "Suya sabuna dokunmadık inşallah" diyerek ilginç bir temennide bulundu.
Üstün Dökmen'in başörtüsü hazımsızlığı
Uzun yıllar “Küçük Şeyler” adlı programla yıldızı parlatılan sözde Psikolog Üstün Dökmen, geçtiğimiz yıl Sakarya'da rehberlik öğretmenlerine yönelik düzenlenen eğitim seminerine konuşmacı olarak katılmış ve "Nasıl bir pilot sarhoş olmamalı, bir Hristiyan psikolog haç takmamalı ise; rehberlik öğretmeni de başörtülü biri olamaz. Meslek icra edilirken ‘İnşallah, Maşallah, hayırlısıyla’ gibi cümleler sarf edilmemelidir" ifadeleriyle dini değerlere saygısızlıkta bulunmuştu.