• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Başkan Erdoğan'ın teşrifleriyle Hasan Karakaya'yı anma töreni

Yeniakit Publisher
2021-12-31 14:25:00 - 2021-12-31 18:39:10
Başkan Erdoğan'ın teşrifleriyle Hasan Karakaya'yı anma töreni

Gazetemiz eski genel yayın yönetmeni merhum Hasan Karakaya, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen etkinlikle anıldı.

Gazetemiz eski genel yayın yönetmeni merhum Hasan Karakaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle düzenlenen programda anıldı.

Törene Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu, Müessese Müdürü Nuri Karahasanoğlu, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, Genel Müdür Adem Şahin, Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyeleri ve Akit Medya Grubu çalışanları, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman da katıldı.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş dua ederken, Fatih Camisi İmam Hatibi Metin Çakar, Kur'an-ı Kerim okudu. Karakaya'nın okuyucuları, dostları ve sevenleri de törende yerini aldı.

Programda, merhum için hazırlanan, hayatından kesitlerin anlatıldığı video izlettirildi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın törendeki konuşmasının satırbaşları şu şekilde:

Akit Medya Grubunun kıymetli mensupları, basın mecramızın değerli üyeleri, aziz kardeşlerim, sizi hasretle muhabbetle selamlıyor, sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum.

Bugün basın dünyamızın mümtaz bir ismini, bir yiğit gazeteciyi anmak için buradayız. Hasan Karakaya kardeşimizi ebedi aleme uğurlayalı tam 6 yıl oldu. Suudi Arabistan ziyaretimiz sırasında geçirdiği kalp krizi nedeniyle kaybettik.

Beraberdik. Ashabı Suffe’de sohbetimizi yaptık. Sohbetten sonra otele geçtik. Biraz sonra Hasan Karakaya kardeşimizin haberi bize geldi.

Medine-i Münevvere’de, Ashabı Suffe’de sohbet yap, sonra Hakk’a yürü…

Hasan Karakaya kardeşimiz kaleminin ciddi manada silahşörüydü.

Rabb’im Hasan kardeşimizden razı olsun. Mekanını cennet eylesin.

Ben hep şunu söylerim, dünyamda iki kalem var ki beni çok etkilemiştir. Bir üstad Necip Fazıl Kısakürek ve daha sonra da Hasan Karakaya. Bunlar kalemleriyle malum cephelere her zaman korku salmışlardır. Ama korkmamışlardır. Bu çok önemliydi. Ve Hasan Karakaya kardeşimiz köşesinde işte bunu başarılı bir şekilde yürüttü.

Son nefesini peygamberimizin şehrinde vermekle müşerref oldu.

Mesele şan şöhret değildir. Mesele Hasan kardeşimizin de dediği gibi, hayırla anılmaktır. Mesele sıratı müstakim üzere bulunmak, son nefesimizi de bir Müslüman olarak vermektir. Gençler, Hasan ağabeyinizi çok iyi tanıyın ve TÜGVA olarak da bunun hakkını dört dörtlük verin. Hasan kardeşimizin 1957 yılında Manisa’da başlayan hayat yolculuğunda işte bunun bir çok örneği var. Karakaya ömrünü kalemiyle bu milletin hakkını hukukunu onurunu savunmaya adamış gerçek bir cengaverdir.

Gazeteciliğini bir maişet kaynağı olarak görmek yerine hakikat avcılığı olarak gören bir insandı.

Siyasetin ve toplumun gazete manşetleriyle hizaya çekildiği 28 Şubat döneminde Hasan Karakaya hakkın ve halkın sesi olmuştur. Darbeciler, tehditlerle susturamadıkları Hasan Karakaya’nın kalemini uyduruk davalarla susturmaya çalışmış ancak onun kalemini baskı altına alamamışlardır.

Köşesini kiraya verenlerden, üç kuruşluk dünya menfaati için zulmü alkışlayanlardan, darbecilere şirin gözükmek uğruna gazete manşetlerinden bırak git çağrısı yapan korkaklara fırsat vermemiş, gazeteciliğin haysiyetini son nefesine kadar korumuştur.

Ne söylemişse, ne söyleyecekse hesapsız söylemiş, ucu nereye varacaksa varsın perdesiz konuşmuştur. Korkmamış, sinmemiş, adam gibi adam olmuştur. 

Hasan Karakaya bir gazeteci olarak kaos ortamını yaşamıştı. 1990’larda ülkenin tekrar istikrarsızlığa sürüklenişine şahitlik etmişti. Türkiye’nin son kırk yılındaki iniş çıkışları görmüştü. Mert bir gazeteci olarak halkımızın beklentilerine tercüman olmaya çalıştı.

Hani şimdi var ya muhalefet, ana muhalefet… Onların hepsi Hasan kardeşimin arkasından nal toplar nal. Millete parmak sallayanlar milli iradeyi yok sayanlar bizim dönemimizde önce milletimizin vicdanında sonra da bağımsız Türk mahkemelerinde mahkum oldular. CHP içinde 27 Mayıs'ı övenler, darbecilere alkış tutanlar, milletin inancıyla değerleriyle kavga edenler çıksa da bunların hiçbir hükmü kalmamıştır. Milletimiz bu kifayetsiz muhterislere iktidarın kimde olduğunu göstermiştir. 15 Temmuz ise tarihi bir dönüm noktasıdır.

Gün oldu çapulcuları savundular, gün oldu Türkiye'yi karaladılar, gün oldu yabancı güçlere ülkemize müdahale çağrısı yaptılar. Her seferde faşist zihniyetlerini ortaya dökmekten çekinmediler. Medyamızın bu habis zihniyetten kurtaracağına inanıyorum.

Hasan Karakaya tetikçilere eyvallah etmeyen bir polemik ustasıydı.

Son nefesine kadar kalemiyle verdiği mücadele hasebiyle, Hasan kardeşimizin amel defterinin kapanmayacağına inanıyorum.

Hasan kardeşimizi hayırla yad ediyor, özlemle anıyoruz.

Tören sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akit Medya Grubu yetkililerine plaket verdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun programda, Hasan Karakaya'yı rahmetle, tazimle yad ettiğini söyledi.

"Allah ölümün güzelini versin." sözünün büyüklerden öğrenilen hikmet dolu bir dua olduğunu belirten Altun, Karakaya'nın bundan 6 yıl önce güzel bir ölümle aralarından ayrıldığını ifade etti.

Altun, Karakaya'nın vefatının hemen ardından, o gün köşe yazarlığını yaptığı Sabah Gazetesinde kaleme aldığı şu satırları paylaştı:

"Hasan Karakaya ağabey Medine'de Rahmet-i Rahman'a kavuştu. Yaptığı umrenin üzerinden 24 saat geçmemişti ruhunu teslim ettiğinde. Medine'de Mescid-i Nebevi'de ibadet ettikten, Hz. Muhammed'in (S.A.V) kabrini ziyaret ettikten iki saat sonra vefat etti. Dostları ile hasbihal ettikten sonra, dostlarının arasında yumdu gözlerini. Dert sahibi bir insandı, samimi bir Müslümandı. Hak bildiğini gür sedayla savunan bir yazardı. Zor zamanların adamıydı ama zor bir adam değildi. Yüce gönüllüydü. Durduğu yerde, menfaati namına değil, inandığı için dururdu. Ucuz hesaplara tamah etmezdi. Hasan ağabey, varlığı ile bulunduğu ortama neşe katan bir insandı. İlk kez hüzün kattı, fakat varlığıyla değil, yokluğuyla yaptı bunu. Hasan Karakaya tam bir mücadele ehliydi, dava adamıydı. Mücadele içinde olduğu gayrı milli unsurların onu sevmesi düşünülemezdi. 12 Eylül'de darbecilerin karşısındaydı, 28 Şubat'ta laikçi yobazların. Terör örgütlerinin tehditlerine asla kulak asmadı. Paralel devlet yapılanmasının kirli stratejilerine hiçbir zaman teslim olmadı. Şer odaklarını ifşa etmek için elinden geleni ardına koymadı. 'Yeni Türkiye' idealine gönül vermişti. Geldiğimiz noktadan memnundu, ancak mücadelenin hiç bitmeyeceğini de biliyordu. Riyad'da, Mekke'de, Medine'de iki gün boyunca birlikteydik. Konuştuk, tartıştık, muhabbet ettik. En son vefatından 2 saat önce gördüm onu. Beraber saf tuttuk. Sabah namazında Medine-i Münevvere'de buluşacaktık, buluşamadık."

Hasan Karakaya'nın "büyük ve güçlü Türkiye" ideali doğrultusunda çalıştığını anlatan Altun, "Bu ideal çerçevesinde yaptığı hizmetlere referansla gerçekten katettiğimiz mesafeyi görüyorum ve bu katettiğimiz mesafe dolayısıyla Rabb'ime hamdediyorum. Hasan Karakaya nihayetinde bu dava için ömür vermiş bir insandı. Bu süreçte de hep hakkın, hakikatin yanında durdu. Cesaretle, cesur, güçlü bir kalem olarak varlık gösterdi. Milletin değerleri, inancı için kavga veren herkes gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı oldu. Hem yaşarken hem de ölümünün ardından Sayın Cumhurbaşkanımız da gerçekten kendisine vefanın en güzel örneklerini sundu. Hasan ağabeyi iyi bilirdik, iyilerden bilirdik. Allah rahmet etsin, mekanı cennet etsin." dedi.

Yeni Akit Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu da vefanın bir semt adı olmadığını, Hasan Karakaya'nın "göğsünde çıkan çınar ağacının adı" olduğunu söyledi.

Karakaya ile 20 yılı aşkın süredir mesai arkadaşı olduğunu hatırlatan Karahasanoğlu, hiçbir gün birbirlerine darılmadıklarını, her zaman kucaklaştıklarını ifade etti.

Günlerce Karakaya ile beraber gözaltında tutulduklarına vurgu yapan Karahasanoğlu, "Elhamdülillah hiçbirinden yılmadan, inançla, dosdoğru bildiğimiz yolda devam ettik." dedi.

Yeni Akit Gazetesi Ankara Temsilcisi Hacı Yakışıklı ise Hasan Karakaya'yı rahmetle anarken, ona vefa gösterenlere teşekkür etti.

Karakaya'nın kaleminin gücünün, yüreğinin cesaretinden geldiğini belirten Yakışıklı, "Allah mümin gönüllerden cesareti ve merhameti eksik etmez. Hasan ağabeyin kalemi susmaz, yeri dolmazdı. Bizler onun yerini doldurmaya değil, onun bıraktığı kutlu yerden devam etmeye çalıştık, çalışıyoruz. Onlar kendi zevkleri için değil, milletin ikbali için yazdılar ve bedelini millete ödetmemek için bizzat kendileri ödediler." diye konuştu.

Ahde vefa için bir araya geldiklerine değinen Yakışıklı, "Allah bize İstanbul'u fethedip, Ayasofya'nın etrafına minareler diken Fatih'i tüm engelleme çabalarına rağmen 600 yıldır unutturmadığı gibi, 85 yıl aradan sonra sabah namazı ezanını okutturarak turist ayağıyla ezilen secdegaha yeniden halılar serdiren Sayın Cumhurbaşkanımızı da asırlar boyu unutturmayacaktır." dedi.

Tören öncesi eski mesai arkadaşları, Akit TV mikrofonlarına Hasan Karakaya’yı anlattı.

Yeni Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Murat Alan, "13 sene birlikte çalıştık Hasan ağabey ile. Usta çırak ilişkisi ile çalıştık sağ olsun. 13 senede, gazetecilik bazında öğrendiğimiz şeyleri bir kenara bırakacak olursak, ağabey kardeş bazında, baba oğul bazında hakikaten çok önemli katkılarda bulundu. Bir kere bile öf demedi. Sürekli söylediği bir ifade vardı, 'Çırak gel.' O biraz daha geç gelirdi, en geç de gazeteyi kapatıp o giderdi. Son baskıyla birlikte evine dönerdi Hasan ağabey. Gecesi gazetede geçerdi. 'Çırak gündem ne, bugün neyi konuşacağız, neyi yazabiliriz' derdi. Güzel bir büyüğümüzdü. Sağ olsun 6'ncı ölüm yıl dönümünde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da anma programında yer alacak." ifadelerini kullanarak duygularını dile getirdi.

Yeni Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Mehmet Duvarbaşı ise, "Hasan ağabey ile bilfiil 10 sene çalışma fırsatı buldum aynı odada. Aydı havayı soluduk, aynı dertlerle dertlendik. Hasan ağabey tam bir dava ve kavga adamıydı. Mağdurlarla, mazlumlarla nasıl hemhal olduğuna, onların dertleriyle nasıl dertlendiğine bizatihi yakinen şahit oldum. Kendisi inanmış insanların, mütedeyyin kesimin yıllarca yaşamış oldukları sıkıntıları kendine dert edinmiş bir insandı. Sabah saatlerde gelip akşam geç saatlerde gazeteden ayrılan mesaisine son derece bağlı, gazetecilik etiğini son derece iyi bilen, haberin kokusunu çok iyi alıp öngörebilen ve attığı başlıklarla yazdığı yazılarla bunu herkese hissettiren iyi bir gazeteciydi. Bir ağabeydi, iyi bir dosttu. Çok sayıda insana yardımları ulaştığına bizatihi şahit oldum. Allah mekanını cennet eylesin." dedi.

Gazetemiz yazarı Abdullah Yıldız ise, "Bir Ramazan ayında beraberce Akit TV'de program yapmıştık. 30 gün birlikte iftar yaptık. Bir gün dedim ki, kardeşim şu sigarana takılıyorum. Sen sadece kendini, aileini ilgilendirmiyorsun, sen bütün ümmeti ilgilendiriyorsun. Sen ümmetin malısın. Gerçekten Hasan Karakaya kardeşimiz sadece Türkiye Müslümanlarının değil bütün bir ümmetin sesiydi." diye konuştu.

Yeni Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Hasan Maden ise, "Hasan Karakaya ile 1979 yılında birlikte çalışmaya başladık. 3 Hasan Karakaya tarif edebilirim; bir tanesi insan olarak. Çok güzel bir insandı. Kendine çevresine milletine faydalı bir insandı. İkincisi, bir gazeteci olarak bir Hasan Karakaya tarif edebilirim. Gördüğüm, tanıdığım en etkin, en yetkin gazetecilerden birisiydi. Tam bir cesur yürekti. Üçüncüsü, bir Müslüman olarak Hasan Karakaya tarif edebilirim. Tam bir Müslüman'dı. Çok güzel anılarımız oldu. Hangi birini anlatayım. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşaAllah." ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Salihce

İnsanın nerde , hangi yaşta değil nasıl son nefesi verdiğine bakmak gerek!!

Gayet Net

Çok belli oluyor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23