Ailelerin tutumuna ilişkin konuşan Kalay Usta, "Çocuğa eşlik etmek, daha rehberlikçi bir pozisyonda kalmak gerekiyor. Ekranın içeriğinde ne var, kiminle konuşuyor, oyun esnasında biriyle diyalog halinde oluyorsa bunlar güvenilir mi, değil mi? Akran zorbalığına uğruyorsa, günlük hayatında kendini çok zayıf, yetersiz hissediyorsa bunları ebeveynleriyle paylaşamıyorsa ve yeterince destek alamıyorsa çocuk oyunda daha yenilmez, daha güçlü hissettiği için oyunun içine daha çok giriyor ya da oradaki bir karakterle özdeşim kuruyor. Çocuğumuzun yeterli hissedebilmesini desteklememiz, güven ortamını sağlamamız gerekiyor. Sosyal medyada yaş sınırı olumlu bir süreç getirir diye düşünüyorum. Velilerle çalışırken özellikle fark ettiğim şu oluyor; ‘Ne yapalım ki, bizimle vakit geçirmek istemiyor'. Ortam, gerçekten güvenli mi diye görebilmek gerekiyor. Kick boks, boks oyunu gibi bazı oyunlarla, sporsal aktivitelerle bu duygularını açığa çıkarmalarına yardımcı olabiliriz. Sanal dünya aslında günlük hayatta karşılanmamış ihtiyaçların karşılandığı bir yer. Teknoloji kullanma konusunu sağlıklı bir yere çevirirsek çocukları daha başarılı, öğrenebilir noktaya taşıyabilirsek daha sağlıklı olabilir ama diğer açıdan çok sıkıntılı" şeklinde konuştu.