FETÖ’cüler, terör yandaşları ve laikçi medya sözkonusu olduğunda zehir zemberek açıklamalar yapan Basın Konseyi, Yazı İşleri Müdürümüz Ali İhsan Karahasanoğlu’na 4,5 yıl hapis istenmesi, Ankara Temsilcimiz Hacı Yakışıklı’nın ev ve arabasına haciz kararı verilmesi ile ilgili olarak, yarım ağız bir kınama yayınladı. Basın Konseyi’nin, basın özgürlüğünü ayaklar altına alan kararları savunur şekildeki açıklaması tepki çekti.
Oğuzhan Gültekin Ankara
Gazetemizin Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu’na internet sitesinde yer alan bir yazıdan dolayı 4,5 yıl hapis cezası istenip, Yayın Kurulu üyemiz Murat Alan’a çocuğunun gözü önünde bıçaklarla saldıranlar 2 günlük tutukluluktan sonra serbest kalırken, Ankara Temsilcimiz Hacı Yakışıklı da, şehit kızına uygulanan başörtü zulmünü haberleştirdiği için haciz uygulaması ile karşı karşıya bırakıldı.
Konuya ilişkin görüşünü sorduğumuz Basın Konseyi, tabiri caizse her üç olayla ilgili ipe un seren yuvarlak ifadelerle yarım ağız bir açıklamayla yetindi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ise açıklama yapmaya bile tenezzül etmedi.
Basın Konseyi’nin “Dostlar alışverişte görsün” açıklaması
İşte Basın Konseyi’nin Akit’e yönelik baskı uygulamalarına ilişkin “dostlar alışverişte görsün” açıklaması: “Gazetenin Yayın Kurulu üyesi Murat Alan’a yapılan sopalı-bıçaklı saldırı konusunda, görüşlerinden ötürü bir basın mensubuna yönelik fiziksel her türlü saldırı, sadece o kişinin şahsına yönelik bir hukuka aykırılık değil; aynı zamanda, mensubu olduğu gazeteye, dolayısıyla da basına ve basın özgürlüğüne yönelik bir suçtur. Devletin yetkili makamlarının bu tür saldırıları önlemek açısından imkanları ölçüsündeki her türlü tedbiri ve önlemi almaları; önlemek mümkün olmadığı zaman bile, failleri yakalayıp yargılayarak etkili ve caydırıcı yaptırımlara tâbi tutmaları, Anayasamızdan ve tarafı olduğumuz uluslararası antlaşmalardan doğan temel bir yükümlülüktür.”
Hacı Yakışıklı’nın ev haczi açıklaması
Gazetenin Ankara temsilcisi Hacı Yakışıklı’nın yaptığı bir haber nedeniyle haciz ile karşılaşması açısından; adı geçen kişinin haksız fiil nedeniyle tazminat ödemeye mahkum olduğu ve bunu yerine getirmediği için yasal işleme maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Bir gazetecinin yaptığı haber nedeniyle yaptırıma tâbi tutulması, daha önceki açıklamalarımızda defalarca vurguladığımız üzere ancak bazı istisnai koşulların varlığı durumunda mümkün olabilir. Bu durumda bile, öngörülen tazminatın miktarı, yargılanan gazeteciyi ve diğer basın mensuplarını düşüncelerini ifade etmekten caydırıcı nitelikte olmamalıdır.
Ali İhsan Karahasanoğlu hakkında hapis cezası
Gazetenin Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, hakkında 2015’te yaptığı bir haber nedeniyle geçen Ağustos ayında bir iddianame hazırlandığı ve hakkında 4.5 yıl hapis istendiği anlaşılmaktadır. Bu noktada da, çok temel ilkesel hususları vurgulamak mümkündür. Bir gazetecinin yazısı nedeniyle hapis cezası ile cezalandırılması ancak çok istisnai durumlarda söz konusu olabilir. Bunun en net örneği, başkalarını şiddete teşvik ve tahrik etmektir. Bu durumda da yazının amacının bu yönde olması, teşvik ve tahrikin doğrudan doğruya olması, ayrıca bu yazı nedeniyle kamu düzeni açısından bir tehlikenin doğmuş olması gerekmektedir. Bu kıstasları karşılamayan mahkumiyetler, Anayasamıza aykırı olacaktır.
Son olarak, Akit Gazetesi mensuplarınca yapılan bazı bireysel başvuruların AYM tarafından henüz ele alınmadığı ve bekletildiği tarafımıza iletilmiştir. İfade özgürlüğü açısından önem taşıyan birçok başvurunun, nedense, mahkeme tarafından gecikerek ele alındığı kamuoyunun malumudur. Basın özgürlüğü gibi demokrasinin özünü doğrudan ilgilendiren meseleler söz konusu olduğunda, Anayasa Mahkememizin başvuruları ivedilikle ve öncelikle ele alması gerekir. Yüksek Mahkememizi bu hususta azami özeni göstermeye davet ediyoruz.”
