• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bakan Varank, ODTÜ'de yaşadığı anısını anlattı, CHP'liler çılgına döndü

Yeniakit Publisher
2022-11-24 01:01:00 -
Yeni Akit'i Google'da takip et, hiçbir gelişmeyi kaçırma.
Bakan Varank, ODTÜ'de yaşadığı anısını anlattı, CHP'liler çılgına döndü

CHP zihniyeti hakkında ODTÜ'de okuduğu sırada başından geçenleri anlatan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, CHP'lileri çılgına çevirdi.

CHP ile işbirlikçi vesayetçilerin yakın tarihimizde bıraktığı izler, Bütçe Komisyonunda tekrar gündeme geldi. Bakan Varank, ODTÜ'de okurken CHP'li Ayşe Ayata tarafından uğradığı sözlü tacizi anlatınca CHP'liler öfke patlaması yaşadı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığının 2023 yılı bütçesi üzerindeki görüşmelerde CHP'nin ve yaslandıkları ceberrut vesayetçilerin gerçek yüzünü özetledi.

"Faşist üniversite anlayışını yıktık"

ODTÜ'de kendi başından geçen anısını anlatan Bakan Varank, CHP zihniyetiyle ilgili şu sözleri kaydetti:

"Bilim, üniversite, özgürlük... Bunlardan da bahsetmek istiyorum. Bakın biz faşist üniversite anlayışını yıktık. Ve klikçiliği bitirdik. Tek tip zihniyeti alaşağı ettik.

[Bakan Varank bu ifadeleri kullanırken CHP sıralarında kahkahalar yükseliyor]

Üniversiteleri ideolojileri siyasetin arka bahçesi olmaktan çıkarıp özgürleştirdik.

Değerli arkadaşlar, ben Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunuyum.

Varank konuşurken sözünü kesen CHP'lilere karşı, "Bakın ben size hikayemi anlatayım. Bakın bakalım üniversiteler nereden nereye gelmiş." ikazında bulundu.

"Cafcaflı zamanlarında ODTÜ'de okudum"

Sözlerine devam eden Varank, ODTÜ'de okurken başından geçen ibretlik olayı şu sözlerle anlattı:

"Orta Doğu Teknik Üniversitesi mezunuyum. 1999 mezunuyum. 28 Şubat'ın en cafcaflı zamanlarında ODTÜ'de okudum. Ve ODTÜ'ye ilk 1000. sıralamada başarılı olarak girdim.

"İlk derste Ayşe Ayata bana yaptı biliyor musunuz?"

Ben ODTÜ'ye girdiğimde Siyaset Sosyolojisi dersini üniversite hayatımın ilk dersini kimden aldım biliyor musunuz?

CHP için çok önemli olan Ayşe Ayata'dan aldım. O ilk derste Ayşe Ayata bana yaptı biliyor musunuz?

Bütün arkadaşlarımızla oturuyorduk. 'Sen ayağa kalkabilir misin' dedi. Üniversite hayatımın ilk dersinden bahsediyorum.

Dedi ki; 'Sen nereden mezunsun'

'Şu giydiğin gömleğe ve pantolona bir bak'

Dedi ki; 'Şu giydiğin gömleğe ve pantolona bir bak. Senin gibi burada giyinen başka bir insan var mı?'

Dedim ki; 'Burada arkadaşlarımız var onlar da pantolon giyiniyor. Gömlek giyiyor.'

'Hayır. Sen onlardan farklı giyiniyorsun. Biz buna sosyolojide ne diyoruz biliyor musun? toplum dışı olmak diyoruz' dedi.

Bunu bana kim yaptı biliyor musunuz? Sizin çok değer verdiğiniz. O, 95 yılında milletvekili adayı yaptığınız Ayşe Ayata yaptı.

"Yeni üniversite zihniyetini inşa ettik"

İşte biz, sizin o üniversite zihniyetinizi alaşağı ettik. Yeni üniversite zihniyetini inşa ettik."

CHP'liler çılgına döndü

Komisyondaki CHP'liler çılgına dönünce Bakan Varank'ın konuşmasını sabote etmek istedi.

Varank baskın davranarak sözlerine şöyle devam etti:

"Bak ben hikayemi anlattım. Bir şey daha söyleyeyim. Bir şey daha söyleyeyim. Bir şey daha söyleyeyim. Başörtülüleri..."

CHP sıralarından biri "Çarpıtıyorsun ya!" diyerek Varank'a sataştı.

Varank da "Neyi çarpıtıyorum. Ben yaşadım ben." dedi.

"Yalan söylüyorsun!"

Bir diğer CHP'li milletvekili de "Yalan söylüyorsun!" sözlü tacizinde bulundu.

Varank, "Neyi yalan söylüyorum. Ben çok doğru söylüyorum. Ben o kadar doğru söylüyorum ki, utancınızdan bağırıyorsunuz, utancınızdan." sözleriyle karşılık verdi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Uğur

Varank'ın anlattığı olay doğru, ama bu zihniyeti yıktıkları yalan. Ben üniversitede akademisyen idiğim hâlde Varank'ın maruz kaldığı muameleden çok daha kötüsüne uğrayageldim, hem açıktan Zilletçi olanı ve Ak Parti teşkilatından olanı ile laikçi şımarık öğrencilerin elinde hem FETÖ zamanından kalma güvenlik âmiri ve ona uyan birkaç zonta güvenlikçinin elinde hem hâlâ FETÖ'cüleri göreve iade etmekte ve arkasız Erdoğancılara saldırıp onları tasfiye etmekte olan kârlı-muhafazakâr suçlu YÖK'ün elinde hem de bunlarla işbirliği içinde olan, mahalli polis teşkilatından ve minibüs şoförlerinden bazı şaibeli saldırgan unsurların elinde. Çalıştığım birimdeki maganda güvenlik âmiri ve ona uyan birkaçı beni FETÖ zamanından "itilmiş ezik Tayyipçi" olarak belledikleri için hâlâ alay ediyorlar ve hatta elebaşıları bazen darp girişiminde bulunuyor. Keza özellikle Ak Parti teşkilatından olan laikçi öğrenciler de havalı FETÖ'cü ve CHP'li meslektaşlarıma yaranıp beni "ezik Tayyipçi" görerek inanılmaz saldırganlıklarda bulundular. Polisten ve minibüsçülerden bazı şaibeli ve muhtemel FETÖ'cü unsurlar da keza taciz edegeldiler ve başkalarına da rezil etmeye çalışageldiler. Mesela minibüsçüler darp girişiminde bulunuyor, plan suya düşünce polisteki arkadaşlarına şikayet ediyorlar, istihbarat memuru polis kışkırtıp tuzağa düşürerek tutuklatmaya kalkıyor. Hepsi suya düşünce polis arabasıyla sokaklarda ve üniversite önünde taciz ederek mahalleli ve öğrencilere karşı "ezik Tayyipçi" dedikleri beni daha da küçük düşürmeye çalışıyorlar. YÖK ve Ak Parti benim gibi bir Erdoğancıya karşı düşman unsurlarını desteklediği için devletin başka birimlerine şikayet ettim, ama devlet de en fazla bir kere azarlatıyor, bir süre sonra daha şiddetli şekilde daha sert saldırıyorlar, çünkü şehir de üniversite de YÖK de onların çetelerine ait. Özellikle Akşenerci (sahte MHP'li) mafyatik-muhafazakâr Derin İç Anadolu bu şekildedir. Neyse ki 6 ayım kaldı. Ondan sonra nihayet bozkır Bedevileri ve onların kârlı muhafazakâr işbirlikçileri işten atacaklar da yaşlı babama karşı bu işkence ve zulüm yerinden ayrılıp fakir ama işkencesiz yaşamam için nihayet haklı görebildiği bir mazaretim olacak. İşkence yerinden şimdi hicret edersem Allah korusun kalbine iner. Gerçi kendi vatanımdaki yeni muhtemel hayatıma işkencesiz desem de savcılık ve diğer birimlerdeki dostları yoluyla, kamu görevimin bitmesinin ardından, "fişlenmiş Tayyipçi" olarak kendi vatanımda dava açmak suretiyle yine saldırabilirler. Bizim medeni vatanımızda barbar Derin İç Anadoludaki gibi Akşenerci polis ve saldırgan güvenlikçi ve zonta "Ak-laikçi" genç ve "Ak-özgür-cinsel" genç kadın tacizi olamaz, ama orada da hem savcıları hem de Ak Parti içindeki anti-Erdoğancı anti-İslami bağlantılarını devreye sokabilirler. Zaten Reis de ikide bir mealen deyip duruyor ki "Ula arkasi olmadiği hâlde benim kendume taraftar olan ayak takimi adamin devlet işunde ne işi var ya la? Bana rey atan ezuk adam gitsun bi zenginun şirketunde irgatluk etsun. Benum gibi akilli olanlar irgatluktan yukselup zengin olayi." Tamam, Reis, tamam, senin taraftarların olarak Allah yolunda işkenceyi biz çekeriz, sen bizim için keyfini ve düşman zenginler ve düşman magandaları yatıştırmanı bozma. Ödülümüzü senden ve başkalarından bekleyecek değiliz. Ödülümüz Allah'ın işidir.

bir

Sağ ol Mustafa Varank, Sağ ol
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23