Bakan Gürlek gazetecilerle iftarda buluştu: Terörsüz Türkiye'den suça sürüklenen çocuklara kadar birçok konuda önemli açıklamalar...
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'da basın mensuplarıyla iftar yemeğinde buluştu. Gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinin meyvelerini vermeye başladığını söyledi. Gürlek, suça sürüklenen çocuklarla ilgili yasal düzenlemelere de değindi. Aynı zamanda İsrail'in birçok basın mensubunu öldürdüğünü hatırlatan Gürlek, gazetecilerin can güvenliğinin sağlanmasının, insanlığın ortak görevi olduğunu vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, aralarında Akit TV Ankara Haber Müdürü Korhan Önder'in de bulunduğu basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Adalet Bakanı Gürlek, basının demokratik toplumun vazgeçilmez unsuru olduğunu belirterek gerçeğin ortaya çıkarılması, farklı görüşlerin ifade edilmesi ve aynı zamanda kamu vicdanını canlı tutulmasının gazetecilerin başlıca görevi olduğunu kaydetti. Sosyal medyada ve basında zaman zaman çıkan haberlerin toplumu yanlış yönlendirdiğine değinen Bakan Gürlek, gazetecilerin zor şartlar altında görev yaptığına da dikkat çekti.
İsrail’in saldırıları sonucunda hayatını kaybeden basın mensuplarını da rahmetle anan Bakan Gürlek, basın mensuplarına karşı yapılan saldırıların asla kabul edilemez olduğunu vurgulayarak “Basın mensuplarının can güvenliği, uluslararası hukukun ve insan haklarının ortak sorumluluğudur.” diye konuştu.
“ARTIK TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİN MEYVELERİNİ TOPLAMA AŞAMASINDAYIZ”
Konuşmasında Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakan Gürlek, sürecin Adalet Komisyonu ve Meclis tarafından yürütüldüğünü söyledi. Meclisin alacağı kararlar doğrultusunda hangi kanunlarda değişiklik yapılacağın belirleneceğini anlatan Bakan Gürlek, “Bunun tasarısını, yöntemini, şeklini, sınırlarını elbette Yüce Meclisimiz çizecek. Teknik olarak Meclisteki arkadaşlarımız destek isterse Adalet Bakanlığı olarak biz desteğe hazırız. Terörsüz Türkiye sürecini çok önemsiyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de çok kuvvetli desteğiyle önemli bir aşamaya gelindi. Artık terörsüz Türkiye sürecinin meyvelerini toplama aşamasındayız. Terörsüz Türkiye sürecinin olmazsa olması öncelikli olarak terör örgütünün tamamen silah bırakması ve örgütün feshedilmesidir ve bu durum komisyon raporlarında da var.” dedi.
12. YARGI PAKETİNE TOPLUMSAL BEKLENTİLER DOĞRULTUSUNDA EKLEMELER YAPILDI
12. Yargı Paketi’ne toplumsal beklentiler doğrultusunda yeni eklemeler yapmak üzere çalışmaya devam ettiklerini anlatan Bakan Gürlek, yargılama sürelerinin uzamaması için gerekli adımların atılacağının altını çizdi. 12 milyondan fazla dosyanın yargının önünde beklediğini kaydeden Akın Gürlek, alternatif çözüm yöntemlerinin kapsamını genişletmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Bazı boşanma davalarının oldukça uzun sürdüğünü kaydeden Bakan Gürlek, sürecin hızlandırılması için 12. Yargı Paketi’nde yeni düzenlemelere yer verileceğini söyledi.
Yargının hızlandırılması için HSK bünyesinde bulunan Yargı Etkinliği ve Verimliliği Bürosuyla koordineli bir şekilde çalışacak irtibat ofislerinin pilot il olarak belirlenen İstanbul, Ankara ve İzmir’de kurulacağını kaydeden Bakan Gürlek, ‘Alo Adalet’ hattının da bu ofislere entegre edileceğini söyledi. Yargıda hedef sürelerin belli olduğunu anlatan Bakan Gürlek, yargıda hedef sürelere uyulması için denetim mekanizmasını aktif şekilde kullanacaklarını söyledi.
Bakan Gürlek, ‘Alo Adalet’ hattına ilişkin “Vatandaş açısından da Alo Adalet hattıyla hem cep telefonundan hem de mail ya da bizzat büroya giderek yapmış olduğu başvurudan anlık olarak vatandaş bir dönüş alacak. Yani vatandaşımızın davası konusunda bilgisi olacak.” dedi.
MAHKEMELERDE İHTİSASLAŞMAYI ARTIRIYORUZ
Ticaret mahkemelerinin İstanbul'da tek çatı altında toplandığını hatırlatan Adalet Bakanı Gürlek, “Özellikle ticaret mahkemelerini aynı çatı altına toplayarak uygulama birliğini ve kararlarda yeknesaklığı sağlamayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı. Ticaret mahkemelerine başkan olarak yapılacak atamalara da en az 10 yıl ticaret mahkemesi hâkimliğini arayacaklarını belirten Bakan Gürlek, böylece iş dünyasının da beklediği düzenlemelerin hayata geçirilmiş olacağını dile getirdi.
Dün Resmi Gazete’de yayımlanan HSK kararına değinen Bakan Gürlek, idare mahkemelerinde de ihtisaslaşmaya gittiklerini, uyuşmazlıklara hangi mahkemeler tarafından bakılacağını belirlediklerini söyledi.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARLA İLGİLİ DÜZENLEMELER
12. Yargı Paketi’nde getirilmesi planlanan bir başka düzenlemenin suça sürüklenen çocuklarla ilgili olduğunu kaydeden Bakan Gürlek, çocukların suç ortamlarından uzak tutulması gerektiğini belirterek konuşmasına şöyle devam etti:
“Çocukları suç işlemeye ilişkin ortamdan uzaklaştırmamız lazım. Suç işledikten sonra da rehabilite etmemiz gerekiyor. Yani onların tekrardan topluma kazandırılması gerekiyor. Biz 11. Yargı Paketinde bununla ilgili düzenlemeler yaptık. Özellikle suç örgütlerinin, örgüt yöneticilerinin, örgüt üyelerinin, çocukların suçlarda kullanması durumunda verilecek cezaları arttırdık. 12. Yargı Paketinde bu cezaları tekrar arttırmayı düşünüyoruz. Çünkü çocuklar bize emanet. Çocuklarımızın geleceğini korumakla yükümlüyüz. Yani devlet sadece suç işlemeyi önlemez. Aynı zamanda kişiye sosyal anlamda bir gelecek de vaat eder. Bizlerin de çocuklarımızın geleceği için bu önlemleri almamız gerekiyor. Çocuklarla ilgili de bu şekilde düzenleme yapmayı hedefliyoruz.”
Bakan Gürlek’e medya temsilcileri iftar buluşmasında Bakan Yardımcıları Burak Ceyhan, Abdullah Aydoğdu, Sedat Ayyıldız’ın yanı sıra yeni basın müşaviri olarak görevlendirilen Yakup Halit Bulut da eşlik etti.
SORULARI CEVAPLADI
Bakan Gürlek açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı:
EKREM İMAMOĞLU’NA YENİ DÜZENLEME HEDİYESİ Mİ?
11. yargı paketinde geldik. Güzel bir soru sordunuz. Şunu ben katılıyorum, mesela tahliye davası az önce vatandaş davayı kazandı. Tahliye edilmesi gerekiyor. Ama tabii bunun istinaftan kesinleşmesi gerekiyor. Yani tahliye kararı var. Adamı çıkartamıyor. İstinafta da bekleme süresi var. 4 yılda istinafta bekliyor. Şimdi biz bunları kesinlikle artık istinafa da hedef süre istinaf işinde geçerli. İstinafa da diyeceğiz. Atıyorum mesela 20. Hukuk Dairesi bakıyor. Diyeceğiz ki 20. Hukuk Dairesi bu davayı senin 9 ayda bitirmen gerekiyor. Bitiremiyorsan yani İlk Derece ve İstinaf mahkemeleri de HSK'nın tabii hedef sürülmesi gerekiyor. Yani onlar tabi kesinleşmeden icraya konulamıyor. O sizin söylediğiniz ayrı bir şey. Onu değiştirmemiz gerekiyor. Yani hedef süre Emin Bey özellikle sorunuza cevap olarak hedef süre hem ilk derecede hem de istinafta uygulanacak. Onların da hedef süresi var, onlar da uymak zorunda. İstinafta eğer daire yeterli değilse yeni daire kuracağız. Yani 9 ayda ilk derecede bitmesi gereken dosya istinafta da en fazla 9 ayda bitecek. O 11. yargı paketinde kabul edildi ön ödemeyle ilgili hakaret. Faydası oldu, olumsuz yönleri oldu. Tekrardan değerlendirebilir.
TÖRE VE NAMUS CİNAYETLERİNİ İŞLEYEN SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
Bu çocukların ailesinin sorumluluğu bazı ülkelerde var. Ben onu bir basın programımızda söylemiştim televizyonda. Sizin dediğiniz var. Amerika'da var, Norveç'te var. Biz onu mukayeseli hukuk’ta araştırdık. Aile şöyle, sonuçta aile çocuğu koruyup kollamakta yükümlü. Aynı zamanda bir ailenin denetim görevi var. Ama tabii suçlarında şahsi sorumluluğu var. Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Ama bizim hukuk özellikle borçlar hukukunda değil mi? Genel olarak bir genel kusur sorumluluğu var. Yani kusur varsa genel olarak o da sorumlu. Bu konuda bir düzenleme yapmadık ama özellikle bana da çok fazla geliyor ailelere de bir düzenleme yapalım diye. Ama şu konuda bir çalışmamız yok. Ama ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması lazım. Denetlemesi lazım. Yani hepimizin burada çocuğu var. Sadece çocuğu okula gönderip cebine harçlık koymak yeterli değil. Ailelerin mutlaka çocukları takip etmesi gerekiyor. Islah konusunda elbette o 12. pakette çocukların ıslahıyla ilgili düşüncelerimiz var. Çocuk henüz cezaevinden çıkmadan topluma kazandırılmasına ilişkin düşüncelerimiz var. Aynı şekilde uyuşturucuyla mücadele kapsamında da. Şimdi uyuşturucu biliyorsunuz tahliye oluyor. Tekrardan uyuşturucu bataklığına nasıl sürükleniyor? Bizim uyuşturucuyla ilgili şu an tam olarak kanunlaştıramadık. Yani yasal metne sokamadık. Şöyle bir düşüncemiz var. Tahliye olmadan 6 ay öncesinde cezaevindeyken Amatem sürecinin başlatılmasını düşünüyoruz. Genelde biliyorsunuz dışarı çıktıktan sonra Amatem süreci başlıyor ama tabii gitmiyor. Serbest kalıyor. O zaman tekrar uyuşturucu arayışına başlıyor. Biz bu şahsın tahliyesine 6 ay kala cezaevindeyken, cezaevi içerisinde Amatem sürecine başlamasına ilişkin bir düzenleme yapmayı düşünüyoruz.
ÇOCUKLARIN KULLANDIĞI UYGULAMALAR VE İZLEDİĞİ VİDEOLARIN CEZAİ KISMI
Sosyal medyayla ilgili diyorsunuz herhalde? Aile Bakanlığımız kanun teklifi olarak sundu. Onlar Aile Bakanlığımız 16 yaşını tamamlamamış kişiler için sosyal medyayla ilgili. Biz şu an henüz çalışıyoruz. 12. pakete de inşallah koymayı düşünüyoruz. Bizde de aynı şekilde 16 yaşı ve üzerindeki kişilerin sosyal medyaya girmesi işte bu konuda doğrulama kodu cep telefonundan gelen onay koduyla girmesi konusunda çalışmalarımız var. Aynı zamanda bu kapsamdaki çalışmalarda da çocukları şiddete cinsiyetsizliğe ya da sapkın akımlara sevk eden sosyal medya hesapları; Youtuberlar, Influencer vs. onlarla ilgili de çalışmalarımız var. Onlarla ilgili ceza kanununa şu an bir boşluk var. O boşluğu da inşallah 12. Yargı Paketi'nde doldurmaya düşünüyoruz.
İMRALI STATÜ SORUNU
Okan Bey teşekkür ederim. Şimdi tabi burada o süreci biz takip etmiyoruz. Orada Yüce Meclisimiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili ben de basından takip ediyorum. Onu bilmiyorum yani. Artık o Meclis’in takdiri. Biz sadece şu an heyetlerin İmralı'ya gitmesine izin veriyoruz. Adalet ve kanun olarak onu şey yapıyoruz. Diğer sorunuz.
AKADEMİSYENLERİN VE GAZETECİLERİN İMRALI’YA GİTMESİ TALEBİ
Onlarla ilgili şu an düşünmüyoruz. Sadece heyetler belli. Onlara izin veriyoruz o konuda. O yüce Meclisimizin çizeceği bir rotaya göre belli olacak o süreç.
TUTUKLAMA İSTİSNAİ BİR TEDBİR Mİ ?
Tutuklama genelde istisnai bir tedbir. Şartları aslında belli. CMK yüzde şartları var. Ama bazen çok rahat kullanılabiliyor. Bazen de toplumda infial oluşturan olaylar da kullanılmıyor diye eleştiriler var. Tutuklamada hakimin takdiri var elbette ama tabii kuvvetli suç şüphesi olması gerekiyor. Katalog suçlar olması gerekiyor. Ama şuna dikkat ediyoruz. Yani toplumda infial oluşturan bir olay. Nedir infial oluşturan bir olay? Mesela bir trafikte eşinin çocuğunun yanında diğer bir araç sürücüsünün onu dövmesi, yumruklaması bu bize göre toplumda infial oluşturan bir olaydır. Burada hakimlerimiz tutuklama tedbirine başvuruyor. Ölçülü bir tedbirdir. Bu şekilde tutuklamada hakim takdiri var. Yani biz buna karışamayız. Olaya göre bir şeydir. Ama şu oluyor algısızlık olarak. Genelde tutuklanmayınca toplumda sanki o kişi beraat etti, ceza almadı gibi algı yapıyor. Bu yanlış. Sosyal medyada bu algıların da düzeltilmesi gerekiyor. Çünkü tutuklama bir takdir hakkıdır. Şartları varsa hakim tutuklar. Savcılık da tutuklama isteyip hakim Sulh Ceza Hakimliği reddetmişse ona itiraz etme hakkı vardır. Hukuk her zaman birbirini denetleyen ve tamamlayan bir sistemdir. Yani hakimlerimiz uygulamaya dikkat ediyorlar bu konuda.
UMUT HAKKI
Şimdi bizde terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri yok. Ne demek o ? Ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı almışsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl olabiliyor, 36 yıl olabiliyor. O konuda meclisimizin takdiri eğer ceza güvenlik tedbirlerin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur. Ama şu anki uygulamada terör suçlarını ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı alan aynen infaz ediyor. Herhangi bir erken sürede dışarı çıkmıyor. O meclisimizin takdiri.
MAĞDUR AİLELERİN TEHDİT ALMASI
Elbette sizin dediğinize katılıyorum. Bu oldu zaten biliyorsunuz Minguzzi'nin ailesinin tehdit olayları oldu yargılama sürecinde. Burada ayrı bir düzenlemeye gerek yok. Savcı arkadaşlarımız zaten dikkat ediyor. Hepsi tutuklandı. Ayrı bir düzenlemeye de gerek yok ama mağdur ve suçtan doğan bir yani suç mağdurunun elbette korunması gerekiyor. Bunda kanunlarımızla zaten ilgili düzenlemeler var. Hassasiyet göstermemiz gerekiyor. Bu konuda ben de sizin gibi düşünüyorum. Maalesef çirkin bir şekilde cenazesine saldırdılar, mezarlığına saldırdılar, ailesini tehdit ettiler ama savcılık olarak da biz gereğini yaptık.
ADALAET BAKANLIĞI MAAŞ ARTIŞI VE ÖZLÜK HAKLARI
Diğer konu bizim teşkilatımız 212 bin kişilik teşkilat. Adliye personelimiz var, ceza personelimiz var, hakim, savcımız var. Elbette gönlümüz düzenleme yapılmasından yana ama tabi biliyorsunuz bir de Maliye Bakanlığı ayağı var bunun. Orayı aşarsak inşallah düzenleme yapabiliriz. Teşekkür ederim.
15 BİN PERSONEL ALIMI
Nisan gibi 10 bin tanesini hemen alacağımızı söylediler. Nisan gibi ilana çıkacak. 5 bin tanesi de Haziran'da. 15 bin kadronun 10 bin tanesi bayramdan hemen sonra Nisan gibi ilana çıkacak. Kalan 5 bin tanesi de Haziran'da ilana çıkacak.
HÜKÜMLÜLERLE GÖRÜŞME ŞARTLARI
Bu soru daha önce basın mensupları tarafından sorulmuştu. Avukatlarımızın bir kısmı aslında yanlış anladı. Bizim zaten tutuklularda bir düzenlememiz var. Örgüt ve terör suçlarında tutuklular özellikle hükümlüler ile avukatlarımızın görüşmelerinde örgütün talimatını iletme, aynı şekilde örgütün kuryeliğini yapma gibi durumlar varsa bunlar bir mahkeme kararıyla ve somut deliller durumunda hükümlüyle avukatın yapmış olduğu görüşme kısıtlanabilir, sonlandırabilir ya da bir zaman dilimine sıkıştırılabilir. Bu bizim 5275 Sayılı Kanunun 59. maddesinde yapılan düzenleme zaten yıllardan beri uygulanıyor. Şimdi şunu demek istedik. Örgüt ve terör suçlarında tutuklular bakımından böyle bir düzenleme yok. Tamam elbette tutuklu masum. Yani sonuçta berat da edebilir durum farklı ama kötüye de kullanılabilir. Yani burada olay bazında değerlendirmek istemiyorum. Ben örnek de verdim. Adnan Oktar örgütüne 280 tane avukatta görüşme oldu. O da tutukluydu, hüküm kesinleşmedi. Ya da bir başka bir tutuklunun kendisine etkin pişmanlıktan vazgeçilmek için 3 günde 52 tane avukatın geldiğini söyledi. Bunların hepsi somut. Burada şuna dikkat etmek lazım. Birincisi bir mahkeme kararı olacak. İkincisi terör örgütü suçu olacak. Üçüncüsü de avukatın örgüt adına bir kuryelik yaptığı, örgütün talimatlarını dışarı taşıdığı, işte aynı şekilde içerideki kişiye etkin pişmanlıkla bulunmaması için baskı yaptığı gibi somut durumlar olursa mahkeme kararıyla birlikte burada da avukatla tutuklu arasındaki görüşme elbette kısıtlanabilir, denetlenebilir ya da belirli bir zaman periyoduna saklanabilir. Bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi incelemesini de yaptık. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eğer bir mahkeme tarafından verilen bir karar ve somut bir delil varsa Örgüt ve terör suçlarında bu şekilde yapılan kısıtlamanın makul olduğunu söylemiş. Bunu 12. pakette bir eksiklik olarak gördüğümüzden getirmeyi düşünüyoruz.
CEZAEVİNDE YATAN KİŞİNİN BASINA DEMEÇ VERMESİ
Sosyal medyasını kullanıyor. Nasıl oluyor işte az önce söylemek istediğimize geliyor. Tabii yani normalde yapmaması lazım. İşte ama bizim tabii başka kanunlarda var. Yani tutuklu ya da hükümlünün sosyal medyadan kullanmama hakkı var. Bizde öyle bir şey yok. Bunu nasıl yapıyor? Biz araştırdık. Gazeteci içeri girmiyor. Genelde avukata verilen notlar da oluyor. Avukatla tutuklu arasındaki görüşmeler hiçbir şekilde denetlenemiyor. Vermiş olduğu notlar dışarıya özgür bir şekilde çıkartılabiliyor. Genelde bu şekilde oluyor. Gazetecinin içeri girip onunla röportaj yapması değil de. Avukatına verdiği notların dışarıya çıkartılması şekli oluyor.
KADINA ŞİDDET
En son sorudan başlayayım. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. O konuda da elbette hassasız. Çocuklar gibi kadınlar da bizim hassas gruplarımızdan, biliyorsunuz bizim bakanlığımızda Mağdur Hakları Daire başkanlığı var. Bu süreçleri takip ediyor. 6284 Sayılı Kanun’un uygulamasında sorunlar var. Onu bizzat biz de görüyoruz. Özellikle 5. maddede koruyucu tedbirler var. Bu tedbirler işte polis mi yapacak, savcı mı yapacak? Bu konuda tekrar gözden geçirme yapıyoruz. 6284 Sayılı Kanun’da. Kadınlarla ilgili zaten daha önce kademeli olarak bazı cezalar artırıldı. Yani eğer suç mağduru kadınsa doğrudan doğruya verilen cezalar artırıldı. Tekrar kanunları güncelleyeceğiz. Yapılması gereken bir şey varsa yapacağız. Ama 6284 Sayılı Kanunda özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanması konusunda bir aksaklık olduğunu görüyorum. Bu konuda bir güncelleme çalışması yapacağız. Birinci sorunuz yani orada bir sekreterya var mı yok mu? O dediğim gibi şu an öyle bir çalışma yok.
UZAYAN DAVALAR- HAKİM SAVCILARIN SOSYAL MEDYA KULLANIMI
Yargın hızlandırılması konusunda 12. pakette somut olarak düzenlemelerimiz olacak. İşte az önce de anlattım Sinan Bey. Atlamalı Temyiz, Yargının Etkinliği Bürosu, hakimlerin terfisi, belirli kriterlerin getirilmesi, belirli kararı onanmayan Yargıtay’dan geçmeyen hakimlerin terfi edememesi. Ceza ödül sistemi. Bunlar elbette hızlanma için yapacağımız adımlar. Daha şu an henüz Kanun çalışmamız bitmedi. Özellikle arkadaşlarımız da hep birlikte toplumdan gelen şeye de bakıyoruz biz, taleplere de bakıyoruz. Bunlar mutlaka yapılacak.
Diğer dediğiniz konuda yani nüfus ticareti işte otonom yapılar elbette yani bunlara biz kesinlikle müsaade etmeyiz. Ben İstanbul'da çalışırken de bunlara müsaade etmedim. Ama bunların somut olarak delillenmesi gerekiyor. Belgelenmesi gerekiyor. Vatandaşlarımız bunlar varsa, biri nüfus ticareti yapıyorsa, birinin ismini kullanıyorsa ya da birinin hatrı gönlüyle bir savcının iş yaptığını, bir hakimin karar verdiğini iddia ediyorsa mutlaka yargıya başvursun. Sonuna kadar bu sürecin takipçisi oluruz. Hakimler, savcılar hakkında da biliyorsunuz Şikayet Bürosu var. Vatandaşlarımız herkes rahat bir şekilde şikayet edebiliyor. O konuda ben çok hassasım. HSK üyelerimizin de çok hassas olduğunu düşünüyorum. En ufak bir hakimliğe gölge düşürecek bir şey olduğu zaman kesinlikle müfettiş incelemesi için izin veriyoruz ve sonuna kadar da gidiyoruz. Yani Hakimlik mesleği kesinlikle gölge düşürülemeyecek bir meslektir. Hakimlik hem tarafsızlık konusunda gölge düşmemesi gerekiyor. Hem de hakimin baktığı dosyada şahsi siyasi görüşünü belirtmeyecek şekilde gölge düşmemesi gerekiyor. Bu konuda çok hassasız.
Buradan şunu da söylemek istiyorum. Özellikle dün de söylemiştim sosyal medyada son zamanlarında bazı hakim savcı arkadaşlarımız işte böyle fotoğraflar veriyorlar operasyonlarıyla ilgili işte polislerle fotoğraf çekiyorlar. Bunlar yapılıyor, açıklamalar yapılıyor. Bunlar yanlış. Bu süreçle de ilgili takip ediyoruz. Hakim savcıların sosyal medya kullanmasına karşıyız. Hakim savcı dosyasıyla, kararıyla konuşur. Yani bunların sosyal medyada boy göstermesi, açıklama yapması ya da işte şu operasyonu yaptık, bununla fotoğraf vermesi. Bunlar yanlış şeyler. Bunları da belirtmek istiyorum.
AVUKATLIK KANUNU
Avukatların bildiğim kadarıyla reklam ve etik kuralları var. Onlarla ilgili baro kendi sürecini başlatıyor. Avukatlar reklam yapamaz. Bu konuda etik kuralları var.
Tabi o bizi ilgilendiren bir konu değil. Baroların işlettiği bir süreç. Avukatlık Kanunu elbette güncellenebilir. Yani 206 bin tane şu an avukatımız var. Onların sorunlarını da biliyoruz. Özellikle ekonomik olarak zor durumda kaldıklarını da biliyoruz. Onlarla ilgili de dün de söyledim ben. Birtakım düşüncelerimiz var. Özellikle tapuda belirli miktarı geçen işlemlerin bizzat avukatların katılımıyla zorunlu getirilmesi gerekiyor. Avukatlıkta özellikle son zamanlarda kaliteyi artırdık. Biliyorsunuz Hukuk Fakültesi mesleğine giriş önce ilk 125 bindi. Bunu ilk 100 bine indirdik. Aynı şekilde dikey geçiş sınavlarında Hukuk Fakültesine girişi engelledik. Ve hukuk mesleklerine giriş sınavı getirdik. Bakın biliyorsunuz geçen sene uygulandı. Yüzde 23 başarı oranı var. Yani biraz zordu herhalde. Ama artık Hukuk Fakültesinin ve Avukatlık mesleğinin biz kesinlikle kaliteli bir meslek olmasını istiyoruz. Elbette Baroların bu konuda bir reklam yasağı ya da disiplin hükümleri uygulanacaktır.
Diğer konu belediyelerde kanunlarında bir boşluk olduğunu iddia ediyorsunuz. Belediyelerde sürekli olarak biliyorsunuz Sayıştay denetimi var. Aynı şekilde İçişleri Bakanlığı müfettişleri de denetleme yapıyor. Bunların aslında genelde savcılıkla entegre edilmesi gerekiyor. Sayıştay inceledikten sonra bir suç unsuru buluyorsa savcılığa ihbarda bulunması gerekiyor. Bunu bilmiyorum ben. Daha önce bizim operasyon yaptığımız Belediyelerde Sayıştay denetiminden geçti mi ya da bize bir ihbarda bulunuldu mu bu konu açıkçası bilmiyorum yani.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE-SELAHATTİN DEMİRTAŞ- ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Biz bu sürecin içinde değiliz. Tekrar söyleyeyim. Bu tamamen yüce Meclis'in yürütmüş olduğu bir süreç. Önce Adalet Komisyonu'na gidiyor. Adalet Komisyonu burada bir çalışma yapacak. Daha sonra da Genel Kurula gelecek. Biz sadece teknik olarak özellikle Hukuk İşleri Genel Müdürlüğümüz ve Kanunlar Genel Müdürlüğümüz bu konuda tecrübeli. Arkadaşlarımız teknik olarak yardım ediyor. Bu sürecin tamamen kanun yapılması, tasarrufu, takdiri, yöntemi nereleri kapsayacağı Meclis’e ait. Bu süreçte biz değiliz.
İkinci konu Selahattin Demirtaş'la ilgili süreç. O tabii şu an ayrı yürüyen bir süreç. Onunla ilgili şu an devam eden bir süreç var.
Anayasa değişikliğiyle ilgili yani bu özellikle terörsüz Türkiye için Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulur mu? Yani o bence şu an temel kanunlarda değişiklik yapılarak ihtiyaç giderilebilir. Ama genel olarak ben şunu söylüyorum. Anayasa değişikliğini sadece terörsüz Türkiye süreci için değil, genel olarak ülkemizin bir Anayasa değişikliği ihtiyacı var. Genel olarak bu konuda eksik Anayasalarımız var. 1982 darbe anayasası biliyorsunuz. Yani yamalı bohçaya döndü, sürekli olarak değişiklikler yapıldı. Elbette anayasanın ele alınarak değişiklik yapılması gerekiyor. Ama terörsüz Türkiye süreci için Ceza Kanunu, Ceza Güvenlik İnfaz Kanunu ve diğer kanunlarda değişiklik yapılması yeterli.
İBB DAVASI
Bizim şahıslarla bir Cumhuriyet Savcısının şahıslarla ilgisi yok. Cumhuriyet Savcısı şuna bakar. Ortada bir suç var mı yok mu? Burada şahısların makamları, mevkileri yaptıkları görevler ilgilendirmez. Burada o şahsın Belediye Başkanı olması, sanatçı olması ya da zengin fakir olması Cumhuriyet Savcısının görevi değildir. Ben o soruşmayı yaparken bu şekilde baktım. Yani o şahsın Belediye Başkanı olması bizim için önemli değil. Biz suç var mı yok mu buna bakarız. O bakımdan yani o şahsın şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece Cumhuriyet Savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım. Sonuçta biliyorsunuz bir yargılama aşaması başlıyor. Yani hukukta şu var. Mutlaka her karar denetlenebilir. Benim mesela daha önceki işte televizyonlarda da işte şu kararı verdi. Bakın benim vermiş olduğum kararların hepsi Yargıtay’ın … geçti. Yani hukuk sistemi aslında birbirini tamamlıyor. Yani bir savcı yanlış karar verirse itirazdan zaten üst mahkeme kaldırır. Mahkeme yanlış karar verirse Yargıtay bozar. Biz burada şahıslarla ilgili problem yapmıyoruz. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz dosyanın şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi. Burada şahsın Belediye Başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. Cumhuriyet Savcısı kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklamaya sevk eder. Makul şüphe varsa soruşturmaya başlar. Daha sonradan da delillerin tamamlanma aşaması olur. Yani siz de iddianameyi okudunuz. Yani orada iddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. Masak raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları. Soruşma bu şekilde ilerledi. Biz şahıslarla ilgili bir şeyimiz yok, çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık.
ŞAHISLARIN SİZİ SÜREKLİ MİNDERE ÇEKME VE SİYASİ BİR PERSPEKTİF OLUŞTURMA STRATEJİSİ
Yani ben o soruya cevap vermek istemiyorum. Sürekli olarak yaptılar bize de aynı şekilde. Ben sadece biliyorsunuz bazen manevi tazminat davası açtım. Onlarla ilgili kazandıklarımız da oldu. Yani onlar, herkes bir şekilde yani savunma hakkı kutsaldır. O savunmasını yapacak. Ama burada benim olaya şahsımın karıştırılması yanlış bir duygu. Ben Cumhuriyet Başsavcısı olarak görevimi yaptım. Yani onun Belediye Başkanı olması ya da başka bir görevde olması beni ilgilendirmiyor.
İBB DAVASI İÇİN MAKUL SÜRE
Makul süre biliyorsunuz yargılama başlayacak 19 Mart'ta. 40 Ağır Ceza Mahkemesi. O konuda. Yani yargılama mahkemenin kontrolünde. Ben onu bilmiyorum ne zaman bitirir ama o tip davalarda makul süre yok. O ağır cezalardaki makul süre yok. Şimdi 406 sanık var bildiğim kadarıyla.
Tabi uygulama şöyle oluyor ama bu mahkemeye sadece tek bir heyet bakacak. Yani bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Bir Cumhuriyet Savcısı görevlendiriliyor savcılarda, şeyde, duruşma heyetinde. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Ama yani savunmalar alınıyor biliyorsunuz. Daha sonra tanıklar dinleniyor. Delilerin tartışılması aşaması oluyor. Bu tamamen mahkemenin, heyetin, heyet başkanının kendi kontrolünde yürüteceği bir yöntem.
12. YARGI PAKETİNDE BOŞANMA DAVALARI-NAFAKA KONUSU
Onu tartıştık. Yani zaten şimdi bizde iki türlü boşanma davası var. Bir tanesi anlaşmalı boşanma davası, bir de çekişmeli boşanma davası. Anlaşmalı boşanmada eğer her iki taraf her konuda anlaşırsa maddi manevi tazminat ya da vesaire orada zaten hemen duruşma gibi veriliyor. Karar bitiyor. Burada sizin demek istediğiniz herhalde anlaşmalı boşanmada taraflar bir aile arabuluculuğuna gitsin. Özellikle psikolog, pedagog çocuklar dinlensin. Sağlıklı kararlar verilsin. Bunu düşünüyoruz. Bizim de aklımızda var. Ama bizim getirmek istediğimiz asıl çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk sistemi.
Bu pakette yok, Nafaka ile ilgili yok. Çünkü Nafakanın biliyorsunuz çok farklı bir katman tabakası var. Bu pakette nafaka ile ilgili düzenleme yok.
Bireysel başvuru çok önemli bir kazanım. Özellikle Anayasa Mahkemesinde vatandaşlar ilk derecede kesinleşen ya da Yargıtay’da kesinleşen dosyalar için gidiyor. Burada tabii Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları biraz daha farklı yorumlayabiliyor. Bu konuda bir düzenleme yapmayı düşünmüyoruz. Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararlar zaten bağlayıcı. Yani orada süper temyiz mahkemesi bu tartışmalarda bence anlamsız.
Bu bireysel başvuru özellikle anayasa değişikliğinde elde edilmiş önemli bir kazanım. Başka bir sorunuz var mı? Bitti herhalde. O zaman kapanış konuşmasını yapalım. Kıymetli basın mensubu arkadaşlarımız, basın mensubu temsilcilerimiz. Öncelikli olarak tekrardan bizi onurlandırdığınız için, aynı sofrada sizinle iftar yaptığım için teşekkür ediyorum. Biz aynı aileyiz, biz çalışıyoruz, mutfaktayız. Siz de onu vatandaşa, kamuoyuna duyuruyorsunuz. Elimizden geldiğince birlikte beraber tekrardan bu süreçlere, toplantılara tanık olacağız. Tekrardan hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Hayırlı Ramazanlar diliyorum. Allah'a emanet olun. Sağlıcakla kalın.





