Bahçeli konuştu, Yunanistan panikledi! ‘Erdoğan Ege ve Kudüs’ü istiyor’
Yunan pentapostagma haber sitesi, MHP lideri Bahçeli’nin “Şam’ın fethi, Kudüs’ün fethinin habercisidir. Bölge yeni Selahaddin’ini arıyor, o siz olun.” sözlerini vererek, “Türkler iki şeyi çılgınca istiyor. 1- Ege Denizi’nin yarısının, mikro adaların ve kayalık adacıkların ele geçirilmesi. 2- Kudüs’ü fethetme vizyonuyla tüm İslam dünyasının kontrolü” diyerek ülkenin kenetlenmesi ve silahlanmaya devam etmesi gerektiğini belirtti.
TAHSİN HAN
Yunanistan basını Türkiye’yi yakından takip etmeye ve siyasi analizler yapmaya devam ediyor. Yunan pentapostagma haber sitesi, manşetten verdiği analiz habere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ege’nin yarısını ve Kudüs’ü almayı çok istiyor.
Büyük paranoya ve kaygının hissedildiği haberde şu ifadeler kullanıldı: “Ege bir başlangıç: Bahçeli, Erdoğan’ın Kudüs’ü fethetme konusundaki “büyük fikrini” açıkladı. Ona göre, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi, Türkiye’nin tüm İslam’ın liderliğini üstlenme planının ilk adımıydı. Bugünkü Türkiye ve ABD liderliğindeki Trump yüzünden oluşan mevcut durum hakkında hiç kendimizi kandırmayalım. Erdoğan’ın yoldaşı Bahçeli’nin de açıkladığı gibi, Türkler iki şeyi çılgınca istiyor ve peşinden koşacaklar: 1- Ege Denizi’nin yarısının, mikro adaların ve kayalık adacıkların ele geçirilmesi. 2- Kudüs’ü fethetme vizyonuyla tüm İslam dünyasının kontrolü. Bu, artık açık ve acımasız bir şekilde kendini gösteren gerçek bir tehdittir ve aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri bu amaç doğrultusunda gücünü artırmaktadır.
ŞAM’IN FETHİ KUDÜS’ÜN HABERCİSİ
Milliyetçi MHP Partisi lideri Devlet Bahçeli, İslam tarihinin ‘kahramanlarını’ hatırlatarak Erdoğan’a şöyle seslendi: ‘Şam’ın fethi, Kudüs’ün fethinin habercisidir. Bölge yeni Selahaddin’ini arıyor, o siz olun.’
Türk basınındaki haberlere göre; Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmede, İslam dünyasının kalbi Kudüs için tarihi bir vizyon ve hedef ortaya koydu. Bahçeli, İslam tarihinin şanlı sayfalarından örnekler vererek Erdoğan’ı ‘Kudüs’ün 5. büyük ismi” olmaya çağırdı. ‘Dört büyük isim var, beşinci sen ol’ diye vurguladı.
Bahçeli, Erdoğan’a şöyle seslendi: ‘Hazreti Ömer, Kudüs’ü fethetti ve adaleti sağladı. Selahaddin Haçlıları kovdu ve Kudüs’ü fethetti. Yavuz Sultan Selim, İslam birliğini sağladı ve Kudüs’ü fethetti. Sultan Abdülhamid, Kudüs’ü yeniden canlandırdı ve korudu. Bu dört isim Kudüs davasının sembolleridir. Neden bu zincirin beşinci halkası siz olmayasınız? Şam’ı fetheden, Kudüs’e giden yolu açar. Tarih bize Şam’ın fethi ile Kudüs’ün fethi arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Şam’da hüküm süren irade kaçınılmaz olarak Kudüs’e ulaşır.
Bahçeli böylece Türkiye’nin bölgedeki stratejik hamlelerinin nihai hedefinin Kudüs olması gerektiğini belirtti.
MÜSLÜMAN DÜNYANIN LİDERİ OLACAK
Türkiye’nin liderlik rolüne ilişkin iddiasını iki temel sütuna dayandırıyor.
Birincisi, halifeliğin kutsal emanetlerinin Türk topraklarında bulunması, ona göre Ankara’ya gerekli manevi meşruiyeti kazandırıyor.
İkinci olarak, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi, ‘İslami kimliğinin’ yeniden kazanılması ve tam manevi egemenliğe doğru atılmış belirleyici bir adım olarak yorumlanmaktadır. Kudüs meselesine yaptığı gönderme özellikle önemlidir. ‘Bu, Kudüs’ten sonra olacak’ ifadesi, Ankara’nın Ortadoğu cephelerinde Erdoğan’ın Müslüman dünyasının lideri olarak resmen ortaya çıkması için bir katalizör görevi görecek belirleyici bir gelişme beklediğini göstermektedir.
Bahçeli adlı ‘Gri Kurt’, özünde, anlatısından pek de farklı olmayan bir şekilde, tüm Türk siyasi elitini saran büyümenin boyutunu ortaya koymaktadır.
Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetlerinin aşırı teçhizatlandırılmasının, Doğu Akdeniz’de Yunanistan, Kıbrıs, İsrail ve genel olarak Türk planlarını sorgulayan herkese karşı üstünlük kurmayı amaçladığını açıkça ortaya koymaktadır.
GÖRMEMEK İÇİN KÖR OLMALIYIZ
Aynı zamanda Ankara, Ortadoğu’ya ve özellikle İsrail’e karşı kullanmak istediği, İslam’ın önde gelen ülkesi olarak görünmeyi hedefliyor.
Türkiye’deki İslamcı grubun gerçek planlarını görmeyen ve anlamayanlar ya kördürler ya da bu planlarla yüzleşmekten korkarlar.
ABD’nin Türkiye Büyükelçisi’nin Kürtlere karşı tutumu ve Trump’ın Erdoğan ile olan dostluğu, yakında yaşanacak her şeyin habercisi niteliğinde.
Yunan kültürünün tüm bu süreçte uyması gereken tek politika birlik, hazırlık ve silahlı kuvvetlerimizin sürekli olarak donatılmasıdır.”