AYM'den muhalif medyanın yalan ve iftiralarına ödül gibi karar! Basın İlan Kurumu'ndan flaş açıklama
Anayasa Mahkemesi (AYM), yalan ve iftira haberlerine yönelik Basın İlan Kurumu tarafından 'ilan kesme' cezası alan muhalif medya lehine dikkat çeken bir karar verdi. AYM'nin kararının ardından Basın İlan Kurumu'ndan açıklama geldi.
Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhuriyet, Sözcü, Birgün ve Evrensel’e Basın İlan Kurumu’nun (BİK) ‘ilan kesme’ cezalarıyla ilgili yalan ve iftira haberlerinin lehine bir karar verdi.
Konuyla ilgili dört gazetenin yaptığı 14 bireysel başvuru dosyasını tek bir dosyada değerlendiren AYM, yalan ve iftiralara yönelik verilen cezaların basın ve ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti.
AYM, ihlallerin yapısal bir sorundan kaynaklandığını belirterek, “Sorun sistematik” dedi.
BİK’nin cezalara gerekçe olarak gösterdiği 195 sayılı Kanun'un 49. maddesinin yeniden düzenlenmesi isteyerek hükmün Meclis’e gönderilmesine karar verdi.
Basın İlan Kurumu'ndan açıklama geldi
Basın ilan kurumu, yeni kanun yapılana kadar yalan iftira şeklindeki basın ahlak esaslarına aykırı yayınlar için AYM kararı gereği karar vermeyeceğini açıkladı.
Basın İlan Kurumu'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 10 Mart 2022 tarihinde oyçokluğu ile aldığı 2016/5903 başvuru numaralı kararı, Resmi Gazete’nin 10 Ağustos 2022 tarih ve 31919 sayılı nüshasında yayımlanmıştır. Kurumumuzca, gerekçesiyle birlikte bugün öğrenilen AYM kararına ilişkin; kamuoyunun bilgilendirilmesi adına aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur.
En başta vurgulamak isteriz ki, 02 Ocak 1961 tarih ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanunun “Müeyyide” başlıklı 49. maddesi, bugüne kadar hiç değişmemiştir. Genel Kurulumuz, söz konusu maddeye dayanarak 1961, 1964, 1994 ve 2022 yıllarında Basın Ahlak Esaslarını belirlemiştir.
Bütün bu mevzuat hükümleri birçok mahkeme kararında hukuki kaynak olarak kabul edilmiştir. Hatta AYM’nin 2016/5653, 2016/73997 ve 2017/30597 başvuru numaralı kararlarında, anılan kanun hükmünün kanunilik ölçütünü karşıladığı açıkça vurgulanmıştır.
Bu tespitin ardından Anayasa Mahkemesi, basın ahlak esasları ile ilgili olarak kendisine yapılan başvuruları münferit olarak ele almış ve müeyyide kararının ölçülülük ilkesine uygun olup olmadığını esastan incelemiştir.
Ancak bu son kararıyla AYM, 195 sayılı Kanunun 49. maddesinde yapısal bir sorun tespit ederek, önceki görüşünden ayrılmış ve anılan kanun hükmünün temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasında kanunilik unsurunu taşımadığı sonucuna varmıştır.
Bugün, AYM’nin görüş değişikliği içeren bu kararı, kanun maddesinin iptali kararı değildir. AYM, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) ilgili kanun maddesi hükmünün; kararda bahsi geçen dengeleme ölçütleri göz önüne alınarak yeniden düzenlenmesini önermektedir.
Önemle belirtmek isteriz ki, AYM kararında, kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olan ve eleştiri sınırlarını aşan ve/veya kanunlarında yaptırıma bağlanan suç kapsamında yer alan haberlerin, yaptırıma tabi tutulmasının hukuk devletinin bir gereği olduğu ifade edilmektedir. Kararda, basının niteliklerini artırma ve basının özellikle ekonomik özgürlüğünün tesisini sağlama gayesiyle kurulan bir kuruma, müeyyide uygulama yetkisinin verilebileceği hükme bağlanmaktadır.
Dolayısıyla AYM, Basın İlan Kurumu’nun müeyyide uygulama yetkisinin bulunduğunu açıkça ifade etmektedir.
Olağanüstü gündemle toplanan ve AYM’nin kararını bu çerçevede değerlendiren Yönetim Kurulumuz, TBMM tarafından 195 sayılı Kanunun 49. maddesinde değişiklik yapılana kadar Basın Ahlak Esasları kapsamında yapılan başvuruları toplantı gündemine almamaya karar vermiştir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.