• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Avrupa’ya Türkiye’deki polis şiddetini şikâyet etti ama yüzünde çizik bile yok!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

CHP’nin Türkiye’ye şikâyet etmesi için yolladığı 23 yaşındaki Gençlik Delegesi Enes Hocaoğulları, katıldığı Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde, tıpkı CHP Genel Başkanı Özgür Özel gibi ülkesini haince şikâyet ederek yardım dilendi. Türkiye’de sokak olaylarında polisten şiddet gördüğünü ve göz altılarda çıplak aramalara maruz kaldıklarını anlatan Hocaoğulları’nın yüzünde çizik bile bulunmaması ve pahalı takımla Brezilya dizilerinden fırlamış jönlerini andırması, Türkiye aleyhine sergilenen pespayeliği gözler önüne serdi.

İftiralarla dolu konuşmasında alçaklığa doymayan sözde gençlik delegesi Enes Hocaoğulları, göstericilere yönelik göz altılarda çıplak arama yapıldığı yalanıyla polisimizi hedef aldı. Hain sözde gençlik delegesi, üç gün boyunca yaptığı görüşmelerde Türkiye aleyhinde yaptığı alçak ithamlara yeterince karşılık görmediğini ima ederek, “Üç gün boyunca Palais’de sıkça duyduğum ifadeler şunlardı: ‘Türkiye’de olanların farkındayız ve yakından takip ediyoruz.’ Ve hatta ‘Türkiye, uluslararası hukuk standartlarına bağlıdır.’ Görünüşe göre öyle değil. Ya da ‘bağlı olmak’ kavramını farklı tanımlıyoruz” ifadeleriyle tıpkı CHP Genel Başkanı Özel’in “Terk edilmiş hissediyoruz” sözlerindeki sefaleti ortaya koydu.

TÜRKİYE’YE VE TÜRK POLİSİNE ALÇAKÇA İFTİRALARDA BULUNDU!

CHP’nin pahalı kıyafetler ve fitnelerle donatarak Avrupa’ya şikâyete gönderdiği Enes Hocaoğulları, konuşmasında şu iftiralara yer verdi: “Ekrem İmamoğlu, Buğra Gökçe, İlker Caniklioğlu, Zeynep Kuray, Enes Hocaoğulları. Bunların sadece isimler olduğunu düşünebilirsiniz. Ama aslında her biri bir hikâye. Bu ay Türkiye’de demokratik gerilemeden etkilenen insanların hikâyeleri. Nereden mi biliyorum? Çünkü benim adım da onların arasında. Geçen hafta sokaklarda demokrasi için savaşıyordum. Bu hafta ise Palais’de. Benim durum değerlendirmem, yılların makam tecrübesinden değil, sokaklardan geliyor. İlk günden beri oradaydım. Polis güçleri üzerimizde orantısız güç uyguladığında, biber gazı, plastik mermi ve tazyikli su ile. Arkadaşlarım gözaltına alınıp çıplak aramalara maruz kaldığında oradaydım. Dediğim gibi değerlendirmelerim bir makamdan gelmiyor. Ama bu üç gün boyunca Palais’de sıkça duyduğum ifadeler şunlardı: ‘Türkiye’de olanların farkındayız ve yakından takip ediyoruz.’ Ve hatta ‘Türkiye, uluslararası hukuk standartlarına bağlıdır.’ Görünüşe göre öyle değil. Ya da ‘bağlı olmak’ kavramını farklı tanımlıyoruz. Muhtemelen çoğunuzun bir yılın toplamında görmediği insan hakkı ihlallerine geçtiğimiz bir hafta içinde tanık oldum ve bu insan hakkı ihlallerinin, ‘insan hakları ihlalleri’ olarak ele alınması gerektiğini vurgulamalıyım. Bir gençlik delegesi olarak, o hafta ne öğrendiğimi söyleyeyim: Gençlik artık ‘yeter’ diyor. Biz ‘yeter’ diyoruz ve özgürlüklerimizi geri almak için sokağa çıkmaya hazırız. Mesajın ne olması gerektiğini bilmiyorsanız endişelenmeyin. Mesaj hazır gençlerde. Tek yapmanız gereken, bu mesajı alıp bizi dinlemeyen karar alıcılara iletmek. Hem konuşmam hem de Türkiye’deki demokrasiyi kurtarmak için zamanımız tükenirken size şunları söyleyeyim: Eğer bir uyanış çağrısı arıyorsanız işte bu-ra-da!”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Asa

Bunu vatana ihanetten 15 yol kodese kocan manda i serefsiz

Melek Besim

Bu yarım akıllıları biri hapiste mi tutuyor da özgürlük istiyorlar? Çok özgürlükten, serbestlikten akılları yetmediği için bir sağa sola saldırıyorlar
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23