• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Avrupa Birliği ipe un serdi

Yeniakit Publisher
2016-05-30 07:45:00 - 2018-11-06 00:47:56
Avrupa Birliği ipe un serdi

Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır dönüşü uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Terörizmin ve teröristin tanımının iyi yapılması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, AB’de de bu hususta net bir tanım yok. Biz, terörle mücadele yasamızı, dünyayı, Avrupa’yı inceleyerek hazırladık. AB, vize serbestisi ve terörle mücadele konusunda da Türkiye’nin hassasiyetlerini göz önüne almayarak ipe un seriyor” dedi.

KADİR DEMİREL / DİYARBAKIR - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır dönüşü aralarında Genel Yayın Yönetmenimiz Kadir Demirel’in de aralarında bulunduğu gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı.

İşte o sorular ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği cevaplardan satır başları:

Diyarbakır’daki açılış töreni, mevcut şartlara bakarak değerlendirilirse, hamdolsun gayet iyiydi. Toplu açılış töreni normal şartlar altında olmamasına rağmen coşku ve heyecan vardı katılım da iyiydi. Hükümetin gerek alt yapı gerekse üst yapı konusunda atacağı adımlar şehrin havasını ciddi biçimde değiştirecektir. Kanaat önderleri bu tür şeylere önceleri pek ilgi duymuyorlardı. Ama bu sefer yaptığım görüşmelerde, kendilerini tüm bu konularla daha ilgili gördüm. 

O ANALARIN GÖZYAŞLARINI ASLA UNUTAMAYIZ

Terör örgütünün el koyduğu gençler için siz hiç ‘terörist’ sıfatı kullanmadınız. Onlardan, ‘vatandaşlar’, ‘çocuklar’, ‘gençler’ diye söz ettiniz. Böyle bir dil kullanmanın, hükümetin de bu söylemi benimsemesinin müspet olacağı kanaatinde misiniz?

Kullanılan dil tabii ki önemli. Terörizmin de teröristin de tanımı iyi yapılmalı. Avrupa Birliği’nde de bu hususta bir genel çerçeve olmakla birlikte, esasen net bir tanımlama yok. Bizler terörle mücadele yasamızı, dünyayı, Avrupa’yı inceleyerek hazırladık. Vize serbestisi konusunda, terörle mücadele konusunda Türkiye’nin hassasiyetlerini göz önüne alınmaması, ipe un sermektir. O gençleri o kızları dağa kaçırdılar onlar kendileri gitmedi. Kaçırılan evlatları için Diyarbakır Belediyesi’nin önünde ağlayan o anneleri bir kenara bırakabilir miyiz? Bırakamayız. O anneler Başbakan olduğum dönemde, beni ziyarete geldiler. Onların gözyaşlarını unutamayız. Şimdi, terör örgütünden kaçıp teslim olanların anlattıkları, itirafları ortada. Gerçeği gören gençler, tekrar annelerine babalarına dönmeye başladılar. Bu süreci çok iyi yönetmemiz lazım. İyi yönetelim ki dağda kalanları çekebilelim. 

 Dürümlü köyüne de gittiniz. Teröristler tarafından katledilen ailelere taziyede bulundunuz, mezarlarını ziyaret ettiniz. Ziyaret ettiğiniz o köyün, o mezranın Milliyetçi Hareket Partisi’nin kalesi olduğu söyleniyor... 

Hayır, o bilgi doğru değil. Orada o partiye mensup iki üç kişi var mıdır bilemem. O bilginin doğru olmadığı son seçimdeki oy tablosundan da belli. Orada HDP’nin aldığı oy 350 civarında. AK Parti de 45-50 oy almış. Orada 15 tonluk patlayıcı yüklü kamyonu kovalayan Seyithan da, AK Parti teşkilatının yönetim kurulunda olan bir arkadaşmış. 

ANGAJMAN KURALLARININ GEREĞİ YAPILDI

Putin’in Atina ziyareti sırasında yaptığı açıklamaları var. ‘Arayı düzeltmek istiyoruz, Ankara’nın adım atmasını bekliyoruz’ diyor. Bu mesajı nasıl yorumluyorsunuz?

İlişkilerin bozulmasını biz istemedik. Sayın Putin’den olumlu bir adım geldi de biz olumsuz bir yaklaşım mı sergiledik? Böyle bir şey söz konusu değil. Hava sahamızın sık sık ihlal edildiği, G20 zirvesi sırasında Putin’e aktardığımız bir konuydu. Hatta denizde gemilerimizi de taciz etmişlerdi. Dost bir ülkeye yönelik bu ihlaller yapılmasının doğru olmadığını ifade etmiştik. Sayın Putin, orada, bunlardan hiç haberi olmadığını söyledi. Kendisi benim yanımda Lavrov’a dönerek talimat verdi; ‘Biz bu işi çözeceğiz’ dedi. Hatta biz de buna sevindik, mutlu olduk. Ne var ki, o toplantıdan birkaç gün sonra, aidiyeti belirsiz bir uçak, hava sahamızı ihlal edince, uyarılara da yanıt vermeyince, angajman kurallarının gereği yapıldı.

Uçağın düşürülmesi karargâha sorulmadan uygulamaya konulduysa burada bir soru işareti yok mu?

Hayır, angajman kurallarının neler olduğu belli zaten. Hava sahamız ihlal edilmiş. İhlali yapan uçağın aidiyeti belli değil. Uyarılar yapılmış. Uyarılara rağmen ihlal devam ediyor. Radar kayıtlarını, Rusların askeri ataşelerine gösterdik. Rusların hadiseyi pilotun da vurulması gibi sunmaları gerçekle bağdaşmıyor. Uçağın pilotu aslında sağ olarak kurtuluyor. Ama pilot muhaliflerin eline düşüyor. Suriyeli muhalifler tarafından öldürülüyor. Öldürülen pilotun naaşını, yaklaşık on gün süren müzakereler neticesinde biz aldık. Naaşı almakla da kalmadık. Ortodoks bir papaz getirerek, naaşla ilgili tüm dini ritüellerin yerine getirilmesini sağladık. Gerekli tüm hassasiyeti sergiledik. Türkiye olarak o hadisede üzerimize düşeni en iyi biçimde yerine getirdik. 

Yeni hükümetle birlikte sistem vurgusunun altı daha fazla çizilmeye başlandı. Partili cumhurbaşkanı, yarı başkanlık gibi. Bunun bir an önce adının konulup, harekete geçilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?

Parlamentonun yeterli sayıyı yakalaması lazım ki, bu iş çözülebilsin. Eğer yeterli sayıyı yakalayamıyorsa, biz burada cumhurbaşkanı ve başbakan olarak uyum içerisinde milletimize hizmeti sürdürürüz. Mecliste AK Parti dışındaki partilerin ne halde oldukları ortada. Ana muhalefet partisi dahi kendi içinde sıkıntılı. Kullandıkları dil, üslupları zaten ayrı bir sorun. Şahsımla ilgili kullandıkları dil, gruba getirdikleri tabanlarının orada Cumhurbaşkanına, kurucusu olduğum partideki arkadaşlara küfretmeleri, bu duruma hiçbir müdahalede bulunulmaması, ana muhalefet partisine yakışmıyor. Ben dava açtım. AK Partili milletvekilleri, hatta teşkilatlar da dava açıyorlar. 

Eskiden grup toplantılarına seyirci alınmazdı. İç tüzüğe de aykırı değil mi tribüne oynamak?

İzleyici alınır alınır ama izleyici alkış dahi yapamaz. Ama bahsettiğimiz hadisede bambaşka bir durum var. Mesela AK Partililer de slogan falan atıyorlar ama onlarda öyle küfür falan göremezsiniz. Parlamentonun iç tüzüğünün kesinlikle değişmesi lazım. Bu iç tüzükle parlamentoyu çalıştırmak çok zor.

BÖLGEDEKİ İMAMLAR TEHDİT Mİ EDİLİYOR?

Diyarbakır’da ve çevre vilayetlerde, bazı imamların hutbelerde HDP propagandası yaptıkları; bunların da daha ziyade şu anda HDP’de milletvekili olan bir müftü tarafından atandıkları yönünde iddialar var. Sizce söz konusu imamlar tehdit edildikleri için mi yoksa taraf oldukları için mi böyle yapıyorlar?

Kanaat önderlerinden biri de gelip bana benzer şeyler aktardı. Bu tür iddiaların tabii ki incelenmesi lazım. Gerekli çalışmalar yapılmalı. Bunları ben de inşallah Başbakan ve Diyanet İşleri Başkanı ile oturup konuşacağım. 

Rakka’da DAEŞ’e karşı bir operasyon yürütülüyor. Türkiye’nin Suriye politikası nereye gidecek? 

Biz bölgedeki gelişmeleri hassasiyetle takip ediyoruz. Teşrin barajı, batısı doğusu önemli. Münbiç konusu önemli. Azez, Azez’in güneyi yani Rakka önemli. Tüm bu gelişmeleri sabırla izliyoruz. Orada koalisyon güçleri var ve elbette onlarla beraber çalışırız. Ama gereken yapılmazsa, verilen sözler tutulmazsa, kendi göbeğimizi kendimiz kesmek durumunda kalabiliriz. 

Obama ile 70 dakika telefonda görüştünüz. Herhalde size bir takım taahhütlerde bulunulmuştur. 

Bulunuldu. Şimdi göreceğiz. Taahhütler yerine getirilecek mi, getirilmeyecek mi göreceğiz. 

Rusya’nın Suriye ile ilgili yeni bir anayasa hazırladığı Suriye Arap Cumhuriyeti ismi yerine Suriye Cumhuriyeti şeklinde değiştirildiği; bu yaklaşımın ise Suriye’yi çeşitlendirmek, içinde Kürt unsurları da, başka unsurları da barındıran federal bir yapıya götürmek şeklinde bir tasarı olduğu söyleniyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir?

Biz tabii ki Suriye’nin toprak bütünlüğünden, Suriye halkının birliğinden yanayız. Bu açıdan, Cenevre 3 önem arz ediyor. Oradan bakalım ne çıkacak göreceğiz. Biz Cenevre 3’e katılacak olanları teşvik ediyoruz. Muhaliflere ‘Sakın geri durmayın mutlaka katılın’ diyoruz. O toplantı önem arz ediyor.

ABD, Irak’ta Şii örgütler üzerinden, Suriye’de ise PYD üzerinden bir hareket geliştiriyor? İncirlik meselesi gündeme gelir mi?

DAEŞ’in Irak’ta yediği darbeler var. Musul da yavaş yavaş bazı darbeler yedi. Bazı yerler DAEŞ’ten geri alındı. Aynı şekilde Kuzey Suriye’de de DAEŞ’ten geri alınan yerler söz konusu. DAEŞ’le mücadelede kaydedilecek ilerlemeler tabii önemli. Irak’ta İran’ın rolü, ayrıca Kuzey Irak’taki rahatsızlık da önemli. Kuzey Irak’la, Başika’yla ilgili bizim süreçlerimiz de var. Aynı şekilde Kuzey Suriye’deki gelişmeleri de yakından izliyoruz. 

EFES TATBİKATI’NDA İHA’LARI KULLANACAĞIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Geçenlerde bir helikopterimiz düşürüldü. İki şehidimiz oldu. O hadisede kullanılan silahların terör örgütünün eline nasıl geçtiği ifade ediliyor. Bu noktada nasıl bir değerlendirmeniz olur” sorusunu ise şöyle cevaplandırdı: 

- Kullanılan silahın ne olduğu belli. Şu anda teröristlerin elinde Rusya tarafından verilmiş uçaksavar ve füzeler var. Bölücü terör örgütü bunlarla teçhiz edilmiş durumda. Bunlar Suriye tarafından, Irak tarafından bölücü terör örgütüne aktarılıyor. Silahlı kuvvetlerimiz hiçbir şeyi göz ardı etmeden bunların üzerine gidiyor. Fırtına obüslerimiz çok ciddi işler görüyor. Bunların mühimmatını da ürettiğimiz için rahat kullanıyoruz. Üretimi bize ait olmayan mühimmatları, siparişle alınan mühimmatları tabii ki idareli kullanıyoruz. Özel sektörümüz, biliyorsunuz, insansız hava aracı da üretiyor. Nitekim Efes Tatbikatı, insansız hava araçlarımızın da kullanılacağı bir tatbikat olacak.

ABD’NİN TAVRI DÜRÜSTLÜKLE BAĞDAŞMIYOR

‘PKK neyse paralel de odur’ dediniz. Paralel yapılanmaya yönelik iki üç yıldır süren operasyonlar, tıpkı PKK ve uzantılarına yönelik operasyonlara benzer biçimde, artık hukuki açıdan daha net bir çerçeve mi kazanacak? 

Şu an onu kazanıyor zaten. Benim neden öyle dediğimin sebebi belli. Paralel devlet yapılanması ile PKK arasında bir fark olmadığını artık görmemiz lazım. Biz tabii ki PKK ile PYD/YPG arasında da bir fark görmüyoruz. Ama ABD, mesela PYD’yi, YPG’yi terör örgütü olarak kabul etmiyor. Bunun yanlış olduğunu, dürüstlükle bağdaşmadığını ABD’lilere de açıkça söylüyoruz. 

‘LEGAL GÖRÜNÜMLÜ İLLEGAL FETULLAHÇI TERÖR ÖRGÜTÜ’ MİLLİ GÜVENLİK KURULU'NA GİRDİ

MGK’da yeni bir karar aldınız. Paralel yapı artık tanımlandı. Daha önce de böyle bir karar alınmamış mıydı? Yeni kararın farkı ne?

Daha önceki kararda, ‘legal görünümlü illegal örgütler ifadesi vardı. Yani terör örgütü ifadesi yoktu. Bu yeni kararda ise ‘legal görünümlü illegal Fetullahçı terör örgütü’nden söz ediliyor. Fetullahçı Terör Örgütü deniliyor. MGK olarak bunu biz, tavsiye olarak hükümete gönderiyoruz. Hükümet bu tavsiyeden hareketle hemen bir Bakanlar Kurulu kararı çıkaracak. Biz de o Bakanlar Kurulu kararını olağanüstü bir madde olarak Milli Güvenlik Kurulu’nun siyaset belgesine koyacağız. Bu yargının elini güçlendirecek. Mesela savcılık makamları o kararı müstenidat yapmak suretiyle, yakalananları terör örgütü mensubu olarak değerlendirebilecekler. 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23