Atılım halindeyiz! Ülkemiz üretim üssü olmaya aday
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, geleceğe umutla bakıyor. Türkiye’nin yeni dönemde her alanda ön planda yer alacağını vurgulayan Kaan, her fırsatta “Ülkemiz, üretim üssü olmaya aday” diyor.
Buğra Kardan
Türkiye’nin üretim ve ihracat alanında başarıdan başarıya koşması için önemli adımlar atılıyor. Bu adımlar reel sektör tarafından memnuniyetle karşılanıyor.
Büyüme devam edecek
Dünya genelinde binlerce üyesi bulunan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, devamlı Türkiye’nin güçlenip büyümeye devam edeceğini söylüyor.
Olumlu ayrıştık
Büyük buhranların küresel ekonomide ciddi kırılmalara neden olduğuna işaret eden Kaan, şu görüşleri dile getiriyor: “Sermaye, mal ve insan hareketliliğini neredeyse durma noktasına getiren Covid-19 krizi de küresel sistemi gerek ekonomik gerekse sosyal anlamda derin bir bilinmezliğe sürüklemiştir. Üstelik bu krizin Euro Bölgesi’nin uzun süredir derin bir darboğazla boğuştuğu, Japonya’nın içinde bulunduğu durgunluğu bir türlü aşamadığı, küresel ticaretin gün geçtikçe daha da gerildiği bir ortamda patlak verdiğini göz önünde bulundurmalıyız. Böylesi bir ortamda küresel hegemonya mücadelesinin önde gelen aktörlerinin Türkiye’yi hesap dışı tutmalarının mümkün olmadığını açıkça ifade edebiliriz. Nitekim yılın üçüncü çeyreğine yönelik açıklanan büyüme rakamları da Covid-19 kriziyle mücadelede Türkiye’nin küresel ekonominin önde gelen ülkelerinden pozitif anlamda ayrıştığını göstermektedir. Bu dönemde yüzde 6.7’yle G-20 ülkeleri içerisinde en başarılı büyüme performansını sergileyen ülke olan Türkiye’nin kriz sonrası küresel ekonomi sistemi içerisindeki yerinin sağlam olacağına inanıyoruz.”
Avantajlarımız çok
Kaan, “Türkiye’yi mevcut imalat potansiyeli, esnek üretim kapasitesi, ucuz iş gücü ve dev pazarlara yakınlığı sayesinde büyük bir üretim üssüne aday olarak görüyoruz. Nitekim son yıllarda bilhassa hizmetler sektöründe göstermiş olduğumuz atılıma karşın imalat sanayii de Türkiye ekonomisi için önemini muhafaza etmektedir. Bu bağlamda ülkemiz adına mevcut üretiminin ölçeği, Covid-19 sonrası dönem için bir rekabet avantajı olacaktır” şeklinde konuşuyor.
İhracat odaklı imalat
İmalat sanayiini Covid-19’un getirdiği orta ve uzun vadeli dönüşüm sürecine çok iyi hazırlamak gerektiğinin altını çizen Kaan, “Önümüzde Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitemiz ile iş gücü yetkinliklerimizi geliştirmek için ciddi bir sıçrama yapabileceğimiz bir fırsat alanı bulunuyor. Bu bağlamda yeni dönemde üretim-ticaretyatırım üçgeninde göstermiş olduğumuz çabanın üzerine çıkarak, ihracata yönelik imalat üretimine ağırlık vermemiz gerektiğini düşünüyoruz” diye konuşuyor.
Yeni bir yol açılacak
İslam iktisadının üretim ve adil bölüşüm esasına dayandığını anlatan MÜSİAD Genel Başkanı Kaan, defaatle şu ifadeleri kullanıyor: “Katılım finans sistemi ise bu döngüyü kırmaktadır. Katılım finansla maksadımız, sistemi para ve faiz eksenli değil, mal ile hizmetler merkezinde yeniden inşa etmektir. Finans sistemini yok etmek değil, onun tıkanan hattına yeni bir yol açmaktır.”