Aşırı terlemeye kalıcı çözüm

Yaz aylarının yaklaşmasıyla havaların ısınma başlayacağı günlerde genelde sıcak ülkelerde sık görülen ve tıp dilinde hiperhidroz adı verilen aşırı terleme hastalığına Klipsli ETS yöntemi ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı tarafından kalıcı tedavi uygulanıyor.

17 Nisan 2018 Salı 14:17
Aşırı terlemeye kalıcı çözüm

Doç. Dr. Ekrem Şentürk; “Aşırı terleme ve ciltte kızarıklık şikâyetiniz varsa hastanemize başvurun”

Genellikle 20’li yaşların başında ortaya çıkan ve vücudun belirli bölümlerindeki ter bezlerinin aşırı çalışması olan fokal hiperhidroz ve tedavi yöntemi ile ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ekrem Şentürk, halk arasında aşırı terlemenin kişiler tarafından hastalık olarak algılanmadığını, bu yüzden de hastaların bir sağlık merkezine başvurma düşüncesi taşımadığını belirtti. Vücudunun genelinde veya avuç içi, koltuk altı ve yüz gibi bölgesel olarak aşırı terleme ve ciltte kızarıklık şikâyetleri gelişen kişilerin, mutlaka bir göğüs cerrahisi uzmanına başvurması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Ekrem Şentürk, aşırı terleme hastalığı olan hiperhidrozun birçok tedavi yönteminin bulunduğunu, ancak en etkili ve kalıcı çözümün Klipsli ETS yöntemi olduğunu, uygulanan hastaların bir daha aşırı terleme sorunu ile karşı karşıya kalmadığını belirtti.

 

Klipsli ETS yöntemi nedir?

Klipsli ETS yöntemi genel anestezi altında, göğüs boşluğunda bulunan sempatik sinirlere ulaşmak için koltuk altından girilerek gerçekleştirilen cerrahi bir yöntemdir. Bu yöntemde her iki koltuk altında açılan yaklaşık 1 cm’lik kesilerin birinden, yaklaşık 4 mm çaplı kamera ilerletilerek içerinin aydınlatılması ile görüntülerin monitör edilmesi sağlanır. Diğer koltuk altından ise monitördeki görüntülere bakılarak özel klips uygulayıcı ilerletilir. Cerrahi süresi yaklaşık 25 – 30 dakika arası olan bu yöntem, hastaların hastaneden aynı gün taburcu olabilecekleri bir işlemdir.

Klipsli ETS’nin kalıcı bir tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ekrem Şentürk, hastaların bu yöntem uygulandıktan sonra çok az ağrı hissettiğini, bunların da ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınabildiğini belirtti.

Doç. Dr. Ekrem Şentürk; “Aşırı terleme, psikolojik ve biyolojik açıdan birçok sorunu beraberinde getiriyor.”

Aşırı terlemenin kişilerin çalışma ve sosyal hayatlarını olumsuz etkilediğini, psikolojik ve biyolojik açıdan birçok sorunu beraberinde getirdiğini kaydeden Şentürk, hiperhidroz hastalarının aşırı terlemeden dolayı tokalaşmaktan, vücutta oluşan ter kokusu ve elbiselerinde meydana gelen ter lekesi nedeniyle sosyal ortamlarda bulunmaktan kaçındığını, bunun yanında biyolojik açıdan da ciddi fonksiyon kaybı yaşadığını belirtti. Bu tür sorunlar yaşayan kişilerin mutlaka göğüs cerrahisi bulunan bir sağlık merkezine başvurması gerektiğini vurgulayan Şentürk, bölgesel hiperhidrozun kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini ve Klipsli ETS yöntemi uygulanan hastaların operasyon sonrası bu sorununa çözüm getirilebildiğini söyledi.

“Hastalar genellikle bir gün içinde taburcu edilmektedir”

Aşırı terleme şikâyetiyle hastahaneye başvuran hasta hakkında da açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ekrem Şentürk “Aşırı terleme ve yüzde kızarma şikâyeti ile hastanemize başvuran 28 yaşındaki hastamıza tetkiklerinin ardından bölgesel hiperhidroz teşhisi koyarak, bu hastalıkta kalıcı tedavi yöntemi olan Klipsli ETS işlemi uygulamayı önerdik. Tedaviyi kabulünün ardından ortalama 25 – 30 dakika süren operasyon sonrası hastamız çok az ağrı şikâyetinde bulundu. İşlemden bir gün sonra da taburcu edildi.”

Şentürk “Refleks terleme bölgeleri hastalar tarafından makul ve hayatı zorlaştırmayan bir durum olarak karşılanıyor.”

Bir yerde oluşan terleme kesildikten sonra başka yerin terlemesi durumu olan refleks terleme ile ilgili olarak da açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Ekrem Şentürk, bunun vücudumuzun fizyolojik bir yanıtı olduğunu ve bu durumun bölgesel hiperhidroz şikâyeti tedavi edilen hastaların yüzde 2’sinde görülebildiğini söyledi.

“Aşırı terleme, kişinin yapısı ve psikolojik durumuna bağlı olarak görülmekte, dolayısıyla bu kişilerin diğerlerine göre daha fazla terlemeye maruz kaldığı bilinmektedir.” diyen Doç. Dr. Ekrem Şentürk, aşırı terlemenin tamamen önüne geçilmesinin de mümkün olduğu bu tür tedavilerde, refleks terlemeye bağlı yeni terleme bölgelerinin sıklıkla kalça ve bacaklar gibi daha az rahatsızlık verici bölgelerde gelişebildiğini, bunun da hastalar tarafından çoğunlukla makul ve hayatı zorlaştırmayan bir durum olarak karşılandığını belirtti.

 

İHA

Haber Tarihi: 17 Nisan 2018 Salı 14:17

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü