Alparslan Kuytul ve Furkan Vakfı İhaneti
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Gazetemiz okurlarından Süleyman Akıllı 'Alparslan Kuytul ve Furkan Vakfı İhaneti' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
SÜLEYMAN AKILLI
Alparslan Kuytul ve liderlik ettiği Furkan Vakfı, İslam’ın pak şiarını kendi yanlış ideolojilerine alet eden, hoca kılıklı bir kibir abidesinin etrafında kümelenmiş bir ihtilaf yuvasıdır. Yıllardır din, iman ve cemaat diyerek bu aziz milletin evlatlarını aldatan bu yapı, ümmetin vahdetine dinamit koyan bir şebekedir. Bunların derdi hiçbir zaman ilim, irfan ya da İslam’a hizmet olmamıştır; bilakis tek gayeleri, temiz Müslümanların inançlarını sömürerek devlete ve millete düşman birer militan güruhu yetiştirmektir. Kürsülerden dökülen zehirli sözler din nasihati değil, açıkça kaos, isyan ve bozgunculuk çağrısıdır. Türkiye’nin ne zaman bir beka mücadelesi olsa, ne zaman dış mihraklara karşı dik bir duruş sergilese, bu Kuytul avanesi hemen şer odaklarının ve terör örgütlerinin diliyle konuşmaya başlamakta, adeta içerideki birer operasyon aygıtı gibi hareket etmektedir. Sürekli Allah diyerek Kur’an diyerek fakat dediklerinin tam tersi bir şekilde davranarak, “sağdan yaklaşan şeytan” rolünü oynayan, hem devleti hem de milleti provoke edip, hem de her kamerayı gördüğünde mağdur edebiyatı yapan bu kitlenin gerçek yüzünü birçok örgütün olduğu gibi yine Akit medya Grubu ortaya çıkarmıştır. Akit bu grubun yapılanmasının Fetö’ye benzer bir şekilde olduğunu, kurdukları şirketler ve holdinglerle yasa dışı yollardan para kazandıklarını belgeleri ile birlikte ortaya koydu. En son alınan bilgilere göre bu örgüte ait 5 adet şirkete kayyım atandı. Hiçbir mali suç işlenmese bile Fetö ile bağlantılı olmak veya başka bir örgütle bağlantılı olmak şirketlere kayyım atanması için yeterli sebeptir.
Önümüzdeki dönemlerde de bu suç örgütünün diğer şirketlerine de kayyım atanacaktır. Akit yine her zaman olduğu gibi işlenen mali ve adli suçların belgelerini de kamuoyuyla ve devletimizle paylaşarak gerekeni yapacaktır.
Unutulmamalıdır ki Fetö’ye ait 1497 ve Adnan Oktar Suç Örgütü’ne ait 86 şirkete kayyım atanmasında, bu şirketlerin bu örgütlere ait olduğunu ve illegal yollarla kazanç sağladığını belgeleri ile ortaya koyan, ifşalayan ve devletin ilgili kurumlarına ihbarda bulunan da Akit olmuştur.
İşin garip yanı Akit’e düşmanlık besleyenler ve diğer medya organları Akit’in yaptığı haberleri ancak o örgütlere operasyon yapıldıktan sonra ve şirketlere kayyım atandıktan sonra haber yapmaktadır. Akit ise örgütleri faş edip operasyona giden sürecin zeminini oluşturmakta ve örgüt şirketlerinin yaptığı usulsüz işleri belgeleyip kayyım atanmasına ve devletin kazancının haramzedelerden alınıp devlete geri verilmesine vesile olmaktadır.
Vakıf adı altında kurdukları o karanlık mekanlarda, yasalara meydan okuyarak paralel bir otorite kurmaya yeltenen bu yapı, kanun tanımazlığı bir yöntem haline getirmiştir. Sokaklarda bilerek ve isteyerek kolluk kuvvetlerimize karşı provokasyonlar düzenlemekte, devletin otoritesini sarsmaya çalışmakta ve ardından kameralar karşısında sözde mağduriyet edebiyatı yaparak mazlum rolü oynamaktadırlar. Bu millet Fetö gibi, Adnan Oktar gibi din istismarcılarının sinsi oyunlarını nasıl bozduysa, bu yeni yetme kibir abidelerinin de maskesini öyle düşürmüştür. İslam’ı şahsi emellerine, siyasi ihtiraslarına ve dış güçlerin kirli senaryolarına maşa yapan bu ihanet odakları, bu aziz milletin sarsılmaz imanı ve devletimizin demir yumruğu karşısında darmadağın olmaya mahkumdur.