• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Allah'a yaslanmayan ateşe yaslanır

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Allah'a yaslanmayan ateşe yaslanır

Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Allah'a yaslanmayan ateşe yaslanır' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;

Allah'a yaslanmayan, ateşe yaslanacaktır. Şu hayat bizim için hep bir tercih, alternatifli yol. Seç beğen al, ancak seçtiklerinin sonucuna katlan.

Olay bundan ibaret. Hayat tercih, sorular, seçenek cevaplar ve tercihlerden ibaret. Rabbimiz de aynen ayeti kerimelerinde nasıl hükmediyorsunuz, nasıl hüküm veriyorsunuz? Nasıl gatretti? O mu, bu mu? Hangisi? Allah'ın kitabı mı, başkası mı? Allah'ın sözü mü, başka sözler mi? Allah mı, başka ortaklar mı? Allah mı, kendi nefsiniz mi? Nasıl, neye göre hüküm ortaya koyuyorsunuz? Halk mı, hak mı? Halk mı, halık mı?. Yaratıcı mı, yaratılmış mı? Bütün bunlarla dolu ve bunları sorgulamamızı bizden ister.
.
Mesela en basit haliyle bir anayasa meselesi, gündemde ve gündem etmemiz de lazım zaten. Herkese soruluyor, öyle mi? Sağcısı, solcusu, derneği, vakfı, ötekisi berikisi, dünü, bugünü, yeni nesil, eski nesil. Peki kime sorulmuyor? Asıl onun Rabbine, asıl ehil olana, hak sahibi olana. Allah'a sorulmuyor.

Anayasa, ana hüküm, ümmül kitap, ana kitap. Nedir o ana kitap? Ayat ü muhkemaat, muhkem ayetler. Allah'ın hüküm ayetleri.

Ve dönüp tekrar nasıl hükmediyorsunuz? İşte neye göre hüküm ayetleri tanımlıyorsunuz? Neye göre ana hükmü, anayasayı tanımlıyorsunuz? Asıl sorgulanması gereken ana soru bu. Ana soru, temel soru bu. Ve bu sorgulanması lazım.nAma gel gör ki, daha ilk soruda, sorguda maalesef tosluyoruz, kayıp. Yani bütün yanlışlar tercih ediliyor, bir tek doğru dışlanıyor. Yegane doğru bakın.


 

Allah'tan başka ne din adamı ne devlet adamı. Ne nebiler, ne resuller bile Allah'a rağmen o konuda yetki sahibi değil. Dolayısıyla besmele ile bu işin başlaması bu şekilde olması lazım. İlk düğme, bunu doğru düğmelersen arkası doğru gelir. Besmele ile başlarsa gelir. Besmele ile değil de, başkalarının ismi ile başlıyorsa. Şunun, şu şahsın milliyetçiliği diye anayasa başlıyorsa, o zaman geçmiş ola. Ve bütün daha sonraki düğmeler ona göre. Daha sonraki sorular ona göre.

Hatta Allah'ın da ilk sorusu, o yasakçıyı Allah adına okumayı, Besmele ile başlamayı, anayasayı, ana hükmü Allah adına yapmayı emreden Allah dururken, onu yasaklayanı gördün mü? Gördüysen ilk soru, sorgulama bu. İlk yasak da, ona itaat etme. İlk emir de onun adına değil Allah adına oku. Onun adına değil Allah adına besmele ile başla ve öyle git.
O işin ana umdesini, yani mukaddimesini, temel eğitimini, öğretimini, yaşantını ona göre yap. Nasıl hükmediyorsunuz? Bırak diğer konuları, bu ana temel konuda nasıl yapıyorsunuz bu işi. Sorgulamak, bunu sorgulamak.

Sorgulamak denir ya, bilimde gelişmenin de temelidir. Allah da bizi sorgulatarak başlatıyor. Sorgulamak İslam'ın temel umdesidir.
Eleştirmek temel umdesidir. Hilafetin aslı da, başı da İslami muhalefettir. Allah'a rağmen oluşturulan statükolara itiraz etmek ve nasıl yapıyorsunuz, nasıl yaparsınız diye eleştiri ve sorgulama getirmek.


 

Ama bu sorgulamayı yasaklayanlar, asıl yasakçıdır. Doğmatik, bağnaz, yobaz olan o yasakçılar yasak eder. Sonra kendisi bilimsel, ilimsel, özgürlük havarisi sanır.

Hadi oradan. Sen en temel açılımı yasakladın, hakkı yasakladın, ehliyeti yasakladın, hukuku yasakladın. Haşa Allah'a meydan okuma yeri değil bu dünya.
Ama meydan okumaya kalktın, ondan sonra özgürlük dağıtıyorsun sözde. Özgürlük, hadi oradan. Öyle mi? Bu yasakçılık var mı? Olmaz olur mu? Bu yasakçılığı Allah tağut diye tanımlıyor, yapana taği diyor ve onlara karşı nasıl hükmediyorsunuz ya? Bu konuda ehliyetin var mı? Yetkin var mı? Nereden aldın yetkiyi? Ehliyetin var mı? Yaratmadan nasıl onun üzerinde en temel yasaları dayatırsın, ne hakkın var? Veya bunun hemen ilerisinde nasıl ölçüp biçiyorlar, nasıl takdiratta bulunuyorlar, nasıl yaptılar bunu? Hatta nasıl iktidar ediyorlar?

Bir taraftan anayasa, yasa, teşri, yasa yapıcı diyorlar.
Ne anlaşılması gerekir, hemen yasa yapıcı deyince ne anlaşılıyor? Güncel anlaşıln ne? Allah'tan başkaları. Halbuki yegane yasa yapıcı Allah'ır. Yegane yasa yapıcı Allah'tır. Şâri, yasa yapıcı. Hatta ayet-i kerimede Allah'tan başka yasa yapıcı, şâri ortakları mı var? denir.

Alın size bir sorgu. Olur mu öyle bir şey? Allah'tan başka, hem de Allah'a rağman yasa yapıcılar. Ama o kadar çok oluyor ki, hatta aksi unutulmuş, doğrusu unutulmuş yanlışlar. Doğru olmuş yanlışlar, baş olmuş kıçlar. Ve nasıl iktidar, bakın hükümet etme sistemi. İlahi hükümet etme sistemini ben dinlendiriyorum da. Duydunuz mu hiç, yok? İlahi hükümet etme sistemi? İlahi hükümler üzerinden hükümet etme sistemi. Allah'a saygılı, ehliyete saygılı, hukuka saygılı, hakkaniyete saygılı, meşruıyete saygılı hükümet etme sistemi. İ Nasıl iktidar ediyorlar? Nasıl ölçüp biçiyorlar? Nasıl böyle şu daha iyi, bu daha iyi? Neye göre, kime göre, hangi hukuka göre? Hangi ehliyete göre? Nereden aldın bunu? Hani en ufak bir izininiz var mı? Allah'tan iznin var mı? Mesela şurada bir bina kurmak için bile izin gerekiyor değil mi? Peki devlet kurmak için Allah'tan izin alınmaz mı ya? Devlet kurmak için, ülke kurmak için Allah'ın mülkünde Allah'tan izin almadan bunlar yapılabilir mi? Sınır çizilebilir mi? Şu ülkenin dahilinde bir örgüt kalkıp da kurtarılmış bölge ilan edip kendi anayasası yasasıyla iş yapabilir mi? Asıl terörsüz Türkiye, terörsüz dünya Allah'a saygılı, ondan izinli, ondan icazetli olanı. Aksi halde asıl eşkıyalık, asıl terör odur.


 

Bakın küçük işlerle oyalanırken büyük belalar unutuluyor. Onun için biz döne döne yine bunu söylüyoruz. Ve diyoruz ki, nasıl hükmediyorsunuz, nasıl?

Bütün bunlara karşı çözüm Allah'a yaslanmak.
Allah'ın hükümlerine yaslanmak. Allah'ın iktidarına yaslanmak. Allah'ın iktidarına yaslanmazsan şeytana yaslanırsın. Ateşe yaslanırsın. RABBE dayanmazsan, nara, ateşe dayanırsın. Şeytani iktidara teslim olursun. Şeytani kadere teslim olursun. İktidar kimdeyse kader ondadır. Kaderini, iktidarını şeytani ideolojilere teslim edecek,
ondan sonra vay başıma gelenler diye Allah'ın kaderini taşlayacak.

Haşa. Allah sana belli bir kader tayin etti.
Güneşi, ayı, yeryüzünü, semayı, geceyi, gündüzü. Allah'ın ayetleri üzerinden bol bol nimetleniyoruz. Ama sana bir alan açmış. Açtığı alanda hemen şeytana yaslanıyorsun. Beşeri batıl ideolojilere. Başına gelenleri Allah'a fatura ediyorsun.
Haşa. Kim sana yardım edecek orada. Sen kime yaslandıysan seni o kurtarsın. Yeter, bu kadar. Seni o beslesin. Seni o sulasın. Seni o aydınlatsın. Senin bedenindeki biyolojik yasaları yapabiliyorsa o yapsın. Der Allah cc. Ne mümkün. İşte o zaman sürünmek başlıyor. O zaman cehennem başlıyor. O zaman felaket.

Öyleyse bakın Allah'a dayanacağız. Allah'a yaslanacağız. Anayasamızla, hükümet etme sistemimizle, muhakematımızla, her şeyimizle Allah'a yaslanacağız. Ve şeytana yaslanmaktan, cehennemin odunu olmaktan kurtulacağız. Bu dünyanın cehenneme dönüşmesinden kurtulacağız. Daha da önemlisi ebedi ahir hayatın, yeni dünya düzeninin, İslami barışçıl, selamet olmasına, selim, sağlıklı olmasına, habis olmamasına kapı aralayacağız.

Bu kadar basit. Alın size tercih. Seç beğen al.
Ana hatlarıyla iki tercih. Kafa tercih. Allah'a yaslanmayan şeytana yaslanır. Allah'a yaslanmayan ateşe yaslanır. Rabb'e yaslanmayan naara yaslanır. İşte o ateşin atası, nasıl başına ne geldiyse bizim için örnek bir misal.


 

Dolayısıyla özellikle şuradaki şu bilinçle donananların bu farkındalığı yayması lazım. Farkındalılğı meydanlara, medyalara taşıması lazım ki, hem bizim bilincimiz artsın, hem de halkımızı, ülkemizi, din adamlarını, devlet adamlarını, dinimizi, devletimizi, düzenimizi, ülkemizi aydınlığa kavuşturalım. Hakka hakikate Allah'a yaslayalım.
Beşeri batıl şeytani ideolojilerden oralara yaslanmaktan, oralardan meded unmaktan uzaklaştıralım. O tehlikelerden uzaklaştıralım.

Yeryüzünde dağılın ve Allah'ın fazlından isteyin denir ya. Allah'ın en büyük fazlı Allah'ın dinidir. Evet dünyadan nasibimizi kesmeyeceğiz ama asıl nimet olan, asıl kazanç olan ve geleceğimiz olan Allah'ın dini, düzeni, Allah'ın yasası, Allah'ın takdiratı, ilahi igtidar ve Allah'a yaslanmak, Allah'a dayanmak hususunda kendimize geleceğiz. O büyük fazıldan istifade edeceğiz.

Bunun en azından talebini, dillendirmesini yapacağız ki biz dönüşelim, toplumu dönüştürelim. Uydurulan dinlerden Allah'ın dinine ve Allah'ın arzında izinsiz oluşturulan eşkıya devletleşmelerden Allah'ın dinine, devletine hatta güzel örnekliklerle terörsüz bölge, eşkıyasız bölge ve terörsüz, eşkıyasız, savaşsız bir dünyaya taşıyacak kadar bunu sırtlanalım diyoruz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23