Ali Rıza Demircan Cumhurbaşkanı'na verilen mesajı yazdı! TÜGVA gençliğinden salavatlı karşılama
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Mirathaber yazarı Ali Rıza Demircan, TÜGVA'nın düzenlediği programda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın salavatlarla karşılanmasını köşesine taşıyarak, gençlerin bu hareketle asıl görev olan eğitim ve manevi kalkınmayı hatırlattığını söyledi.
Salavatın gerçek manasına dikkat çeken Ali Rıza Demircan, TÜGVA'nın stadyumdaki programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın salavatlarla karşılanmasını kaleme aldı. Demircan, yazısında bu coşkulu karşılamanın tarihi ve manevi arka planını sorguladı.
Salavatın yalnızca dille mırıldanmak olmadığını belirten Demircan, Mustafa Kamâl döneminde böyle bir karşılamanın idam sebebi sayılacağını hatırlatırken, mevcut eğitim sistemindeki çürümeye dikkat çekerek Erdoğan'ın kıyamet günündeki sorumluluğunu unutmaması gerektiğini vurguladı.
İşte o yazı;
Gençlik Mesaj Verdi de…
CUMHURBAŞKANIMIZ SALAVÂTLARLA KARŞILANIŞINI ANLAMLANDIRABİLDİ Mİ?
Önce Salavâtı bilmemiz lazım. Salavât çoğul bir kelime olup tekili Salât’tır. Salât Allah’ın emri olarak Peygamberimize karşı yapılması gereken bir görevimizdir. (Ahzab 56)
Üzülerek ifade edelim, Peygamberimize Salât eksik olarak anlaşılmış bir kavramdır. Ona salât etmek, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarma görevinde ona manevî olarak destek olmaktır.
Bu konuyu bir makalemizde Kur’ân çizgisinde açıklamaya çalıştık:
Bu makalemizi şu paragraflarla bitirmiştik:
“İslam Dini’ni öğrenme, örnek olma ve fiilen tebliğ etme girişiminde bulunmadan ve risk üstlenmeden oturduğumuz yerde saatlerce mırıldanılsa da Peygamberimize gereğince salât ve selam getirilmiş olmaz. Mesela ülkemizde, Peygamberimizin yaklaşık yüz bin camide okunan ezanlarla her gün asgari bir milyon kez, namaz içinde ve dışında getirilen salât ve selamlarla da milyonlarca defa anılması, insanlarımızı küfrün karanlıklardan İslam’ın aydınlığına çıkarıyor mu? Yasalarımızı ve toplumsal yaşamımızı O’nun önderliğine ve tebliğ ettiği Kur’ân’ın rehberliğine yönlendiriyor, hayat nizamı edinilmesine katkı veriyor mu?”
TÜGVA GEÇLİĞİNİN SALÂVAT MESAJI
Şimdi TÜGVA’nın eğitimi ile ilgilendiği on binlerce gencin Cumhurbaşkanımızı stadyumda yüksek sesle Salavâtlarla karşılaması ile ilgili haberi okuyup değerlendirebiliriz:
“Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde düzenlenen Yaz Okulları Kapanış Programı, binlerce gencin coşkulu katılımıyla gerçekleştirildi. Programa teşrif eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençler tarafından salavatlar ve büyük bir coşkuyla karşılandı.”
İdamlık Suç Görülürdü
Bu haber Türkiye’de -hamd olsun- yüzeysel de olsa bir değişimin göstergesidir. Mesela Batı’ya kölelik amacıyla İslam’ın dışlandığı Mustafa Kamâl döneminde böyle bir karşılama idamlık suç görülürdü. İstiklal Mahkemeleri anında görev çağrılırdı. Lozan’da Batıcı devrimler yapılmasını emreden ve Hilafeti kaldırtan İngiltere bile dehşete düşerdi.
GÖRÜNTÜNÜN ARKA PLANI
Görsel olarak muhteşem olan bu Salavâtlarla karşılama görüntüsü, aslında Milli Eğitim’de başarılı olmuş çalışmaları yansıtmıyor. Müfredatta öze dönüşü amaçlayan köklü değişimleri geçtik, örnek kız okulları ve üniversitesi bile açılamadı. Milyonlarca genç yürürlükteki eğitim sisteminde çürüme halinde.
Cumhurbaşkanımız olmasaydı koca bir stadyumda Salavâtlarla karşılama olmazdı, gerçekleşemezdi. Tamam da Cumhurbaşkanımız bu karşılamayı kendisini aklayan ve yücelten bir kabul olarak görmemeli. Mesajı doğru olarak algılamalı, biz de doğru algıya yardımcı olmalıyız.
On binlerce gencin Salavâtlarla verdiği mesaj şöyle değerlendirilmelidir:
Cumhurbaşkanım, senin aslî görevin maddî kalkınmadan önce eğitimdir. Hz. Peygamberin insanlığı İslam ile karanlıktan aydınlığa çıkarma görevi ülkemizde birinci derecede senin görevindir. Senin Salât görevin de budur. On binler de olsak biz bir avuç genciz. Geride milyonlarca genç var, onlar manen kurtarılmayı bekliyor.
Getirdiğimiz Salavâtlarla sana görevini hatırlatırken Peygamberimizin huzurunda Rabbimiz tarafından sorgulanacağın Kıyamet Günü’nü de hatırlatıyoruz.
Sözü Ahzab 56’nın tefsirî anlamıyla bağlayalım:
“Ey müminler! Allah’ın melekleriyle birlikte, zulmetlerden nûra çıkarması için Kitap indirerek Peygamberine Salât ettiği gibi siz de bu Kitabın tebliğ edilerek karanlıklardan aydınlığa çıkarması için Peygamberinize ve onun Kıyamet’e kadar devam edecek Elçilik görevine destek çıkarak ona Salât edin ve bu kitabın ilkelerini açıklayıcı buyruklarına tam anlamıyla teslim olarak da ona Selam edin.”
Ali Rıza Demircan