Akit’in pisliklerini ifşa ettiği şarlatandan yeni mektup var! Adnan Oktar’dan kuyruğu dik tutma çabası
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Pisliklerini ifşa ettiğimiz dönemde bizi suçlamanın dışında, kendisini savunacak bir çift cümle kuramayan suç örgütü lideri Adnan Oktar, içeri girdikten sonra gazetecilere yalvarmaya başladı.
yeniakit.com.tr Şarlatan Adnan Oktar, suç örgütü liderdiğinden cezaevine gönderildi. Kara para aklamadan cinsel tacize kadar birçok illegal olaya kalkıştığı bilinen Oktar, sürekli gazetecilerle iletişime geçip “suçsuzluğunu” anlatmaya başladı. Akit, Adnan Oktar’ın İslam yolundan sapıp şarlatanlığa soyunduğu andan itibaren birçok pisliğini ifşa etti. Oktar ise Akit’e cevap vermek yerine, medya grubumuz ve önde gelen isimleri hakkında skandal ifadeler kullanıp suçlamalar yöneltti. Sapkınlığı ve gayri İslamî hareketlerini deşifre ettiğimiz dönemde başta Akit’in gündeme getirdiği skandallar hakkında sessiz kalan Oktar’ın, hapse düştükten sonra gazetecilerle iletişime geçip “suçsuzluğunu” ispat etmeye çalışması “kuyruğu dik tutma çabası” olarak yorumlandı.
SELVİ VE DEDE’YE MEKTUPLAR
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, 23 Ağustos 2018 tarihindeki köşesinde suç örgütü lideri Adnan Oktar’ın kendisine yolladığı mektubu yayınlamıştı. Mektupta Oktar, Abdulkadir Selvi’ye “bir gazetede çalışan önemli bir büyüğü”nden bahsetmişti. Oktar’ın el yazısının çirkinliği ve Türkçe’sinin bozukluğu dikkat çekmişti.
Son olarak Oktar, Star yazarı Ersoy Dede’ye “4 sayfalık” bir mektup yazdı. Ersoy Dede, mektupla ilgili ayrıntıları bugünkü köşesine taşıdı. Adnan Oktar’ın, mektupta ısrarla suçsuz olduğunu yazdığını belirten Ersoy Dede, “Asıl benim takıldığım nokta sevgi, saygı, hoşgörü ve toleranstan bahsetmesi. Adnan Bey iyi güzel söylüyorsunuz da bu nasihatlerinizden nedense müritleriniz hiç nasibini almamış. Organize bir şekilde bana ve gazeteci arkadaşlarıma sosyal medyadan saldırıyorlar.. Her türlü iftira ve tehdide maruz kalıyoruz.. Zaten size yönlendirilen suçlamalardan biri de size muhalif olan insanları tehdit etmeniz ve iftira atmanız değil mi? Müritleriniz aynı suçu işleyerek başınıza yeni çoraplar örüyor, haberiniz olsun..” ifadelerini kullandı.
“İLGİLİ YERLERE YOLLADIM”
Akit, 31 Ağustos 2018 tarihinde, Adnan Oktar’ın ağabeyi Kenan Oktar’ın skandal ötesi sözlerini gündeme getirmişti. Kenan Oktar, kardeşiyle arasındaki sohbetten bahsederken, şarlatan Adnan’ın kendisine, “Polis kadınlara rüşvet vererek aleyhime konuşturdu” şeklindeki sözlerini iletmişti. Akit’in gündeme bomba gibi düşen bu haberinin ardından, Adnan Oktar’ın aynı herzeleri Ersoy Dede’ye de ilettiği belirtildi. Dede, “Adnan Oktar mektubunda bazı kediciklerin 50 bin lira karşılığında itirafçı yapıldığını iddia etmiş.. Bu çok çok ağır bir itham.. Ben ilgili yerlere yolladım mektubun aslını. Olayın esası neymiş anlarız..” diye yazdı.
AKİT İFŞA EDERKEN SESSİZDİ, İÇERİ GİRİNCE ÖTMEYE BAŞLADI!
Akit, Adnan Oktar’ın her türlü pisliğini ifşa ettiği için türlü saldırılara maruz kaldı. İnternet sitemiz yeniakit.com.tr’ye aynı anda 60 ülkeden DDoS saldırıları yapıldı, sitemiz yurt dışındaki okurlarına bir süre kapatılmak zorunda kalındı. Akit’in kendi illegal faaliyetlerini deşifre etmesinden rahatsız olan Oktar, medya grubumuz ve ileri gelenleri hakkında skandal ifadeler kullanmış, özellikle sosyal medya üzerinden “kedicik”lerini üzerimize saldırtmıştı.
Özellikle Akit TV’nin, kızı Adnan Oktar tarafından alıkoyunan bir babayı canlı yayına çıkarıp sesini duyurmasına yardım etmesi, grubun sapkınlığını ortaya koymuştu. Oktar, medya grubumuzun deşifre ettiği bu sapkınlıkları yalanlamamış, bize saldırmaya başlamıştı. Sapıklığı ve kara para aklama gibi faaliyetleri daha fazla gizleyemeyen Oktar, içeri girdikten sonra gazetecilere yalvarmaya başladı.
Oktar ve “kedicik”leri, gazetecilere yolladıkları her mektupta suçsuz olduklarını dile getirirken, ortaya hiçbir somut delil koymuyor. Üstüne polise, yani devlete rüşvet iftirası atarak skandal ifadeler kullanıyor.
“KUYRUĞU DİK TUTMA ÇABASI”
Suç örgütü lideri Adnan Oktar’ın dışarıda Siyonist faaliyetlerini istediği gibi yürüttüğü dönemde kendisine yöneltilen eleştirilere cevap vermeyip, içeri düştükten sonra gazetecilere ağlayıp yalvarmaya başlaması, “Kuyruğu dik tutma çabası” olarak yorumlandı.