AK Partili Vekil Fırat, 15 Temmuz’u Akit’e değerlendirdi! Sekülerleşme FETÖ'yü ihanete götürdü
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, 15 Temmuz’un millet iradesinin destanı olduğunu belirtirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dirayet ve cesaretinin darbecilerin hesaplarını bozduğunu söyledi. FETÖ’nün dini istismar ederek dünyevileştiğini ifade eden Fırat, “Amerika’nın, uluslararası güç odaklarının kullandığı bir maşaya dönüştüler” dedi.
SEBAHATTİN AYAN ANKARA
AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Akit’e özel açıklamalarda bulundu.
FETÖ terör örgütünün planladığı 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatan Fırat, “15 Temmuz, takvim yapraklarında yer alan sıradan bir tarih değildir. O gece, bu milletin istiklaline, devletimizin bekasına ve ortak geleceğimize yöneltilen küresel ölçekte bir ihanet teşebbüsü, milletimizin sarsılmaz iradesiyle akamete uğratılmıştır. Aziz milletimiz, imanından aldığı cesaretle tankların ve silahların karşısına dikilmiş, tarih önünde unutulmayacak bir direnişe imza atmıştır” dedi.
MİLLETİMİZİN İRADESİ DARBECİLERE GEÇİT VERMEDİ
15 Temmuz’un, Anadolu insanının vatanı, kutsal değerleri söz konusu olduğunda hiç tereddüt etmeden canını ortaya koyabileceğinin en açık göstergesi olduğunu belirten Fırat, “Bu aziz millet, yüzyıllardır olduğu gibi o gece de ezanı susturmamış, bayrağı yere düşürmemiş, iradesini vesayete teslim etmemiştir. 15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve dualarla yâd ediyor, kahraman gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık ve afiyet diliyorum. Bizlere düşen görev ise şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, birliğimizi muhafaza etmek ve bu ihanetin unutulmasına asla müsaade etmemektir” ifadelerini kullandı.
FETÖ’nün darbe girişimi sırasında doğrudan hedef aldığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sergilediği liderliğin ve kararlı duruşun, hain planın ve kirli hesapların bozulmasında belirleyici rol oynadığını ifade eden Fırat, şu değerlendirmede bulundu: “Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın milletimizi meydanlara davet eden tarihi çağrısı, 15 Temmuz gecesinin seyrini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Darbeciler, suikast timleriyle Sayın Cumhurbaşkanımızı şehit ederek milletin iradesini teslim alabileceklerini düşündüler. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız, canı pahasına geri adım atmayarak milletine güvendi, halkı direnişe çağırdı ve İstanbul’a gelerek bizzat mücadelenin ön saflarında yer aldı. İşte o anda FETÖ’nün bütün hesapları altüst oldu.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde darbeler karşısında sessiz kalan ya da geri çekilen yöneticiler hep oldu. Fakat Recep Tayyip Erdoğan, milletiyle birlikte hareket ederek darbecilere teslim olmayacağını açıkça gösterdi. Darbeye direnmeyerek şapkalarını alıp giden siyasetçilere alışık olan cuntacılar, en büyük yanılgılarını da burada yaşadı. Bedel ödeyerek bugünlere gelen Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı tanıyamadılar. Millet iradesine yaslanan bir lideri, vesayet karşısında geri adım atan siyasetçilerle karıştırdılar. Bu yanlış hesap, darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında en önemli etkenlerden biri oldu.”
EMANETE İHANET ETTİLER
AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, ihanet şebekesi FETÖ’nün yıllarca dini kavramları ve mukaddes değerleri istismar ederek toplumun güvenini suiistimal ettiğinin altını çizdi. Milletvekili Fırat, şöyle devam etti: “Uzun yıllar boyunca insanların güvenini kazandılar. Kendilerini hayır yolunda, dine hizmet eden, dini değerlere önem veren bir cemaat olarak tanıttılar. İnsanlarımız da hem dinini öğrensin hem de bir meslek sahibi olsun diye zeki ve başarılı çocuklarını bunlara emanet ettiler. Fakat bunlar emanete ihanet ettiler. Cemaat görünümlü ihanet şebekesi, kendilerine emanet edilen gençleri kendi fikirleri ve dünya görüşleri doğrultusunda yetiştirdi, beyinlerini yıkadı. Gençleri kendi emelleri doğrultusunda köle gibi kullandılar, heba ettiler. Bunun vebalini ödemeleri çok zor olacaktır.”
FETÖ’nün dini hizmet anlayışından uzaklaşarak dünyevileştiğini ifade eden Fırat, bu sürecin örgütün en büyük kırılma noktalarından biri olduğunu söyledi.
Dini hizmetin temelinde Allah rızasının bulunması gerektiğini vurgulayan Fırat, “Dini hizmetin karşılığı dünyada değil, ahirette Allah’tan beklenir. Ancak bu yapı zamanla holdingleşti, ticari organizasyonlara dönüştü, tamamen dünyevi hedeflere yöneldi. Sekülerleşen bu anlayış, Allah rızasını önceleyen çizgiden saptı. Dini hizmetin esası, makam, servet veya güç değil, Allah’ın rızasını gözetmektir” dedi.
Din istismarının sadece FETÖ’ye özgü bir sorun olmadığını belirten Fırat, dinin kişisel çıkarlar uğruna kullanılmasının büyük zararlara yol açtığını kaydetti.
Geçmişte İslam’a hizmet eden büyük şahsiyetlerin nefis terbiyesini esas aldığını aktaran Fırat, “Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah, ‘Andolsun biz Âdemoğluna şan, şeref ve nimetler verdik’ buyurmaktadır. İnsan, yaratılışı itibarıyla değerlidir. Bu nedenle insana hizmet etmek, onu hakikatle buluşturmak ve iyiliğe yönlendirmek en şerefli vazifelerden biridir. Ancak bu hizmet, kişisel menfaatlerin, makam hırsının ve dünyevi hesapların aracı hâline getirildiğinde asli mecrasından sapar” şeklinde konuştu. Maneviyat önderlerinin ortak vasfının nefis terbiyesi olduğuna dikkat çeken Fırat, “Geçmişte irşat ve tebliğ hizmeti yürüten büyüklerimiz, kendi benliklerini geri plana iterek yalnızca Allah’ın rızasını gözetmişlerdir. Ne yazık ki bugün bazı yapılarda ise benlik, ego, güç arzusu ve menfaat arayışı ön plana çıkmaktadır. Dini hizmetin ruhuna en büyük zarar veren de bu anlayıştır” ifadelerini kullandı.
FETÖ’NÜN KULLANIM SÜRESİ DOLDUĞUNDA ÇÖPE ATILDI
Dini istismar eden bir yapı konumundaki FETÖ’nün zamanla dünyevileşerek, güç ve iktidar hırsına teslim olduğunu tekraren vurgulayan Abdurrahim Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonunda da Amerika’nın, uluslararası güç odaklarının kullandığı bir aparata, maşaya dönüşmüştür. Kullanım süresi dolduğunda ise çöpe atılmıştır. FETÖ’nün geride bıraktığı toplumsal tahribat, devletimize ve milletimize verdiği zarar, uzun yıllar hafızalardan silinmeyecek ağır bir ihanet olarak hatırlanmaya devam edecektir.”