• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

AK Parti'den yeni tatil müjdesi! O gün de resmi tatil olacak

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
AK Parti'den yeni tatil müjdesi! O gün de resmi tatil olacak

Türkiye'deki resmi tatil takvimini değiştirecek önemli bir düzenleme için hazırlıklar tamamlandı. AK Parti, Meclis'in ekim ayında yeniden mesaiye başlamasıyla birlikte Nevruz'un 21 Mart'ta resmi tatil ilan edilmesine yönelik kanun teklifini Meclis gündemine taşıyacak.

AK Parti, Türkiye’deki resmi tatil sayısının artırılması amacıyla Meclis’in açılmasının ardından yeni bir kanun teklifi hazırlayacak. Düzenlemenin yasalaşması halinde çalışanlar ve öğrenciler için yeni tatil uygulamasının 21 Mart 2027 itibarıyla başlaması ve toplam resmi tatil süresinin 16,5 güne yükselmesi planlanıyor. Hazırlanan düzenlemeyle Nevruz’un resmi tatil ilan edilmesi öngörülüyor.

Nevruz resmi tatil takvimine ekleniyor!

Sözcü’de yer alan habere göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yıl AK Parti kurmaylarına verdiği talimatın ardından başlatılan düzenlemeye ilişkin hukuki altyapı çalışmaları tamamlandı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu’nun nisan ayında çalışmaların son aşamaya geldiğini açıkladığı taslak metnin, TBMM’nin ekimde başlayacak yeni yasama döneminde milletvekillerinin onayına sunulması bekleniyor. Teklifin yeni yasama döneminin ilk maddeleri arasında yer alacağı belirtiliyor.


 

Milyonlarca çalışanı ve öğrenciyi ilgilendiren o tarih netleşti

Mevcut uygulamada Türkiye’de yılbaşı, 23 Nisan, 1 Mayıs, 19 Mayıs, 15 Temmuz ve 30 Ağustos’un yanı sıra 1,5 gün olarak uygulanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sabit tarihli resmi tatiller arasında bulunuyor. Ramazan Bayramı’nın 3,5 günlük, Kurban Bayramı’nın ise 4,5 günlük tatili de eklendiğinde toplam resmi tatil süresi 15,5 güne ulaşıyor. Teklifin Meclis’ten geçmesi halinde 21 Mart, mevzuata onuncu resmi tatil günü olarak eklenecek. Böylece toplam resmi tatil süresi 16,5 güne çıkacak. Yeni uygulamanın ilk kez 21 Mart 2027 tarihinde hayata geçirilmesi planlanıyor. 21 Mart 2027’nin pazar gününe denk gelmesi nedeniyle düzenlemenin milyonlarca çalışan ve öğrenciyi ilgilendirmesi bekleniyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Rükneddin Bey’in Büyük Cihadı: Nevruz’dan Sonra Hedef 7 Gün Kesintisiz Tatil! AK Parti’nin Meclis’in açılmasıyla birlikte 21 Mart Nevruz Günü’nü resmi tatil ilan etmeye hazırlanması, yurdun tüm masa başı emekçileri arasında bayram havası yarattı. Ancak bu müjdeli haber, 25 yıllık devlet memuru, evrak imzalama üstadı ve çay saati duayeni Rükneddin Bey için sadece küçük bir "başlangıç fişeğiydi". Rükneddin Bey, haberi alır almaz bilgisayarının başından fırlayıp hesap makinesine sarıldı. Nevruz’un perşembeye denk gelmesi durumunda cuma gününü "köprüleme" formülüyle hafta sonuna bağlama ihtimalini hesaplarken gözleri parladı. Ancak Rükneddin Bey’in vizyonu büyüktü; o, takvime tek bir gün eklenmesiyle yetinecek küçük düşüncelerin adamı değildi. Makam odasında topladığı mesai arkadaşlarına seslenen Rükneddin Bey, tarihe geçecek o manifestoyu ilan etti: "Dostlarım, Nevruz’un tatil olması elbette bağrımıza su serpmiştir. Ancak bu yetmez! Hakiki refah, hafta tatilinin kademeli olarak 7 güne çıkarılmasıyla mümkündür!" Rükneddin Bey’in bu radikal çıkışı, şeflik odasında ani bir entelektüel tartışma başlattı. 15 yıllık masa arkadaşı Veri Giriş Uzmanı Kamuran Hanım, elindeki örgü şişlerini havaya kaldırarak itiraz etti: "İlahi Rükneddin Bey! Hafta tatili 7 gün olursa biz kısır günlerini hangi ara yapacağız? İşe gelmediğimiz günlerin dedikodusunu nerede biriktireceğiz? Evde sürekli kocanın suratını mı çekeceğiz? 6 gün tatil olsun, çarşamba günü öğleye kadar çay içmeye gelelim bari!" Evrak kayıt memuru şef vekili Vedat Bey ise projeyi destekledi: "Aslında mantıklı. Pazartesiyi direkt tatil yaparsak 'pazartesi sendromu' biter. Salıyı da tatil yaparsak salı sendromu da doğmadan ölür. Biz bu yasayı destekleyelim." Ancak asıl büyük kriz, Rükneddin Bey’in bu 7 günlük tatil taslağını İdari İşler Müdürü Hulusi Bey’in masasına koymasıyla koptu. Odadan yükselen diyaloglar bakanlık koridorlarında yankılandı: Hulusi Müdür: (Gözlüğünün üstünden bakar) "Rükneddin, bu önüme koyduğun nedir evladım? 'Haftalık Mesaisiz Yaşam Yönetmeliği' mi?" Rükneddin Bey: "Müdürüm, Nevruz müjdesini gördünüz. Hükümetimiz önümüzü açtı. Ben de diyorum ki, hazır el değmişken tatili 7 güne çıkaralım. İnsanoğlu beş gün çalışıp iki gün dinlenemez, doğanın fıtratına aykırı." Hulusi Müdür: "Oğlum, 7 gün tatil yaparsak biz ne zaman çalışacağız?" Rükneddin Bey: "Çalışmayacağız müdürüm, birbirimizi özleyeceğiz. Kurumsal aidiyet duygumuz tavan yapacak. Hem bakın, taslağa madde ekledim: Evraklar kendi kendini imzalayacak bir yapay zekaya devredilecek, yapay zekanın çayını da müdür yardımcısı dolduracak." Hulusi Müdür: (Derin bir iç çeker) "Rükneddin, sen zaten 25 yıldır fiilen bu 7 gün tatil sistemini uyguluyorsun. Şu an bile bilgisayarında mayın tarlası açık, arkanda da çay demleniyor. Devlet sana bu sistemi 'hibe' etmiş zaten, daha neyin kanununu istiyorsun?" Rükneddin Bey: "Ama müdürüm, ben bunu tüm dünya memurları için istiyorum. Küresel bir vizyon bu!" Hulusi Müdür: "Yürü git Rükneddin, şu masadaki birikmiş dosyaları Nevruz’a kadar bitir, yoksa sana 21 Mart’ta da mesai yazarım, ateşin üzerinden dosyalarla atlarsın!" Müdüründen umduğunu bulamayan Rükneddin Bey, davasından vazgeçmedi. "Bürokrasi vizyonumu anlamıyorsa, halkın iradesine giderim!" diyerek hazırladığı "Yedi Gün Kesintisiz Dinlenme Kanun Teklifi" taslağını koltuğunun altına alıp doğruca TBMM Dilekçe Komisyonu'nun yolunu tuttu. Burası, onun memuriyet hayatındaki en büyük vizyoner hamlesi olacaktı. Meclis koridorlarında takım elbisesinin düğmelerini ilikleyerek yürüyen Rükneddin Bey, komisyon sırasındaki memura evrakı uzattı. Sıra bekleyen diğer vatandaşlar geçim derdi, arazi anlaşmazlıkları için dilekçe verirken, bizimki adeta bir devrim manifestosu sunuyordu. Komisyondaki görevli memur dilekçeyi okumaya başladı: Komisyon Memuru: "Beyefendi, burada 'Pazartesi gününün anayasal bir suç olarak kabul edilmesi ve takvimlerden silinmesi' yazıyor. Yanlış mı okuyorum?" Rükneddin Bey: "Çok doğru okuyorsunuz aziz meslektaşım. Pazartesi, küresel işçi sınıfının prangasıdır. Nevruz’u perşembeden bağladık diim, pazartesi ne olacak? Sistem tıkanıyor!" Komisyon Memuru: (Şaşkınlıkla devam eder) "Peki ya şu madde? 'Resmi tatil günlerinde yorulan memurların, dinlenmesi için ekstra dinlenme tatili ilan edilmesi'... Tatilin tatili mi olur beyefendi?" Rükneddin Bey: "Bakın şurada empati yapalım. 21 Mart’ta ateşin üzerinden atlayacağız, halay çekeceğiz. Bunlar hep efor. Ertesi gün kaslarımız ağrıyorken nasıl evrak imzalayalım? Bize bir 'Nevruz Sonrası Kas Toparlama İzni' şart." O sırada komisyon odasından geçen kıdemli bir milletvekili gürültüyü duyup içeri girdi. Dilekçeye göz attıktan sonra Rükneddin Bey’in omzuna dokundu: "Evladım, teklifin çok yaratıcı. Ama haftayı 7 gün tatil yaparsak, Meclis de tatile girer. Meclis tatil olursa, senin bu kanunu onaylayacak adam bulamayız. Kendi tezinle çelişiyorsun." Rükneddin Bey bu paradoks karşısında bir an donakaldı. Hesap makinesini çıkarıp hızlıca bir algoritma kurmaya çalıştı ama sistem kilitlenmişti. Meclis memuru dilekçeyi "Gerekli incelemelerin yapılması" üzere arşive kaldırırken, Rükneddin Bey zafer kazanmış bir komutan edasıyla arkasını döndü. Daireye geri döndüğünde, sanki Meclis’ten kanunu tek celsede geçirmiş gibi bir hava içindeydi. Odasının kapısını ayağıyla açıp, koltuğunun altındaki boş dosyayı masaya fırlattı. Gözleri çakmak çakmaktı: "Dostlarım, müjde! Bu davayı kazandık! Yasa teklifimiz artık devletin en üst kademesinde, Dilekçe Komisyonu arşivlerinde derinlemesine inceleniyor! Bürokrasinin çarklarını döndürdüm, artık 7 gün kesintisiz tatil sadece bir zaman meselesi!" Odadaki memurlar bu açıklamayı duyar duymaz adeta çılgına döndü. Kamuran Hanım çekmecesinden acil durumlar için sakladığı yolluk börekleri çıkardı, Vedat Bey ise su ısıtıcısının düğmesine basarak en lüks kaçak çayı demlemeye başladı. Kimsenin "arşive kaldırılmak" ile "kabul edilmek" arasındaki farkı sorgulayacak mecali yoktu; memur milleti tatil kelimesini duyduğu an kutlamaya hazırdı. Evrak raflarından alınan klasörler ters çevrilip ritim tutulmaya başlandı. Rükneddin Bey masanın üstüne çıktı ve elindeki tükenmez kalemi mikrofon gibi kullanarak konuşmasını tamamladı: "Bundan sonra pazar akşamları kimse ağlamayacak! Pazartesi sabahları alarm kurmak vatana ihanet sayılacak!" Alkışlar, çığlıklar ve çay kaşığı sesleri birbirine karışırken, odaya aniden İdari İşler Müdürü Hulusi Bey daldı. Herkes bir anda donakaldı. Kamuran Hanım’ın elindeki börek havada asılı kaldı. Hulusi Müdür, masanın üstünde dikilen Rükneddin Bey’e dik dik baktı, sonra elindeki devasa evrak yığınını masanın kenarına bıraktı: "Madem 7 gün tatil kanununu geçirdin Rükneddin, bu zaferin şerefine şu birikmiş 400 adet performans raporunu yarına kadar bitiriyorsun. Sonuçta artık boş vaktin çok olacak, şimdiden çalış ki ileride dinlenmeye yüzün olsun!" Rükneddin Bey, masanın üstünden yavaşça yere indi, ceketinin tozunu silkeledi ve derin bir iç çekti: "Emredersiniz müdürüm... Ama unutmayın, büyük devrimler her zaman en ağır angaryalarla başlar." Rükneddin Bey için tatil, bir yaşam tarzı değil; uğruna mesai harcanması gereken tek ciddi işti ve bu kutsal cihadı er ya da geç kazanacaktı!
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23