• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Aile için büyük tehlike: Feminist yaklaşım kadını fıtratından uzaklaştırıyor

Yeniakit Publisher
2021-05-30 20:11:00 - 2021-05-30 20:13:41
Aile için büyük tehlike: Feminist yaklaşım kadını fıtratından uzaklaştırıyor

Türkiye Aile Meclisi Başkan Yardımcısı Adnan Kalkan, aileye kurulan komployu gündeme getiren bir yazı kaleme aldı. Kalkan, nesillerin ifsat edilmesini ve kadının aileden koparılmak istenmesini çarpıcı yazıyla gözler önüne serdi.

Türkiye Aile Meclisi Başkan Yardımcısı Uzman Psikoterapist Adnan Kalkan, kadının ailedeki önemiyle ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Kalkan, fenimist yaklaşımın kadını aileden koparmaya çalıştığını açıklayarak "Bir kısım aile düşmanları aileyi yıkmak için kadına özgürlük yaftası ile kadınları yuvalarından çıkarmaya çalışmakta ve ona bir nevi yalancı tanrılık addetmektedir." ifadesinde bulundu.

İşte Adnan Kalkan'ın o yazısı: 

Kadın nesli yetiştirir

Kadın, insanlığın atası Hazreti Âdem (AS)'in yaratılışından hemen sonra yaratılmış ve insanın çoğalması, medeniyetin meydana gelip inşa edilmesi sürecinin mimarlarındandır. Âdem Aleyhisselam'ı tamamlayan ve Âdem Aleyhisselam'la tamamlanan varlıktır. Âdem Aleyhisselam nasıl eşref-i mahlukat ise Havva annemiz de eşref-i mahlukattır.

Bir kadın hem annedir hem eştir hem de şahsiyettir. Aslında kadın tam anlamıyla medeniyettir. Kadına verilen hasar medeniyete verilen hasar gibidir. Kadının aile içinde desteklenmesi ise medeniyetin ihyasıdır. Anne olan kadın medeniyet inşa eder.

Feminist yaklaşım kadını fıtratından uzaklaştırıyor

Kadın haklarını korumak adı altında feminist bakış açısı kadını kendi öz fıtratından koparmakta ve ciddi anlamda kadına zarar vermektedir. Öyle ki kadının bedenini ve cinselliğini kullanmak için kasıtlı bir şekilde kadını önce hedef göstermekte sonra da ona yardım ediyormuş gibi onu bir meta olarak kullanmaktadır. Oysaki bir kadın erkek ile kurduğu aile ile gerçek değerine kavuşur. Erkek nasıl ki tek başına çok da anlam ifade etmiyorsa kadın da tek başına pek anlam ifade etmez.

Her insan gibi kadın da sorumludur

Bir kısım aile düşmanları aileyi yıkmak için kadına özgürlük yaftası ile kadınları yuvalarından çıkarmaya çalışmakta ve ona bir nevi yalancı tanrılık addetmektedir. Oysa toplumsal bütünlük içerisinde nasıl erkek tam anlamıyla özgür olamıyorsa, kadın da tam anlamıyla özgür olamaz. Nitekim aile karı-koca iki özgürlüğün kısıtlanması ile bir araya gelen yeni bir bütüncül özgürlük ile kurulur. İnsanlar ne kadar özgür olsalar da sonuçta başta dini vecibeler olmak üzere, toplumsal sınırlılıklar ile bu özgürlük sınırlandırılır. Herkes özgür olacaksa benim özgürlüğümün başladığı yerde başkasının özgürlüğü nasıl bitecek? Erkek de özgür değil kadın da özgür değil. İki insan bir araya gelerek ve her biri kendi özgürlüğünün yarısını sorumluluk ile değiştirerek eşine karşı sorumluluğu üstlenir. Eşi de aynı şekilde yarı özgürlüğünden vazgeçer ve sorumluluk kuşanır. Böylece yuva kurulur. Mesela bekar iken istediği saatte eve gelen koca, karısı evde bekliyor diye eve erken gelmek zorunda. Ya da hanımı için de aynı şey geçerlidir. Sınırlılık ve sorumluluk yuvayı huzurlu kılar. Kadının güven yeri kocasının, kocasının güven limanı ise karısının yuvasıdır.

Kadının fıtratında annelik vardır

Kadınlar şefkat ve merhamet timsallleridir. Bu şefkati de merhameti de ancak doğum yaptığı zaman evladına karşı beslediği his ve duygularla yaşarlar. Annelik his ve duygusu köreltilen kadın, hasara uğramış demektir. Kadın ne iş yaparsa yapsın, toplumsal statüsü ne olursa olsun sonuçta annedir ve medeniyetin devamının teminatıdır. Bu anlamda gerek ev hanımlığı gerekse annelik özendirilmelidir.

Bu gün insanın metalaşması, hissiz ve duygusuz neslin yetişmesi kadının yuvasından çıkarılıp zorunlu çalışma sebebine bağlanabilir. Yani bir sebep de budur. Evinde sosyal yaşantısını sürerek bütün kadınlığını yaşamak varken, evinden çıkarılıp meta haline getirildi. Doğru ya kadın evinde kalırsa, onu kullanacak olan ahlaksızlar nasıl nesli bozacak? Kadının evinde kalması dediğimizde de bazı muhakemesizler, kadını dört duvar arasında hapsetmek olarak algılamaktadır. Oysa ecdadımıza bakıldığında hanımların nice vakıflarda hizmetlerini görürsünüz. Biz kadının binbir cefaya maruz kalıp para kazanmak zorunda bırakılmasına, cinsel obje olarak kullanılmasına karşıyız. Evinde kocası ve üç çocuğuna çay yapmasını kölelik gibi gösterilip, her gün restaurantlarda binlerce müşteriye hizmet ettirilmesine karşıyız.

Aile kadının güvenli limanıdır

Her kadın bilmelidir ki ancak kadın. evinde huzur bulur. Kadını evinden ve ailesinden koparan zihniyetler onu yapayalnız bırakmaktadır. Aileyi yıkanlar genelde aile kuramayanlar, ailesini dağıtanlar veya aile olmanın yerine gayrı meşru ilişki yani zinayı meşru görenlerdir. Ailenin, neslin ve medeniyetin yeniden ihya ve inşası için kadının değil bütün olarak ailenin desteklenmesi gerekir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Düşünmezler mi?

Kadınları evden koparıp sokağa çekerek rahatça istismar etmek, toplumun çekirdek yapısını bozmak için onlar her şeyi yapıyor da... Peki kadınların hiç mi aklı yok? Bizi nereye götürüyorlar diye sorgulamaları gerekmez mi? Sonunda perişan olan kendileri değil mi? Dost düşman ayıramayanlar perişanlığa mahkümdür.

Aslan akbey

hep amerika ve israilin maşası olan chp yapıyor bunları.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23