• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ağrı belediye başkanı Savcı Sayan Akit’e konuştu: Hutbe güzeldi, Adana’da niye geç kalındı ona cevap versinler

Yeniakit Publisher
2019-08-31 14:52:00 -
Ağrı belediye başkanı Savcı Sayan Akit’e konuştu: Hutbe güzeldi, Adana’da niye geç kalındı ona cevap versinler

Cuma hutbesinde Mustafa Kemal’in adının anılmadığı gerekçesiyle ortalığı birbirine katan malum kesime sesleken Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, hutbeyi dinlediğini ve güzel bulduğunu söyleyip, “Adana Büyükşehir Belediye Başkanı 30 Ağustos’a o kadar önem veriyorlarsa niye o kadar geç kaldı, ona cevap versinler” dedi.

 Hasan Üstün  Ankara  Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, herkesi “tahrik edici” tutum ve davranışlardan uzak kalmaya ve birlik, beraberliğimizin üzerine titremeye davet etti. Sayan, “30 Ağustos günü hutbeyi dinledim. Bütün kahramanlarımıza minnet ve rahmet dilekleri iletildi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hutbesine tepki gösterenler, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı 30 Ağustos’a o kadar önem veriyorlarsa niye o kadar geç kaldı, ona cevap versinler.” dedi.

Son günlerde “Cuma Hutbesi” ve “Suriyeliler” gibi konular üzerinden tahriklerin tırmandırıldığına dikkat çeken Savcı Sayan şöyle devam etti:

“30 Ağustos günü Cuma namazındaydım, hutbeyi dinledim. Bütün kahramanlarımıza minnet ve rahmet dilekleri iletildi. Hutbe güzeldi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hutbesine tepki gösterenler, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı 30 Ağustos’ta niye  o kadar geç kaldı o kadar önem veriyorlarsa, ona cevap versinler. Ülkeyi de germesinler.”

Yandaş, Candaş Edebiyatını Bırakın

Sayan şöyle devam etti:

Bize yandaş diyorlar, candaş diyorlar, bu edebiyatı bırakın. Biz DİSK ile oturmuşuz, emekçinin menfaati doğrultusunda anlaşmışız. İşçilerimiz arasında ideolojik ayrımcılık yapmıyoruz. Vatanıma, milletime, bayrağıma düşman olmayan, dost olan herkes baştacıdır. Bizim siyasi görüşümüzü paylaşmaları gerekmez, yeter ki ortak vatan bilinci noktasında anlaşalım

Kutuplaştırmanın kimseye faydası olmaz

Savcı Sayan, Türkiye üzerindeki kutuplaştırma tezgahlarına da dikkat çekerek, “Her kesimi bu oyuna gelinmemesi yönünde uyarıyorum” dedi.

Suriye’nin kuzeyinde, sınırlarımızın az ötesinde meydana gelen “Protesto” olayına da değinen Savcı Sayan şöyle devam etti:

Bu eylemlere katılanlar iyice araştırılmalı. Bunların yabancı devletler adına hareket ettikleri açık. Türkiye’nin Suriyeliler politikası noktasında zor durumda kalması için provokatif hareketler yapmışlardır ve birileri de bunu fırsat bilerek ortalığı karıştırmaya çalışmıştır. Şimdi, herkesi son derece hassas davranmaya çağırıyorum. Üzerinde siyaset yaptığımız ülkenin adı Türkiye’dir. Bu vatan olmazsa, kimse siyasi görüşünü temsil edecek, tabelasını asacak alan bulamaz. Herkes aklına başına alsın, küçük hesaplardan uzak dursun.”

Emeğe Saygının Gereği

Ağrı'da bugüne kadar hiçbir belediye işçisini işten çıkarmadıklarını, bunu yaparak hem emeğe saygının gereğini yerine getirdiklerini hem de toplumsal birlik ve beraberliğe katkıda bulunduklarını ifade eden Sayan, “Bizim için memleket, vatan, bayrak, millet sevgisi önemlidir. Bu devlet hepimizindir. Birlikte devletimizi güzelleştirelim, ülkemizi güzelleştirelim. Bunu başarabilirsek her işi başarırız. Yeter ki tahriklere kapılmayalım” diye konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Dişçi

Kimse kusura bakmasın ama Diyanet İşleri Başkanlığı giderek daha garip, daha anlaşılmaz ve hatta daha utandıran bir kurum haline geliyor. Vakaları saymaya kalksam epey bir yer tutar. Teker teker sayamayacağım. Fakat son rezillik bile yeterince sinir bozucu. Biliyorsunuzdur mutlaka, Türkiye’de Cumhuriyet öncesi Diyanet İşleri Başkanlığı diye bir kurum yok. Bu kurumu kuran kişi Cumhuriyet’in de kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk. Amaç belli. Doğru İslam’ı anlatmak, din ve vicdan hürriyetini sağlamak, milletin tarikatlerin, cemaatlerin elinde oyuncak olmasını engellemek. Yani FETÖ benzeri organizasyonların oluşmasına imkan sağlamamak. Diyanet’in son yıllarda bu görevini yapıp yapmadığını anlamak için Diyanet İşleri başkanlarının Fetullah Gülen’le ilgili geçmişte yaptıkları açıklamalara bakmak yeterli. “Kandırıldık” deyip işin içinden sıyrılabilirler. Biz de inanmış gibi yaparız. Ama dün, 30 Ağustos’ta okuttukları Cuma Hutbesi’nde “Kurucuları” Mustafa Kemal Atatürk’ün adını dahi anmamalarındaki ayıptan sıyrılamazlar kolay kolay. En azından benim vicdanımda sıyrılamazlar. Tabii ki, elimden bir şey gelmez. Ama en azından “Benim ödediğim vergilerden Diyanet’in payına düşen tek bir kör kuruş var ise eğer, o tek kuruş dahi size haram olsun” diyebilirim. Ama bunu da çok umursayacaklarını zannetmem. Yine de ben demiş olayım. Belki bir gün bir yerde konusu geçer. Belki bir dünyada hesabı sorulur!

abdu.

savcı sayan mugalata yapmaktan başka birşey bilmiyor. dışardan bakınca ağrıyı aris yaptığını zannedersiniz. seçim öncesi verdiği hangi vaadini yerine getirmiş? sorsanıza.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23