• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ağlayan’a himaye Çağlayan’a dava

Yeniakit Publisher
2017-09-11 07:40:00 - 2017-09-11 16:15:44

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Ağlayan’a himaye Çağlayan’a dava

Teröristleri himaye altına alarak Türkiye’de bakanlık yapmış isimleri yargılama hadsizliğine imza atan ABD’nin “İkinci 17-25 Aralık operasyonu”na imza atmaya çalıştığı belirtildi. Uzmanlar asıl hedefin Türkiye, nihai hedefin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğuna dikkat çekti.

Büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin iç ve dış politikada etkin devlet reflekslerini hazmedemeyen ABD’nin yargı kılıflı “kuşatma” operasyonu büyük tepki çekiyor. ABD’nin İran’a uyguladığı ambargoyu deldiği iddiasıyla açılan ve işadamı Reza Zerrab’ın tutuklu bulunduğu davada Türkiye’nin eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan hakkında tutuklama kararı veren ABD yargısı, tescilli terörist Fetullah Gülen hakkında ise yıllardır hiçbir yasal işlem başlatmıyor. 249 vatandaşımızın katledildiği 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcısı olan bir katil; soru çaldırarak adamlarını kamu kurumlarına yerleştiren bir hırsız olan Fetullah Gülen hakkında tek bir adli işlem dahi gerçekleştirmeyen ABD yargısının, Çağlayan ile birtakım Türk bürokratların tutuklanması yönünde karar alması manidar karşılanıyor. Akit’e konuşan AB eski Bakanı Egemen Bağış ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Danışmanı Reha Denemeç, ABD’nin “İkinci 17-25 Aralık operasyonu” olarak nitelendirilen kirli davasının asıl hedefinin Türkiye, nihai amacının Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu belirttiler.

OBAMA ARTIKLARININ KİRLİ HAMLESİ

Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış, ABD yargısının verdiği tutuklama kararının şaibeli olduğunu ifade ettiği açıklamasında, “Sayın Cumhurbaşkanımız’ın da çok net bir şekilde vurguladığı gibi, ABD’deki bir savcıvekilinin açmış olduğu soruşturmaya Türkiye Cumhuriyeti’nin eski Ekonomi Bakanı Sayın Zafer Çağlayan’ı, Halk Bankası eski Genel Müdürü Sayın Süleyman Aslan’ı ve diğer vatandaşlarımızı eklemiş olması onların şahsına değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yapılmış bir hamledir. Ve bu hamle sadece Türkiye’ye karşı kapılmış değil, aynı zamanda cumhuriyetimizin en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığımıza yapılmış bir hamledir. ABD Başkanı Trump’ın da bu hamle ile hedef alındığını söyleyebiliriz. Bu dava, Obama yönetimi artıklarının, yeni Trump yönetiminin uluslararası ittifak kurma çabalarını baltalamak ve Trump yönetimini zorda bırakmak için giriştikleri bir dizi etkinliklerden bir tanesidir.” dedi.

DAVA KONULARI, TÜRKİYE’NİN ÇIKARLARI AÇISINDAN LEGAL İŞLEMLERDİR

Egemen Bağış, “17 Aralık’ta peydahlanmaya kalkan yargı darbesine konu olan girişimler Türkiye Cumhuriyeti’nin yasaları, kuralları ve çıkarları açısından değerlendirildiğinde yüzde 100 legal ve olağan ticari çıkarlar çerçevesinde değerlendirilecek konulardır. Son 100 yılın en ağır ekonomik krizinin Türkiye’yi teğet geçmesini sağlayan uluslararası ticaret hamlelerini kıskananların, bu hamlelerin mimarı olan isimlere ve hükümete saldırıları vatandaşlarımızca çok net bir şekilde görülmekte ve algılanmaktadır.” diye konuştu.

Amerikan yargısının Fetullah Gülen teröristi hakkında hiçbir adli işlem başlatmamasına değinen Bağış şöyle konuştu: “ABD’deki Fetullah Gülen ve yandaşlarına karşı pasif kalarak hiçbir dava açmamaları, aralarındaki diyaloğun bir taşeronluk ilişkisi olduğunu tescilliyor. Türk bakanlara karşı tutuklama kararları alıp, Gülen teröristine toz kondurmayan bir yargı sistemi ne kadar bağlayıcı olabiir?”

ABD AMBARGO KOYDU DİYE İRAN’DAN GAZ ALMAYACAK DEĞİLİZ

Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Danışmanı Reha Denemeç, davaya konu olan İran ile yapılan ticaretin uluslararası hukuka dayandığını ve Türkiye’nin bu ricaretini egemen bir ülke olarak gerçekleştirdiğini söyledi. Reha Denemeç, “Egemen iki ülke olan İran ile Türkiye arasında 1996-97 yılları arasında yapılan bir anlaşma var ve Türkiye, senede 10 milyar metreküp doğalgaz alımı yapıyor İran’dan. Bu anlaşma uluslararası bir anlaşmadır. ABD ambargo koydu diye bizim oradan gaz almama gibi bir durumumuz olamaz çünkü Türkiye’nin o gaz açığını başka şekilde kapatması mümkün değil. Ama ödeme şekillerini farklı yoldan yapma bir hükümet kararıyla alındı. Ekonomi Bakanı o dönem Zafer Çağlayan’dı, bu başkası da olabilirdi. Bu süreç devam ederken, sürecin içerisinde önde olan Türkiye’nin birtakım kurumlarını ve şahıslarını bu işin içerisine suç faaliyeti gibi katmak iyi niyetle açıklanamaz.” diye konuştu. ABD yargısının kararının Türkiye’ye müdahale senaryosu olduğunu ifade eden Denemeç, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti aleyhine son yıllarda birçok girişimde bulunuldu. Darbe girişimine kadar gidildi ancak başarılı olamadılar. Bu sefer dışarıdan birtakım şeyler yapılmaya çalışılıyor. Bu, hukuki bir süreç kılıfı altında yapılmış, tasarlanmış farklı bir Türkiye’ye müdahale senaryosudur.” dedi.

BELGELER FİRARİ FETÖ’CÜLERDEN

ABD’deki davaya konu olan ve sahte oldukları belirlenen belgelerin FETÖ’nün firari savcılarınca Amerika’ya aktarılmış olabileceğini söyleyen Denemeç, “Bu örgütün nereden destek aldığı ve nerelerden güç aldıkları belli. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi görünseler de Türkiye için çalışmadıkları ve dışarıya bilgi aktardıkları malum. O bilgileri ve yasal yollardan toplanmamış verileri deforme ederek, delil diye değerlendirerek ABD’ye aktarmaları mümkündür. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan sözde delilleri de kapsayan birçok bilginin ABD’ye FETÖ kanalıyla aktarıldığı oldukça kuvvetli bir ihtimaldir.” ifadelerini kullandı.


FARUK ARSLAN

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23