• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Afganistan Uzmanı Ahmad Khan Dawlatyar Akit’e konuştu: ‘Asya’ya açılan kapınız olacak’

Yeniakit Publisher
2021-08-19 09:48:00 - 2021-08-19 12:04:35
Afganistan Uzmanı Ahmad Khan Dawlatyar Akit’e konuştu: ‘Asya’ya açılan kapınız olacak’

ABD işgalcilerini hezimete uğratan Taliban’ın idaresine giren Afganistan’da yeni siyasi denklemin oluşturulmasında en kritik ülke olarak Türkiye öne çıkıyor. Afgan halkını birleştirmede anahtar olmasının yanı sıra bölgenin Türki devletlerle çevrelenmiş olması Afganistan’ın idaresi için Ankara’nın siyasi duruşunu hayati kılıyor.

 Yavuz Selim  İstanbul 

Afganistan’a yönelik titiz araştırmaları ve analizleriyle dünya çapında tanınan Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Afganistan Uzmanı Ahmad Khan Dawlatyar, Akit’e yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin bölgede “masa kurucu” olarak görüldüğü ve siyasi barışın tesis edilmesinde büyük vazifeler üstlenebileceğini söylüyor. 20 yıllık NATO süreci boyunca Türkiye’nin Taliban’la, Taliban’ın da Türkiye’yle savaşmadığını vurgulayan Dawlatyar, “Taliban, Türkiye’yi NATO ülkesi olmasına rağmen masa kurucu olarak görüyor” diyor.

Afganistan’daki barış sürecinde arabuluculuk yapmaya en uygun ülkenin Türkiye olduğuna işaret eden Dawlatyar, her görüşten Afgan halkının Türkiye’yi çok sevdiğini ve ülkede çok sayıda Türk asıllı vatandaşın bulunduğuna vurgu yapıyor. Ahmad Khan Dawlatyar, Afganistan’da güvenliğin sağlanmasıyla Türkiye’nin Afganistan üzerinden Orta ve Güney Asya ülkelerine ve dolayısıyla Türki devletlere kolayca ulaşabileceğine değiniyor.

İşte Ahmad Khan Dawlatyar’ın sorularımıza verdiği cevaplar...

En uygun arabulucu Türkiye

Afganistan’daki yeni siyasi durumda Türkiye’nin rolü ne olmalı?

Taliban tekrar Kabil’i ele geçirerek anlaşmalı da olsa, 20 yıllık savaşın kazanan tarafı olduğunu dünyaya duyurmuştur. Fakat Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesi savaşın sona erdiği anlamına gelmemektedir. Zira Afganistan’da son 42 yılda yaşananlara bakıldığında, birkaç defa rejim değişikliği yaşandığı; lakin savaşın sona ermediği görülmektedir. Bu durumu göz önünde bulundurarak Türkiye, tüm tarafları bir araya getirerek sorun çözücü bir politika izlemelidir. Çünkü Afganistan sorunu, yalnızca tüm etnik grupların temsil edildiği çoğulcu bir yönetimin kurulmasıyla mümkündür. Türkiye, Afganistan’la tarihi ilişkilere sahip olması nedeniyle bu rolü yerine getirebilir.

Taliban Türkiye’ye kurşun sıkmadı

 20 yıllık dönemde Türkiye’nin diğer NATO ülkelerinden farklı tutumunun bugüne etkisini nasıl değerlendirmeliyiz?

Ankara, son 20 yılda Afganistan’ın güvenliği, gelişmesi ve kalkınmasına önemli destek vermiş ve bu ülkedeki tüm etnik grupların sempatisini kazanmıştır. Nitekim Türkiye, NATO görevi kapsamında Afganistan’da asker bulundursa da Taliban’a karşı savaşmamıştır. Taliban da Türk askerlerine saldırmamıştır. Türkiye, geçmişte olduğu gibi günümüzde de Afganistan konusunda gerek iç gerekse dış aktörlerle görüşerek kalıcı barışın inşasında yapıcı bir görev alabilir. Çünkü Afgan halkının tamamı Türkiye’yi çok sevmektedir. Bu sevgi Kurtuluş Savaşı’na dayanmaktadır.

Ankara ‘masa kurucu’

Afganistan’daki yeni dönemde masa kurucu olarak Türkiye’yi işaret ediyorsunuz. Ülkedeki iç huzurun sağlanması ve tarafların sükuneti sağlamasında Türkiye arabuluculuk yapabilir mi?

Birkaç nedenden dolayı Türkiye, Afganistan’daki tarafları bir araya getirme ya da gelmesine katkıda bulunma kapasitesine sahiptir. Yukarıda bahsettiğim gibi, son 20 yılda farklı kurumları aracılığıyla Türkiye, Afgan halkına hizmet sağlayarak onları sempatisini kazanmıştır. Taliban’la da iletişim kurabilecek imkanlara sahiptir. Bunu Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ifade etmiştir. Ayrıca Taliban’ı müzakerede ikna edebilecek olan Pakistan’la da yakın ilişkilere haizdir. Diğer taraftan Taliban’a karşı savaşmadan ve onları kızdıracak şekilde eylemde bulunmamaktadır. Taliban, Türkiye’yi NATO ülkesine olmasına rağmen masa kurucu olarak görüyor.

Üstelik Afganistan’daki sorunun çözümünde önemli rol oynayacak ülke olan Pakistan’la Türkiye’nin iyi ilişkisi olduğunu bilinmektedir. Bu yüzden de Türkiye, Afgan Barış Süreci’nde arabuluculuk yapmaya en uygun aktördür.

Afganistan Asya’ya açılan kapı

Afganistan, coğrafi olarak Türki devletlere açılan kapı hüviyetinde bir devlet. Bu manada Türkiye için Afganistan’ın önemi nedir?

Afganistan’da Özbekler, Türkmenler, Oymaklar, Kazaklar, Kırgızlar gibi Türk soylular yaşmakta ve Türkiye’nin insani diplomasi anlayışı, tüm kimlik gruplarının desteğini almasını sağlamaktadır. Tarih boyunca Türkiye ile Afganistan arasında herhangi bir büyük sorun yaşanmamıştır. Hatta Afgan halkıyla “En sevdiğiniz ülke ve millet kimdir?” başlığı altında bir röportaj yapsanız şüphesiz halkın büyük çoğunluğu Türkiye ve Türk Milleti diyecektir.

Bununla birlikte Afganistan, Türkiye’nin gönül coğrafyası olarak tanımladığı bölgenin başında gelmektedir. Türkiye, bu ülkeye Batılı emperyalistler gibi yaklaşmamaktadır. Bu da Ankara’nın bölgedeki imajını arttırmaktadır. Dahası Afganistan’da güvenlik sağlanırsa Türkiye, Afganistan üzerinden Orta ve Güney Asya ülkelerine de kolayca ulaşabilir. Bu da Türkiye’nin Türk Dünyası’na ve Asya’ya yönelik politikasında Afganistan’ın önemli bir konumda bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Türkiye-Pakistan-Afganistan 

Siyasi yapı nasıl olursa olsun Türkiye’nin Türki devletler hassasiyetiyle Afganistan’la iyi ilişkilerde bulunması tavsiye ediliyor. Bu hususta Türkiye nelere dikkat etmelidir?

Türkiye, Afganistan’da geleneksel politikası olan tüm kimlik gruplarını kucaklama siyasetini sürdürmelidir. Afganistan’da barışın inşası için Taliban’la iyi ilişkileri bulunan Pakistan’ın konumu önemlidir. Ancak Afgan halkının bir kısmı Pakistan’a sıcak bakmamaktadır. Pakistan ise Türkiye’nin yakın dostlarından biridir. Dolayısıyla Türkiye ve Pakistan’ın işbirliği içerisinde Afganistan’da yakın çalışması önemlidir. Ankara, Afgan halkının; İslamabad ise Taliban’ın üzerindeki olumlu etkisiyle barışı inşa edebilir.

Türkî devletler de dahil edilmeli

Türkiye, Türk coğrafyasının öncüsü konumunda. Afganistan’ın komşu ülkeleriyle ilişkileri geliştirmede ne gibi vazife üstlenebilir?

Bu ülkeler, Afganistan’daki insanların geleceğinden ve söz konusu ülkede çatışmaların devam etmesinden kaygılanmaktadır. Bu anlamda Türkiye gerek Türk Keneşi içinde gerekse ikili ilişkilerinde bu ülkelerin kaygılarını dikkate alarak davranmalıdır. Türkiye, Afganistan sorununun çözümünde bölge devletlerini de sürece dahil etmelidir. Bu herkesin çıkarındadır.

 

Yeni Akit Gazetesi

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sabetay Kemal

CAHAPE den cevap: 'İstemezüüüüük. Çünkü benimiz yok ve balık hafızalıyız.'

Sabetay Kemal

Ahmad efendi, siz çırpınadurun, ülkemizde sizin ne demek istediğinizi anlamaya çalışmaya bile tenezzül etmeyen insanlar var. Karınca ağacını dünya sanarmış.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23