MİT'in, terör örgütü DEAŞ lideri Ebu Hüseyin el Kureyşi’yi Suriye’de etkisiz hale getirmesi üzerine ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlığı sözcülerinin yaptığı “Haberimiz yok, gerçekten öldürüldüyse bu sevindirici” şeklindeki açıklamaları eleştiren Milliyet gazetesi yazarı Tunca Bengin, "MİT’in bu başarısı Türkiye’nin hangi örgüt olursa olsun terörle mücadele konusundaki kararlılığı ile imkân ve kabiliyetini ortaya koymasının ötesinde DEAŞ ile mücadele ediyoruz yutturmacası altındaki o kirli tezgâhın senaristi ABD’ye de doğrudan mesaj aslında" dedi.
MİT'in, terör örgütü DEAŞ lideri Ebu Hüseyin el Kureyşi’yi Suriye’de etkisiz hale getirmesi üzerine ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlığı sözcülerinin yaptığı “Haberimiz yok, gerçekten öldürüldüyse bu sevindirici” şeklindeki açıklamaları eleştiren Milliyet gazetesi yazarı Tunca Bengin, "MİT’in bu başarısı Türkiye’nin hangi örgüt olursa olsun terörle mücadele konusundaki kararlılığı ile imkân ve kabiliyetini ortaya koymasının ötesinde DEAŞ ile mücadele ediyoruz yutturmacası altındaki o kirli tezgâhın senaristi ABD’ye de doğrudan mesaj aslında" dedi.
Bengin, yazısında özetle şunları kaydetti:
"Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) terör örgütü DEAŞ ideri Ebu Hüseyin el Kureyşi’yi Suriye’de etkisiz hale getirmesi üzerine ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlığı (Pentagon) sözcülerinin “Haberimiz yok, gerçekten öldürüldüyse bu sevindirici, memnuniyetle karşılanacak bir haber” gibisinden abuk sabuk açıklamaları ve zoraki takdir sözlerine şaşırdık mı? Asla...
ABD’nin temizledim diye böbürlendiği DEAŞ’ın önceki üç liderlerine yönelik operasyonlarda da Türkiye’nin rolü ve katkısı vardı ama bilinçli bir şekilde öne çıkartılmadı. Aksine, hep ABD’nin bir başka terör örgütü YPG/PYD/PKK’yı DEAŞ terörü ile mücadele ediyor köpürtmesiyle meşrulaştırmaya dönük kirli tezgâhını gördük. Dolayısıyla, MİT’in bu başarısı Türkiye’nin hangi örgüt olursa olsun terörle mücadele konusundaki kararlılığı ile imkân ve kabiliyetini ortaya koymasının ötesinde DEAŞ ile mücadele ediyoruz yutturmacası altındaki o kirli tezgâhın senaristi ABD’ye de doğrudan mesaj aslında. Çünkü Suriye’deki varlık gerekçesini DEAŞ’ı (IŞİD) yok etmek olarak açıklayan ABD, buna yönelik sözde mücadelesini tam anlamıyla oyuna çevirdi. Bir bakıyorsun DEAŞ bitti, bitiyor havası veriyor ama sonrasında en büyük tehdit diye yeniden celalleniyor. Yani ABD’nin kirli planları doğrultusunda DEAŞ saklanıyor ve bitti sanılıyor, sonra birden yine hortluyor. (…)"