ABD’nin Maduro ve eşini Venezuela’da yakalayarak ülke dışına çıkarması, Noriega örneğini yeniden gündeme taşıyarak uluslararası hukuk, egemenlik ve yargılama yetkisi tartışmalarını alevlendirdi.
ABD'nin Venezuela'da düzenlediği operasyonla Nicolas Maduro ve eşini yakalayıp götürmesi uluslararası ilişkilerde yeni bir çağın başladığı yorumlarına neden oldu.
Diğer yandan pek çok kişi de Washington yönetiminin geçmişte benzer bir hamleyi yaptığını hatırlatıyor.
ABD, 3 Ocak 1990'da Manuel Noriega'yı ülkesi Panama'da alıkoymuştu.
2017'de 83 yaşındayken ölen eski cunta lideri de ABD'ye uyuşturucu sokulmasında büyük rol oynadığı iddiasıyla yargılanmıştı.
Noriega'nın avukatları, Panama'yı istila edip müvekkillerini tutuklayan George H.W. Bush yönetimini hem uluslararası hukuku hem de adil yargılanma hakkını çiğnemekle suçlamıştı.
Avukatlar, Noriega'nın yabancı bir ülkenin lideri sıfatıyla dokunulmazlığa sahip olduğunu da savunmuştu.
Bu olayın ABD'de görülecek Maduro davasında görev yapacak savcılar, hakimler ve avukatlar için bir kılavuz işlevi göreceğini bildiriyor.
Georgetown Üniversitesi'nde hukuk dersleri veren Steve Vladeck, narkoterörizmle suçlanan Maduro'nun avukatlarının savcılığa benzer itirazlar sunacağını söyledi.
Hukuk uzmanı Elie Honig ise "Bunun benzerini gerçekten pek görmedik" dedi.
Honig, Anayasa hukuku ve uluslararası hukukta çığır açabilecek yeni argümanların görülmesinin muhtemel olduğunu sözlerine ekledi.
Diğer yandan Noriega'nın avukatlarının savunması pek de işe yaramamıştı. 1991'de hüküm giyen diktatöre 40 yıl hapis cezası verilmişti.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Cato Enstitüsü'nden Clark Neily, ABD mahkemeleri istilanın yasal olup olmadığını değerlendirmeyi reddettiği için bu savunmanın başarısız olduğunu bildirdi:
Federal mahkemeler, bir sanığın yabancı topraklardan zorla getirilmesinin dahi yargılama yetkisini yok etmediği tavrını benimsedi.
O dönem ABD'nin Noriega'yı resmiyette Panama lideri olarak tanımamasının fark oluşturacağını iddia edenler de var.
ABD Adalet Bakanlığı'nın cumartesi ortaya çıkan iddianamede Maduro için "filli ama gayri meşru yönetici" ifadesini kullanması dikkat çekti.
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta cumartesi yerel saatle 02.00 sularında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.
Venezuela yönetimi, ABD'nin ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlediğini bildirmişti.
Donald Trump, Venezuela'ya düzenlenen büyük çaplı bir operasyonda Maduro'yla eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "narkoterörizm, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.
Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuştu.