ABD istihbarat raporu: İran’da rejim değişikliği saldırıyla olası değil
ABD Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından hazırlanan gizli raporda, İran’a yönelik kapsamlı askeri saldırıların bile mevcut yönetimi devirme ihtimalinin düşük olduğu değerlendirildi. Washington Post'un ulaştığı raporda, en uç senaryolarda dahi İran kurumlarının iktidarı koruyacağı ve muhalefetin yönetimi ele geçirme şansının zayıf olduğu vurgulandı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında 8. gün geride kalırken, Washington Post gazetesi Ulusal İstihbarat Konseyi tarafından hazırlanan çarpıcı bir raporu gündeme taşıdı. 28 Şubat operasyonundan yaklaşık bir hafta önce tamamlanan analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’da ABD yanlısı bir yönetim kurma planlarına yönelik ciddi şüpheler dile getirildi. Raporda, hem dar kapsamlı suikastların hem de geniş ölçekli askeri operasyonların sonuçları incelenirken, her iki durumda da rejim değişikliğinin "düşük ihtimal" olduğu sonucuna varıldı.
"HAMANEY ÖLDÜRÜLSE BİLE PROTOKOLLER DEVREDE"
İstihbarat değerlendirmelerine göre, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi gibi en kritik senaryolarda bile dini ve askeri kurumların iktidarın devamlılığını sağlayacak protokolleri devreye sokacağı ifade edildi. Rapora aşina kaynaklar, İran’daki parçalı muhalefet yapısının saldırılar sonrası ülke yönetimini ele geçirme ihtimalinin "olası görülmediğini" aktardı. Beyaz Saray ise bu raporun operasyon emrinden önce Başkan Trump’a sunulup sunulmadığı konusunda bilgi vermedi.
HEDEFTE PETROLÜN MERKEZİ HARK ADASI VAR
Rapordaki analizlerin yanı sıra Washington Post, ABD’nin İran ekonomisinin kalbi sayılan Hark Adası’nı ele geçirme planı üzerinde durduğunu iddia etti. İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının geçtiği bu adanın kontrol edilmesi, Trump yönetimine Tahran ekonomisini doğrudan yönetme imkanı verebilir. Ancak askeri uzmanlar, Hark Adası’na çıkacak Amerikan askerlerinin saldırılara karşı son derece savunmasız kalacağı uyarısında bulundu.
UZUN BİR SAVAŞIN HABERCİSİ
18 istihbarat kurumunun verilerini koordine eden Ulusal İstihbarat Konseyi’nin bu uyarısı, Amerikalı yetkililerin "yeni başladık" dediği operasyonun aslında çok uzun bir savaşa dönüşme riskini ortaya koyuyor. Stratejik değerlendirmeler, askeri baskının rejim değişikliği yaratmak yerine süreci çıkmaza sokabileceğine işaret ediyor. Hark Adası’na yönelik olası bir hamlenin ise savaşın boyutunu küresel enerji piyasalarını sarsacak şekilde genişletebileceği değerlendiriliyor.


