• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

30 Kasım 1925: Tekke-Zaviye ve Türbelerin Kapatılması

30 Kasım'da Türkiye'de neler yaşanmıştı? Tarihte bugün hangi gelişmeler oldu? 30 Kasım 1925: Tekke-Zaviye ve Türbelerin Kapatılması. 30 Kasım 2007: İstanbul-Isparta seferini yapmakta olan yolcu uçağı Isparta'da düştü. İşte detaylar.

Yeniakit Publisher
2021-11-30 08:22:00 -
30 Kasım 1925: Tekke-Zaviye ve Türbelerin Kapatılması

30 Kasım 1925: Tekke-Zaviye ve Türbelerin Kapatılması 

Dönemin Milli Eğitim Bakanlarından Tahsin Banguoğlu bu vaziyeti şöyle anlatır:"İstanbul'un fatihinin, Fatih Sultan Mehmet Han'ın bile türbesi kapatılmıştı. Yavuz Sultan Selim'in, Kanuni'nin ve Eyüp Sultan'ın türbeleri de kapalı idi!(Banguoğlu-Yazıcı, 2001:81) 

Dönemin şahitlerinden Münevver Ayaşlı, Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey’in türbesinin başına gelenleri şöyle anlatır:Çekirge’de Murad-ı Hüdavendigar Camii’ni ve karşısındaki türbesini ziyaret ettik. Türbe sıkı sıkı kapalı idi. Camların kirinden içerisi görünmüyordu. Perdeler yırtık, türbe toz toprak içinde idi. Biz türbenin içini görmeye çalışırken, küçük adımlarla, ürkek ürkek bir yaşlı adam yanımıza yaklaştı. Selam verdi, selamını aldık. Kendisine biraz olsun emniyet gelmişti ki bizimle konuşmaya başladı.Kendisi, türbenin eski türbedarı imiş. O zamanlar türbe tertemiz imiş. Diğer türbedar arkadaşları ile her gün türbeyi temizlerler imiş. Temizlerler ve Topkapı Sarayı'nda Emanet-i Mukaddes Dairesi'nde olduğu gibi, türbeyi hiç Kur'an'sız bırakmazlarmış. Gece gündüz hiç ara vermeden, münavebe ile Kur'an okurlarmış, ta ki 1925 senesinde türbeler kapanıncaya kadar. 

1925 senesinde türbelere kilit vurulmuş ve harabiyete terk edilmiş. Türbedarlar yalvarmışlar "Biz para pul istemeyiz, bırakınız, yine türbeye biz bakalım, temizleyelim." demişler. "Yok olmaz!" demişler ve bunları kovmuşlar. Türbedeki paha biçilmez, ceylan derisi üzerine yazılmış Kur'an'ları halıları, seccadeleri, levhaları, hep kürek ile ameleler kamyonlara doldurmuşlar ve müzelere götürmüşler. Giderken kamyondan Kur'an'lar, kıymetli eşyalar hep sokaklara dökülmüşler. Millet hep toplamış.O zamandan bu zamana kadar türbe hep kilitli, bizi zinhar içeriye sokmuyorlar. Biz; kimse görmeden, pencerelerden Kur'an okuyoruz. Yugoslavya başbakanı geldiği zaman, Bursa'ya gelmek ve türbeyi görmek istemiş. Türbeyi gizlemek istemişler. Bursa'da otellerde rakı ziyafeti çekmek istemişler; fakat Başbakan Stoyadinoviç, ille türbeyi görmek istemiş. Naçar türbeye götürmüşler. Stoyadinoviç, Bursa valisine: "Ayıp, ayıp. Türbe bu halde bırakılır mı?" demiş. "Gelin de bizdeki Kosova'daki türbeyi görün, türbe açık ve tertemizdir." demiş.  (Ayaşlı,2003:176) 

Dönemin Milli Eğitim Bakanlarından Tahsin Banguoğlu bu vaziyeti şöyle anlatır:"İstanbul'un fatihinin, Fatih Sultan Mehmet Han'ın bile türbesi kapatılmıştı. Yavuz Sultan Selim'in, Kanuni'nin ve Eyüp Sultan'ın türbeleri de kapalı idi!(Banguoğlu-Yazıcı, 2001:81) 

Dönemin şahitlerinden Münevver Ayaşlı, Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey’in türbesinin başına gelenleri şöyle anlatır:Çekirge’de Murad-ı Hüdavendigar Camii’ni ve karşısındaki türbesini ziyaret ettik. Türbe sıkı sıkı kapalı idi. Camların kirinden içerisi görünmüyordu. Perdeler yırtık, türbe toz toprak içinde idi. Biz türbenin içini görmeye çalışırken, küçük adımlarla, ürkek ürkek bir yaşlı adam yanımıza yaklaştı. Selam verdi, selamını aldık. Kendisine biraz olsun emniyet gelmişti ki bizimle konuşmaya başladı.Kendisi, türbenin eski türbedarı imiş. O zamanlar türbe tertemiz imiş. Diğer türbedar arkadaşları ile her gün türbeyi temizlerler imiş. Temizlerler ve Topkapı Sarayı'nda Emanet-i Mukaddes Dairesi'nde olduğu gibi, türbeyi hiç Kur'an'sız bırakmazlarmış. Gece gündüz hiç ara vermeden, münavebe ile Kur'an okurlarmış, ta ki 1925 senesinde türbeler kapanıncaya kadar. 


1925 senesinde türbelere kilit vurulmuş ve harabiyete terk edilmiş. Türbedarlar yalvarmışlar "Biz para pul istemeyiz, bırakınız, yine türbeye biz bakalım, temizleyelim." demişler. "Yok olmaz!" demişler ve bunları kovmuşlar. Türbedeki paha biçilmez, ceylan derisi üzerine yazılmış Kur'an'ları halıları, seccadeleri, levhaları, hep kürek ile ameleler kamyonlara doldurmuşlar ve müzelere götürmüşler. Giderken kamyondan Kur'an'lar, kıymetli eşyalar hep sokaklara dökülmüşler. Millet hep toplamış.O zamandan bu zamana kadar türbe hep kilitli, bizi zinhar içeriye sokmuyorlar. Biz; kimse görmeden, pencerelerden Kur'an okuyoruz. Yugoslavya başbakanı geldiği zaman, Bursa'ya gelmek ve türbeyi görmek istemiş. Türbeyi gizlemek istemişler. Bursa'da otellerde rakı ziyafeti çekmek istemişler; fakat Başbakan Stoyadinoviç, ille türbeyi görmek istemiş. Naçar türbeye götürmüşler. Stoyadinoviç, Bursa valisine: "Ayıp, ayıp. Türbe bu halde bırakılır mı?" demiş. "Gelin de bizdeki Kosova'daki türbeyi görün, türbe açık ve tertemizdir." demiş.  (Ayaşlı,2003:176)

 

30 Kasım 2007: İstanbul-Isparta seferini yapmakta olan, Atlasjet Havayolları'na ait 4203 sefer sayılı,MD-83 tipi yolcu uçağı, Isparta'nın Çukurören ve Kılıç köyleri arasında kalan Türbetepe mevkiinde düştü.

Atlasjet Havayolları’nın İstanbul-Isparta seferini yapan ve içinde 50 yolcu ile 7 mürettebatın bulunduğu World Focus Havayolları’na ait  McDonnell Douglas MD83 tipi yolcu uçağı Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Çukurca bölgesi yakınlarında düştü. Kazada kurtulan olmadı.

Uçakta bulunan ve hayatını kaybeden  yolcular arasında Süleyman Demirel Üniversitesi’nin davetlisi olarak, “fizik” konusunda konferans vermek üzere Boğaziçi ve Doğuş üniversitesinden gelen bilimadamları da bulunuyordu: Bilim adamlarının isimleri: Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Engin Arık, araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

mutmaine

TEKKEleri kapattık opera açtık..modern ve çağdaş olduk! ileri gidiyoruz...yakında avrupayıda geçeriz !
  • Yanıtla

Yorumcu

Tekkeler; islamın (kuran) hangi hükmünce böyle işletiliyordu ?? Bu sistem tamamen bir gelenek idi, Artık ömrünü tamamlamış olan Osmanlıdan kalma bir gelenek...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23