• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

28 Şubatçılara müebbet

Yeniakit Publisher
2017-12-22 03:59:00 - 2017-12-22 04:20:07

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
28 Şubatçılara müebbet

Seçilmiş hükümeti cebir, şiddet ve tehditle istifaya zorlayan 28 Şubat cuntacıları için yolun sonu göründü.

Mütedeyyin insanlara adeta kan kusturan, milli iradeyi ayaklar altına alarak, seçilmiş hükümeti cebir, şiddet ve tehditle istifaya zorlayan 28 Şubat cuntacıları için yolun sonu göründü. Savcı, aralarında İ. Hakkı Karadayı ve Çevik Bir’in de bulunduğu 60 cuntacı için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.

Hükümeti deviren 28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanıklı davanın dünkü duruşmasında esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Hanifi Yıldırım, İsmail Hakkı Karadayı ve Çevik Bir’in de aralarında bulunduğu 60 kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Savcı, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’nın 5 Mayıs 1997 tarihinden itibaren Batı Çalışma Grubu’ndan (BÇG) haberdar olduğunu ve Refahyol hükümetini devirmeye TSK’daki tüm unsurların katıldığını vurgulayan savcı, bu nedenle cezaların en üst seviyeden verilmesini istedi.

BATI ÇALIŞMA GRUBU VURGUSU

Savcı, BÇG’nin Refahyol hükümetini düşürmek için Genelkurmay Karargâhında dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir’in başkanlığında toplantılar yaptığını ifade etti. 4 Şubat 1997’de Sincan’dan tankların yürütüldüğünü hatırlatan savcı, tankların yürütülmesinin 6 ayda bir yapılan eğitim programı olduğunun söylendiğini, Genelkurmay’ın ise böyle bir eğitim programı olmadığını bildirdiğini aktardı. Genelkurmay’ın açıklamasına rağmen gazetelerin “gövde gösterisi” şeklinde manşetler attığının altını çizen duruşma savcısı, medyanın 28 Şubat darbesine katkısına da dikkat çekti.

60 SANIĞA MÜEBBET

28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanıklı davada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, İsmail Hakkı Karadayı ile Çevik Bir’in de arasında bulunduğu 60 kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Savcı, 39 sanık hakkında ise isnat edilen suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak cezalandırılmalarını istemeye yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığından beraatlarına karar verilmesini istedi.

ÖLENLER KURTULDU!

Savcı Yıldırım, yargılama sırasında vefat eden sanıklar Teoman Koman, Eser Şahan, Salih Eryiğit ve Tevfik Özkılıç hakkındaki kamu davasının ise düşürülmesi talebinde bulundu. Bu arada, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen “28 Şubat” dönemine ilişkin 103 sanıklı davanın duruşmasına ise sanıklar, müdahiller ve tarafların avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Mustafa Yiğitsoy, bazı müdahiller ile müdahil ve sanık avukatlarının tanık dinletilmesi gibi konularda dilekçe verdiğini, bazı kişilerin ise müdahillik taleplerinde bulunduğunu belirtti.

FETÖ DE İŞİN İÇİNDE

Sanıklardan Erol Özkasnak’ın avukatı Ömer Çelikkesen, FETÖ/PDY “çatı davası”nın iddianamesinden bazı bölümleri aktararak, “28 Şubat davasının da FETÖ’nün kumpas davalarından biri olduğu açıktır” iddiasında bulundu. Mahkeme heyeti, Yüksek Askeri Şûradan Atılanlar Derneği ile bazı kişilerin davaya müdahillik taleplerinin, suçtan zarar gördüklerine ilişkin belge sunmamaları nedeniyle reddine karar verdi. Heyet, ayrıca tanık dinletme taleplerini de mevcut delil durumunu göz önüne alarak reddetti. Duruşma, sanıklar ve avukatlarının esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için 8-9-10 Ocak 2018’e bırakıldı.

‘Yağlı kazık’, Hürriyet ve Milliyet gazeteleri mütalaada

Bazı medya kuruluşlarının darbedeki rolünün açıkça ortaya konduğu 28 Şubat’a ilişkin davanın esas hakkındaki savcılık mütalaasında şunlar vurgulandı: “28 Şubat sürecinde hükümetin büyük ortağı olan Refah Partisi ve onun liderine psikolojik harekât, cebir, şiddet ve tehdit yöntemi uygulanırken, diğer ortağı Doğruyol Partisi ve onun lideri katılan Tansu Çiller’e karşı da aynı yöntemler uygulanmıştır. Çiller’in CIA ajanı olduğu iddiası ortaya atılmış, Genelkurmay Askeri savcılığınca Tansu Çiller’in vatana ihanet suçundan hakkında soruşturma yapılacağına ilişkin basın yayın organlarında günlerce yayınlar yapılmıştır. Dönemin İçişleri Bakanı da (Meral Akşener) gıyabında yağlı kazığa oturtulmakla tehdit edilmiştir. Konu ile ilgili olarak 17 Temmuz 1997 tarihli Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde Genelkurmay Başkanı Karadayı’nın onayı ile askeri savcılığın Tansu Çiller hakkında casusluk suçlaması ile soruşturma başlattığı haberine yer verildiği ve mağdur Tansu Çiller’in hükümetten ayrılması için değişik şekillerde tehdit edildiği anlaşılmıştır. Tüm bu baskı, tehdit ve yıldırmalar sonucu bir askeri müdahale neticesinde ülkenin daha büyük zarar görebileceğini değerlendiren Başbakan Necmettin Erbakan ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller’in yapmış olduğu ortak değerlendirme sonucu hükümetin 18.06.1997 tarihinde istifa etmek zorunda kaldığı görülmüştür. ”

 GÖKSEL ÇAĞLAV / ANKARA

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23