26 Haziran 2024: Günün Âyet ve Hadisi
Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü'nü istifadelerinize (26 Haziran 2024) sunuyoruz...
- اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ
- وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ
- وَاَنَّ سَعْيَهُ سَوْفَ يُرٰىࣕ
- ثُمَّ يُجْزٰيهُ الْجَزَٓاءَ الْاَوْفٰىۙ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
﴾38﴿ Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.
﴾39﴿ İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.
﴾40﴿ Ve çabasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.
﴾41﴿ Sonra kendisine karşılığı tastamam verilecektir.
(Necm Suresi - 38-39-40-41) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri başkanlığı)
TEFSİRİ:
Önceki âyetlerde eleştirilen tavır vesilesiyle, o sırada muhatapların hakkında en fazla bilgiye sahip oldukları peygamberlerden Hz. İbrâhim ve Hz. Mûsâ’ya indirilen vahiylerin özüne değinilmektedir. Bu âyetlerin ilk kısmında (38-42. âyetlerde) hatırlatılan ilkeler ve bilgiler –konuya ilişkin başka naslar da dikkate alınarak– şöyle açıklanabilir:
a) Sorumluluk: Kur’an’da değişik vesilelerle belirtildiği üzere, suçların ve cezaların şahsîliği esastır; –istese de– kimse başkasının günahını yüklenemez.
b) Kesp: Herkes bütün sırlarını ve inceliklerini bilemeyeceğimiz bir sınav düzeni içinde iradî seçimler yapmak durumundadır.
c) Hesap verme: Dünya hayatında iradî seçimle yaptığı her iş mahşer günü insanın önüne konacak, iyilik ve kötülükleri görülecek, bu konuda tamamen âdil bir yargılama yapılacaktır.
d) Karşılık verme: Sözü edilen yargılamanın sonunda herkese yaptıklarının karşılığı tastamam verilecektir.
e) Nihaî takdir: Yapılanların karşılığı verilirken kimsenin en küçük bir haksızlığa uğratılmayacağı kesin olmakla beraber, ilâhî lutuf ve bağışlama hususu Allah’ın mutlak iradesine bağlıdır; bu konuda mümine düşen, ümitvar olmak, ama buna güvenerek gevşeklik göstermemektir.
39-40. âyetler dürüstlükle çalışıp çabalamanın, alın teriyle kazanmanın Allah nezdindeki değerine de işaret etmektedir.
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri
ALLAH RESULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
“Bana namazda olsun duadan sonra olsun, Allah tarafından âmîn demek nimeti verildi.
Bu, Mûsâ müstesna benden önce kimseye verilmemişti; Mûsâ dua eder, Hârûn da âmîn derdi.
Siz de duanızı âmîn ile bitiriniz!
Bu suretle Allah onu kabul eder.”
Kaynak: Suyûti, el-Câmi’u’s-Sağîr, I/38
