22 Ağustos 1974: Eski Diyanet İşleri Başkanı Hasan Hüsnü Erdem'in vefatı
Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Eski Diyanet İşleri Başkanı Hasan Hüsnü Erdem'i hayırla yâd ediyoruz.
Hasan Hüsnü Erdem, 8 Temmuz 1889 yılında Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı Sadıklar köyünde dünyaya gelmiştir. İlme ve okumaya değer veren bir aile ortamında hayata gözlerini açan merhum Erdem, ilk derslerini bizzat müderris olan babası Hacı Sadık Efendi’den almıştır. Baba ocağında Arapça ve mantık dersleriyle başlayan tahsil hayatı Konya ve daha sonra ise İstanbul’da devam etmiştir. Dönemin en önemli ilim ve irfan merkezlerinden olan Konya’da ve İstanbul’da farklı hocaların gözetiminde kendini geliştirme fırsatı bulan Hasan Hüsnü Erdem, 1912 yılında icazet alarak önce Dârulfünun’un Ulûm-ı Âliye-i Dîniye şubesine akabinde de Medresetü’l-Mütehassisîn’e kaydolarak hem yüksek tahsilini hem de fıkıh ve usûl-i fıkıh alanında uzmanlığını tamamlamıştır.
1920 yılından itibaren meslek hayatına başlayan Hasan Hüsnü Erdem, 5 Nisan 1961 tarihinde Diyanet İşleri Başkanı olarak atanmasına kadar geçen süre zarfında birbirinden farklı ve nitelikli çok önemli görevlerde bulunan Erdem, özellikle öğretmenlik yaptığı esnada, çocukluğundan itibaren kazandığı şahsi meziyetlerini, ailesinden ve çevresinden edindiği vatan ve millet sevgisini, elinden geldiği kadar, öğrencilerine anlatmaya, onları milli, manevi ve ahlaki değerlerine sahip çıkacak bireyler olarak yetiştirmeye gayret etmiştir. Kendisini yakından tanıyanlara göre onun sözleri ile davranışları birbiri ile tezat arzetmez, aksine ne söylerse onu yaşamında tatbik etmeye çalışırdı. O, bir Anadolu insanı idi. Asla böbürlenmez, kendisini olduğundan fazla gösterecek davranışlar içerisine girmezdi. Bir muallimde bulunması gereken bedeni ve ruhi meziyetlere fazlasıyla haiz bir insandı ve öğrencileri için birçok açıdan rol-model olabilen müstesna bir şahsiyetti. Hasan Hüsnü Erdem, öğretmenlik mesleğinin yanında, resmi anlamda herhangi bir görevi olmamasına rağmen, Milli Mücadele yıllarında ülkesinin içerisinde bulunduğu kötü şartların ehemmiyetini ve ciddiyetini halka anlatmak için başkent Ankara ile memleketi Antalya’da birbirinden farklı mekanlardaki camilerde birçok hutbe okumuş ve vaaz vermiştir. Hutbeleri ve vaazları incelendiğinde Erdem’in dönemin şartlarını çok iyi kavradığı, duygu ve düşüncelerini muhataplarına yalın ve coşkulu bir ifade ile aktardığı görülmektedir. Öyle ki camilerde yaptığı konuşmaları daha geniş halk kitlesine ulaşsın diye Antalya’da yayınlanan “Tenvir” ve “Yeni Hayat” gibi gazetelerde neşredilmiştir.
Görevi bırakmasından yaklaşık on ay sonra ülkedeki bütün müftüler 5-12 Ağustos 1965 tarihinde Ankara’da ana başlığı yeni teşkilat yasası olmak üzere “din işlerine ait meseleleri konuşmak, mütalaa etmek ve bir karara varmak” için sekiz günlük bir kursa çağrılmışlardır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan emekli olan Erdem, memuriyet görevinden ayrıldıktan sonra da halktan kopuk, uzak bir yaşam sürmemiş; fırsatını bulduğu her anda ilmî birikimini ve zaman içerisinde biriktirdiği meslekî tecrübesini vatandaşların istifadesine sunmaktan imtina etmemiştir. 22 Ağustos 1974 tarihinde Ankara’daki evinde ebediyete intikal eden Hasan Hüsnü Erdem, Antalya’nın Akseki ilçesindeki Sadıklar köyünde medfundur.