2 Eylül 2024: Günün Âyet ve Hadisi
Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü' ve 'Kıssadan Hisse'yi istifadelerinize (2 Eylül 2024) sunuyoruz...
VAHYİN DİLİNDEN![]()
(٧٠) ثُمَّ لَنَحْنُ اَعْلَمُ بِالَّذٖينَ هُمْ اَوْلٰى بِهَا صِلِياًّ
(٧١) وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَاۚ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْماً مَقْضِياًّۚ
(٧٢) ثُمَّ نُنَجِّي الَّذٖينَ اتَّقَوْا وَنَذَرُ الظَّالِمٖينَ فٖيهَا جِثِياًّ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(70) Sonra ateşi boylamayı hak edenleri elbette en iyi biz biliriz.
(71) İçinizden, oraya varmayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.
(72) Sonra biz kötülükten sakınanları (cehennemden) esirgeriz; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
(Meryem Suresi) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
70. âyette belirtildiğine göre kimlerin daha fazla isyankâr olduğunu eksiksiz bilen Allah Teâlâ, herkese, isyan ve günahlarının derecesine göre hak ettiği cezayı da eksiksiz bilecek ve en âdilane bir şekilde uygulayacaktır.
“İçinizden, oraya (cehenneme) varmayacak hiçbir kimse yoktur” meâlindeki 71. âyette geçen cümle ile devamı üç türlü yorumlanabilir:
a) Bunlardan maksat sırattan geçenlerdir. Mümin olsun kâfir olsun bütün insanlar aynı zamanda cehennemin üstünde kurulmuş olan sırattan geçmek zorunda oldukları için oraya uğramış olurlar.
Ancak 72. âyete göre “kötülükten sakınanlar” cehennemden esirgenirken “zalimler diz üstü çökmüş olarak” orada bırakılacaktır.
b) Maksat kâfirlerdir ve bunlar cehenneme gireceklerdir.
c) Potansiyel olarak her insan ameline göre cennete olduğu kadar cehenneme de girebilecek durumdadır.
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 612-613
ALLAH RESULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
“O gün cehennem getirilecek, onun yetmiş bin bağı olacak ve her bağ ile beraber cehennemi çeken yetmiş bin melek bulunacaktır!”
Kaynak: Müslim 2842/29, Tirmizi 2698
“…Cehennem de nefsin arzularıyla kuşatılmıştır!”
Kaynak: Buhari 6412, Müslim 2822/1, Tirmizi 2684
“Sizin şu ateşiniz cehennem ateşinin yetmiş cüzünden bir parçadır!”
Sahabeler:
−Ya Rasulallah! Vallahi dünya ateşi muhakkak ki, kâfi gelir, dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
−“Cehennem ateşi dünya ateşleri üzerine altmış dokuz derece daha fazla kılındı! Bunların her birinin harareti bütün dünya ateşinin harareti gibidir!”
Kaynak: Müslim 2843/30, Buhari 3064, Tirmizi 2715
Buhari 4902, Müslim 2853/46, Tirm“...Dikkat edin! Size ateş ehlini de haber veriyorum! Onlar da her katı yürekli, kibirli ve büyüklük taslayan kimselerdir!”
Kaynak: Tirmizi 2732, İbni Mace 4116
“...Lakin ateş ehli ateşe girmeye emrolunmuşlardı. Ben cehennemin kapısı önünde de durdum. Oraya girenlerin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm!”
Kaynak: Buhari 6456, Tirmizi 2729
“Bir kavim, kendilerine cehennem ateşi dokunduktan sonra simaları kırmızımsı siyah bir renkte olarak cehennemden çıkacak ve cennete girecekler de cennet ehli bunlara, ‘Cehennemlikler,’ diye isim vereceklerdir.”
Kaynak: Buhari 6462
“Cehennem, nefsin arzu ettiği şeylerle, cennet ise nefsin hoşlanmadığı şeylerle kuşatılmıştır.”
Kaynak: Buhârî, Rikâk, 28; Müslim, Cennet, 1
KISSADAN HİSSE:
Derin kuyu; hayırsız, uğursuz’ anlamındaki ‘Cehennem’ kelimesi Arapça kökenlidir. Dini literatürde; ‘Allah’ı (c.c.) inkâr edenlerin, O’na şirk koşanların, münafıkların, günahı sevabından çok olanların, öldükten sonra ceza görecekleri çok sıkıntılı yer’ demektir.
Kur’an’da üç yüz elli kadar ayette Cehenneme atıf vardır. Bu ayetlerde genellikle; ‘Cehennem azabının vahameti ve çeşitleri, ortam ve özellikleri, Cehennemliklerin görünüşleri ve iç âlemleri ve hangi tutum ve davranışların Cehenneme girmeyi sonuç verdiği’ oldukça detaylı ve tekrar tekrar vurgulanarak işlenmiştir.
"Cehennemde devamlı azap çekmeye müstahak olmuş cehennem ehli insanlar bir araya toplandıklarında; aralarında ALLAH' ın dilediği bazı kıble ehli (müslüman) kimseleri gördükleri zaman,
'Cehennemde ne işiniz var? Sizler müslüman değil miydiniz?' diye sorarlar.
Onlar, 'Evet, bizler müslümandık' diye cevap verirler. Kafirler, 'O zaman müslüman olmanızın size bir faydası olmamış; sizler de bizimle beraber ateştesiniz' derler.
Müminler, 'Bizim günahlarımız vardı; onların cezasını çekiyoruz' diye cevap verirler. Cehennem ehlinin bu konuşmalarını işiten ALLAH (celle celalühü), orada bulunan bütün kıble ehli (müslümanları) lütfu ve keremiyle bağışlayarak çıkarır. İşte o zaman kafirler, "Keşke bizler de müslüman olsaydık'* derler."
( Hicr 15/2)
(Hakim el-Müstedrek 2/242)
