‘128 milyar dolar’ yalanında FETÖ izi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
CHP, HDP/PKK ve avanelerinin Merkez Bankası üzerinden yürüttüğü kara propaganda bir defa daha duvara tosladı. İktidar karşıtı çevrelerin “128 milyar dolar buhar oldu” iftirasının, FETÖ’nün 17-25 Aralık’ta sahneye koyduğu “100 milyar dolarlık yolsuzluk var” tiyatrosunun devamı olduğunu belirten ekonomistler ve uzmanlar, “Merkez Bankası’nda yapılan işlemlerin tümü kayıt altında. Kayıp, çalıntı gibi hiçbir işlem olmadığı gibi, ülkemizin ekonomisi emin ellerde” dediler.
Yavuz Selim İstanbul
Başını CHP, HDP/PKK ve Babacan-Davutoğlu gibi CHP yanaşmacılarının çektiği güruhun Merkez Bankası üzerinden yürüttüğü “128 milyar dolarlık” kara propaganda bir kez daha duvara tosladı. Ekonomistler ve uzmanlar, Merkez Bankası’nda yapılan tüm işlemlerin tek tek kayıt altında olduğunu vurgulayarak bahse konu 128 milyar dolarlık ödemenin ayrıntılarını da yalan tayfasının yüzüne vurdu.
1 doların bile nereye gittiği belli
CHP’li belediyelerin bilbordlara taşıdığı, Kılıçdaroğlu’nun Meclis kürsüsünde kadar taşıdığı yalanın, Merkez Bankası’nın cari açığa karşı yaptığı işlemler, altın ithalatı, portföy yatırımcısının çıkışı, gerçek ve tüzel kişilerin dolar satın alım gibi ödemelerinin finansmanında kullanılan meblağdan ibaret olduğu belirlendi. Konuyu Akit’e değerlendiren uzmanlar, Merkez Bankası’ndaki bir doların dahi nereye satıldığının belli olduğunu dile getirerek, algı yapıldığını belirtiler.
17-25 Aralık operasyonu gibi
Atatürk Üniversitesi Öğr. Üy. Prof. Dr. Yüksel Özdemir, 17-25 Aralık darbe sürecinde sahnelenen tiyatronun bir kez daha perde önüne getirilmek istendiğini belirterek şunları dile getirdi: “17-25 Aralık FETÖ operasyonlarında ‘100 milyar dolarlık yolsuzluk var’ diyen zihniyetin, şimdi de ‘128 milyar dolar nerede’ şeklinde kara propagandasına maruz kalıyor milletimiz. Merkez Bankası’ndaki tüm işlemler tek tek izah edilmiş olmasına rağmen her defasında sanki 128 milyar dolarlık kayıp varmış ve nereye kullanıldığı belli değilmiş gibi algı operasyonu yapılıyor.
2019 ve 2020’de cari açığın finansmanı için 30 milyar dolarlık dövizin ithalatçılarca Merkez Bankası’ndan satın alınmış olduğu bir gerçek. Aynı zamanda bu dönem 36 milyar dolarlık altın ithalatı yapıldı. 75 milyar dolar seviyesinde bir meblağın ise ülkemizdeki gerçek ve tüzel kişiler tarafından satın alındığını biliyoruz. Aynı yıllar arasında portföy yatırımcısı 12 milyar dolarını çekerek geldiği ülkesine götürmüştür. Yaklaşık 128 ila 160 milyar dolarlık ödeme net bir şekilde ortadadır. Kayıp, çalıntı gibi hiçbir işlem olmadığı gibi, ülkemizin ekonomisinin emin ellerde olduğunu görmekteyiz.”
Yalana kendileri de inanmıyor
Ekonomist ve Borsa Uzmanı Necmettin Batırel de, şunları ifade etti: “Tamamen beyaz duvara izi kalsın diye çamur atılıyor. Hükümet aleyhinde bir gelişmeyi kendileri bulmuş gibi dallandırıp budaklandırıp dillendiriyorlar. Bunun yalan olduğunu kendileri de biliyor. Eğer böyle bir usulsüzlük olsaydı bu ölçüde büyük bir rakam sır olarak saklanamazdı. 2002 yılında dolar rezervi sadece 27.5 milyar dolar olan bir Merkez Bankası’ndan bahsettiğimiz de gözden kaçmasın. 2013’te Gezi ve 17-25 Aralık gibi kalkışmalara rağmen brüt 135 milyar dolar rezerve ulaşmıştır Merkez Bankası.
Türkiye’nin cari açığını Merkez Bankası kapatıyor. Bu açığı kapatmak için kullanılan dolar rezervini ‘buhar olan dolarlar’ gibi yansıtmak siyasi kurnazlıktır. Altın ve yabancı yatırımcıların çekilmesi gibi diğer kalemler de buna dahildir. Zaten brüt haricinde, net olarak Türkiye’nin hiçbir zaman 128 milyar dolar rezervi olmadı. Net rezerv kasada olmadan nasıl satılabilir ki? Yalanın dik alası. Bu yalana karşı yetkililerin sürekli açıklama yapması ve yalanı ısrarla açığa çıkarması gerekiyor.”
