• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

1 trilyon metreküp rezervleri var! Türkiye ile anlaşmak istiyorlar

Yeniakit Publisher
2022-03-11 19:54:00 - 2022-03-11 19:54:45
1 trilyon metreküp rezervleri var! Türkiye ile anlaşmak istiyorlar

İsrail'in ispatlanmış rezerv olarak 1 trilyon metreküp üzerinde doğal gaza ve 2 milyar varil petrole sahip olduğunu belirten uzmanlar, bu kaynakların Avrupa'ya ulaştırılmasına en avantajlı ülkenin Türkiye olduğunu belirtiyor.

 

İsrail'in ispatlanmış rezerv olarak 1 trilyon metreküp üzerinde doğal gaza ve 2 milyar varil petrole sahip olduğunu belirten uzmanlar, "Türkiye ile İsrail'in Doğu Akdeniz gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılması için bir anlaşmaya varmaları halinde; enerji tedarikinde çeşitlilik sağlanacak, enerji yolları güvenceye alınacak, yeni istihdam imkânları ve yabancı yatırımlar ile gazın üçüncü ülkelere satışında elde edilecek kâr nedeniyle büyük bir ekonomik fayda söz konusu olabilecektir" değerlendirmesinde bulundu.

Orta Doğu uzmanı Haydar Oruç, Türkiye-İsrail görüşmesini AA Analiz için kaleme aldı.

Aradan geçen 14 yılda iki ülke arasındaki ilişkiler önemli sınamalardan geçti. 1990'lı yıllarda tecrübe edilen stratejik ortaklıktan neredeyse düşmanlığa evrilen ilişkiler, tarafların çıkarlarına zarar verirken bölgede oluşan negatif atmosfer ise sonu gelmeyen kısır döngülere yol açtı. Birçok kez aşırı şekilde gerilen ve dönem dönem kopan ilişkiler, bölgesel ve küresel konjonktürün de dikte etmesiyle artık tamir sürecine girmiş gözüküyor.

İSRAİL'İN BÖLGEDE NE KADAR GAZI VAR?

Doğu Akdeniz'de toplamda yaklaşık 7-8 trilyon metreküp gaz bulunduğu tahmin ediliyor. İsrail'in ise ispatlanmış rezerv olarak 1 trilyon metreküp üzerinde doğal gaza ve 2 milyar varil petrole sahip olduğu düşünülüyor. Başlangıç olarak bu gazın 360 milyar metreküplük kısmının ihraç edilmesi planlanıyor. Ancak bunun gelecekteki keşiflerle daha da artması mümkün olabilir.

Gaz keşiflerinin yapıldığı en önemli bölge ise 580 milyar metreküplük rezervle Leviathan sahasıdır. Aslında Leviathan sahasından gazın çıkarılıp son kullanıcıya sunulması için 2017 yılı hedeflenmişti, ancak yukarıda saydığımız gerekçelerle bu mümkün olmadı. Her ne kadar, bu sahadaki gazı hedeflenen sürede uluslararası piyasaya ulaştırmak mümkün olmasa da 2020 başların Noble ve Delek konsorsiyumu, ilk gazı çıkararak ulusal sisteme entegre etti. Bu sayede İsrail'in atıl durumdaki gazı çıkarıp ekonomik faydaya çevirmesi sağlanırken akabinde de çıkarılan gazın bir kısmının Mısır'a satılması yönünde bir anlaşma yapıldı. Şimdi sırada bu gazı Avrupa'ya ulaştıracak hattın hayata geçirilmesi var.

TÜRKİYE GÜZERGAHININ AVANTAJLARI

Leviathan sahası ile Türkiye ana karası arasındaki mesafe yaklaşık 500 kilometre. Dolayısıyla inşa edilmesi gereken boru hattı uzunluğu diğer projenin sadece dörtte biri kadar. Bu durum proje maliyetinin de aynı oranda azalması anlamına geliyor. Ayrıca güzergâhtaki derinliğin de diğerine göre daha makul olduğu unutulmamalı. Sonrasında, Türkiye'yi boydan boya kat eden mevcut boru hatları olduğundan geriye sadece çekilecek hattın burayla irtibatlanması kalıyor. Bu durumda Türkiye, güzergâhı hem daha kısa hem daha ucuz hem de inşaat süresi bakımından en avantajlı seçenek olarak karşımızda duruyor.

PROJENİN TÜRKİYE'YE KATKISI NE OLACAK?

Proje hayata geçtiğinde her şeyden önce Türkiye'nin enerji tedariki çeşitlendirilmiş olacak. Daha önceki yıllarda ihtiyacımızın büyük kısmını karşıladığımız İran'ın uluslararası yaptırımlara maruz kalması, buradan alınan gazın sürdürülebilirliğini zora sokuyor. Ayrıca İran'ın dönem dönem gazı bir politik araç olarak kullanmak istemesi de ilişkilere zarar veriyor.

Benzer şekilde Rusya'nın da son dönemde uluslararası yaptırımlara maruz kalması, bu kaynağı da tartışmalı hale getiriyor. Dolayısıyla alternatif bir kaynak olarak Doğu Akdeniz gazının ortaya çıkması, enerji güvenliği bakımından son derece önemli. Bu durum, Türkiye'nin enerji piyasasındaki önemini ve değerini arttıracaktır.

Buna ilave olarak, projenin hayat geçirilmesi halinde süreçte görev alacak Türk şirketleri için yeni istihdam olanakları sağlanacaktır. Projeye fon sağlayacak ülkeler tarafından yapılacak doğrudan yatırımlar GSMH üzerinde olumlu etki yapacaktır.

Belki de en önemli katkı; bu projenin bölgesel barış projeksiyonunun çimentosu olma ihtimalidir. Zira Türkiye'nin aktif olarak sürece katılmasıyla hem Filistin hem de Kıbrıs meselesinin çözümlenmesi için ilerleme kaydedilebilir. Buna mukabil Türkiye'nin Avrupa'nın enerji tedarikinden büyük katkı sağlaması, doğrudan üyelik yolunu açmasa da önemli bir adım olacaktır.

Sonuç olarak; Türkiye ile İsrail'in Doğu Akdeniz gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılması için bir anlaşmaya varmaları halinde; enerji tedarikinde çeşitlilik sağlanacak, enerji yolları güvenceye alınacak, yeni istihdam imkânları ve yabancı yatırımlar ile gazın üçüncü ülkelere satışında elde edilecek kâr nedeniyle büyük bir ekonomik fayda söz konusu olabilecektir.

Ayrıca taraflar arasındaki iş birliğinin bölgesel barışa da önemli katkı sağlayabileceğini söylemek mümkün. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23