THY- Güney Avrupa Haziran

Modern zaman dervişi “Yazıcıoğlu”

02 Ocak 2018 Salı

Muhsin Yazıcıoğlu 31 Aralık 1954 yılında Sivas Şarkışla’da dünyaya geldi. Bugün yaşamış olsaydı 63 yaşından gün almış olacaktı. Yılbaşı tartışmalarının aldığı yürüdüğü günde rahmetli Yazıcıoğlu’nu yazmak istedim. Kendisini yakından tanırım. Başta Kon TV olmak üzere Anadolu kanallarında sıklıkla rahmetliye yer verirdik.

Zaten anlı şanlı gazeteler, televizyonlar bu yiğit Anadolu delikanlısına pek yer vermezlerdi. Onlar için Yazıcıoğlu Çatlının arkadaşı, bazı siyasi cinayetlerde kumpas kurulacak bir adresti. Bir karıncayı bile incitmekten imtina eden Yazıcıoğlu yerli ve milli olduğu için sürekli bazı medya kuruluşlarının hedefiydi. Milletine karşı merhametli düşmana karşı haşindi. Tetikte çekmeyi de tesbihte çekmeyi de bilirdi.

Bizim için ise bir abi, bir derviş, bir dava adamıydı. Yazıcıoğlu’nu anlamak için onun önemli sözlerine bakmak lazım. Bir kere 28 Şubat sürecinde aslan gibi darbecilere karşı dimdik durdu. Rahmetli Erbakan Hocaya destek verdi. Şu sözü çok meşhurdur: “Namlusunu millete döndüren tanka selam durmam” bu söz darbecilere verilmiş en net mesajdı. Yani hep milletin yanında olmuştu. Refahyol döneminde kendisine hükümet ortaklığı teklif edilmiş olmasına rağmen hükumete gireyim koltuk sahibi olayım demedi. Refahyol’a güvenoyu verdi ve şunu söyledi: “Tarih bizi Müslümanların iktidarını engelleyen adam olarak yazmasın.”

Birileri irtica geliyor, Türkiye Suudi Arabistan’a dönüyor diyerek halkı galeyana getiriyorlardı. Yine Türkiye İran olacak diyenlere karşı “Türkiye İran olmaz ancak Suriye olmasına da biz müsaade etmeyiz” diyerek Baas özlemcilerine, ara rejim arayışında olanlara ve darbecilere tepkisini ortaya koymuştu.

Kötülüklere, zulme karşı durmak yetmez. Sözle mücadele yetersiz demiştir. “Firavuna karşı olmak yetmez aynı zamanda Musa’nın yanında olmak gerekir” diyerek hak ve adalet noktasındaki duruşunu ortaya koymuştur. Bir saniyesine bile hükmedemediğin bir hayat için fırıldak olmaya değmez sözü başlı başına bir destan ve mesajdır. Sayfalarca yazı yazmaya, cilt cilt kitap yazmaya gerek yok. Sadece bu söz bile Müslüman ahlakını ortaya koyuyor. Politik manevralar, siyasi kulisler anlamlı değildir. Önemli olan adam olmaktır.

Yaklaşık 10 yıl hapiste yatmış bir lider. Bu cezanın yarısını hücrede tek başına çekmiş. Herhalde Üşüyorum şiirini hücredeyken Allah (c.c) ile baş başa kaldığı zamanda yazmış olmalı. Hücrede bütün beşeri varlığını terk etmiş, yeni ufuklara yelken açmış olmalı. Hücre onu esir edememiş bilakis kanatlandırmış farklı iklimlere yolculuk etmiş. Bu şiir yıllar sonra hakikate dönüştü. Kahramanmaraş’ta bir dağ başında üşüyerek şehit oldu.

Kendisi ile bir onlarca mülakat yapmıştım. Bir dergi içinde mülakat yapmıştım. Yazının başlığı ay dedeyle saklambaç oynamayı özledim idi. Bizim gibi köy çocuğu olduğu için köyde aya bakarak, yıldızlara bakarak tefekkür etmesini anlatıyordu. Bu başlığı çok sevmişti. Ne zaman arasan telefona çıkar. Randevusuz kabul ederdi. Belki de en büyük eksiği belki de artısı buydu. Başkanım siyaset yapıyorsunuz bu kadar mütevazı olmayın denilmesine pek aldırış etmezdi. “Bakan olmak, başbakan olmak önemli değil önemli olan adam olmak” derdi. Modern zaman dervişiydi. Kendisine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

 

YORUM YAZ