Fenerbahçe şampiyon oldu hadi dağılın…
Uzun zamandır yazmak istediğim bir konu Türk Sporunun ahvali. Siyasi gündem pek fırsat vermedi. Pek de vereceğe benzemiyor. O nedenle siyasi gündeme bir tarafa bırakarak yazmaya karar verdim. İsterseniz Fenerbahçe’nin Euro Lig de Basketbol şampiyonu olmasından bahsedelim. Size göre Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu bir Türk takımının şampiyonluğu olarak görebilir miyiz?
Kızmayın ama, bana göre basketbolda bir Türk takımı şampiyon olmadı. Yani ilk beşi Türklerden oluşan hadi ilk beşini bırakın ilk beşten birisi Türk basketbolcu muydu? Son şampiyonluk maçında bir Türk basketbolcu ne kadar süre aldı. Bir Türk basketbolcu, bu iki maçta kaç sayı attı?
Cevap elbette hiç. İlk beşte oynayan bir Türk bile yoktu. O zaman nasıl bir Türk takımı şampiyon oldu diyebiliriz? İşte final maçında oynayan Fenerbahçe’nin kadrosu ve atılan basketler. Ali Muhammed (8), Bogdanovic (17), Kalinic (17), Udoh (10), Vesely (8), Nunnally (2), Sloukas (3), Datome (11), Antic (4), Melih Mahmutoğlu, Ahmet Düverioğlu, Bennett. Bu tabloya göre bir Türk basketbolcu bir tane bile basket atamamış.
Bazı cümleleri duyar gibiyim. Yav kardeşim bütün dünyada yabancı basketbolcular oynuyor. Her takımda yabancılar var. Elbette var. Kimse itiraz etmiyor. Ama bu takımların en az yarısında oynayan oyuncular aynı ülkeden. Olympiakos, Real Madrid basketbolda şampiyon olan takımlar. Bu takımlarda en az yarısı Yunan ve İspanyol.
Elbette basketbol küresel bir oyun. Fenerbahçe’nin bu şampiyonluğu tüm dünyaya ülkemizin reklamını yapmıştır. 213 ülkede canlı yayın yapılmıştır. Türkiye’nin reklamına büyük katkı vermiştir. Bu başarı turizmi, ekonomiyi elbette olumlu etkileyecektir. Ama bu başarıya bağlı kazanımlar bazı gerçeklerin üstünü örtmemelidir. Kabul edelim finallerde Türk basketbolcuların katkısı yoktur. Fenerbahçe’nin hocası Obradoviç de yabancı bir hoca. Hocası da oyuncuları da yabancı olan bir takım şampiyon oldu.
Bu başarıyı kimse örtemez diyenler olabilir. Biz burada başarıyı tartışmıyoruz ki. Biz burada Türk basketbolunu tartışmalıyız. Neden ülkemizden yeterince iyi basketbolcu çıkmıyor. Niye Avrupa Şampiyonu olan Fenerbahçe de bir Türk, final maçında bir sayı bile atamadı. Bu başarı kurumsal anlamda Fenerbahçe’nin başarısıdır. Ancak bu başarı Türk basketbolunun başarısı değildir.
Bu noktada Spor Bakanlığımızın spor politikasını da sorgulamalıyız. Acaba ülkemizde yeterinde basket sahası yok mu? Acaba hocalarda mı bir sorun var? Okullarda beden eğitimi dersleri ne kadar faydalı? Kulüplerin alt yapısı ne kadar yeterli? Menajerlik sistemi arıza mı veriyor? Kulüplerde kaynak kullanımı rasyonel mi? Yabancı oyuncu sayısının fazla olması yerli oyuncuların önünü mü kapıyor? Bu soruları mutlaka sormalıyız.
Basketbolda durumun iç açıcı olmadığını yazdık. Peki ülkemizde en çok sevilen futbol sektöründe durum nedir? Ülkede en çok para kazanan spor dalı olan Futbol sektöründeki oyunculardan Avrupa çapında kaç yıldızımız çıkıyor. Bizim Avrupa’da yıldız dediklerimiz takımlarında yedek kalıyorlar. Peki bu kötü tablonun müsebbibi kim?
Bakın bu konuda MHP’nin Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı ne diyor? Sancaklı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Türk futboluna dair açıklamalarda bulundu. Kulüplerin mali durumunu ve mevcut yönetimlerini eleştiren Sancaklı, Maliye Bakanlığı›na da çağrıda bulundu.
“Kulüplerimizin zor durumda olmasını biz de istemiyoruz. Vergi borçlarını kolayca ödesinler istiyoruz. Ancak o kadar kötü yönetiliyor ki maalesef her seferinde bunlara bir kolaylık sağlamak zorunda kalıyoruz. Ne yapıyoruz? Af getiriyoruz. Ne yapıyoruz? Vergi borçlarını 72’ye bölüyoruz. Sayın Maliye Bakanım, sürekli vergiden şikayet ediyorlar. Türkiye’de vergi yüzde 15, İtalya’da yüzde 47, Fransa’da ve Almanya’da yüzde 50’nin üzerinde. Peki Almanya, Fransa veya İtalya’da bu kadar borcu olan kulüp görebiliyor musunuz? Hayır. Çünkü sistemleri farklı, iyi yönetiliyorlar.”
Bu konuşmadan da anlaşılacağı gibi Türk Sporunda bir yönetim sorunu var. Bu sorun çözülmeden sporda başarılı olmamız mümkün değil. Son dönemde mevcut bakan Akif Çağatay Kılıç önemli adımlar atıyor. Güzel çalışmaları var ancak yeterli değil. Yeni bir spor politikasına ihtiyacımız var.