Ah Bağdat ah...

09 Aralık 2017 Cumartesi

Anadolu Yayıncılar Derneği olarak Irak Gazeteciler Cemiyetinin davetlisi sıfatı ile Bağdat’a geldik. Davet konusu DEAŞ sonrası Irak’ın geleceği. Toplantıya, Çay TV Genel Yayın Yönetmeni ve Yardımcım Hasan Yavuz Bakır’la katıldık. Gelmeden dilimize şu söz takıldı. Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz. Kadim bir kent Bağdat. Dicle kenarında bir otele yerleştik. Dicle bu kente hayat veriyor. Şehrin en güzel yeri Dicle kenarı. İslam medeniyet başkentlerinden birisidir Bağdat. Şiirlere, masallara hep konu olmuştur.

Irak deyince aklıma Saddamlı yıllar, İran- Irak savaşı, Amerikan’ın işgalleri geliyor. Hâlâ aklımda körfez savaşı yıllarında Irak’ın basın sözcüsü olan El Sahaf var. Amerikalılara ne ağır hakaretler etmişti. Sanki savaşı Irak kazanmış gibi açıklamaları vardı. O dönemin bütün yöneticileri ölmüş ya da öldürülmüş. Başta Saddam olmak üzere, Taha Yasin Ramazan, Tarık Aziz, İzzettin Duri. Şükür ki El Sahaf yaşıyor. Şu an Dubai’ye yerleşmiş.

Bizi havaalanında Türkmen Milletvekili Fevzi Ekrem Terzi karşıladı. Ayrıca havaalanında Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşeyava ile de görüştük. Fevzi Bey, Türkmen Şair ve Yazarlar Birliği başkanlığı yapıyor. Fevzi Bey “Birlik olarak Türk Kültürünü, edebiyatını Bağdat’ta tanıtıyoruz. Bizim Kerkük’te büyük bir kültürümüz var. Yazarlarımız var. Irak ve İslam coğrafyasında Türk kültürünü tanıtıyoruz. Türkiye ve Türk Dünyası ile iyi ilişkilerimiz var” diyor.

Burada asker hariç 750 bin polis var. Güvenlik nedeniyle her yer polis kaynıyor. Milletvekillerinin bile 30 koruması var. Bakanların 400 civarında koruması var. Şehir savaş nedeniyle harap olmuş. Saddam döneminde yapılan binaların dışında yeni bina neredeyse hiç yok. Alt yapı neredeyse bitmiş. Ama insanlarda umut var. Irak’ta ilk gün yöresel şairler ve yazarlarla buluştuk. Resim yapanlar, masal anlatanlar, şarkı söyleyenler, hoyrat söyleyenler, tiyatro gösterisi yapanlarla açık havada buluştuk. Burada kültür ve sanat buluşmaları meşhurmuş. Tarihi bir bölgeye gittik. Bir panayır gibi adeta. İnsanlar Cuma günü burada buluşuyorlar.

Irak’ta yaraları sarmadan Kudüs’ün işgali ile üzüldük. Ne demek işgal. Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in Başkenti ilan etmesi işgaldir, yıkımdır. Trump, Amerika’da kendini kurtarmak için İsrail lobisini arkasına almak için bu rezil kararı ilan etti. Hatta Trump’ın neden seçim kazandığını ya da kazandırıldığını anlıyoruz. Deli ve şaklaban bir adamın Amerika’da seçim kazanmasının nedeni belki de İsrail lobisinin işiydi. Aklı başında bir adam bu kadar kötü bir karar almaz. Bölgeyi ateşe atan bir kararı ancak deli bir adam verir.

Irak’ı yakıp yıkan Amerika şimdi bölgeyi tekrar ateşe atıyor. Amerika bölgeye demokrasi getirecekti. Irak’ta kimyasal silah var diyorlardı. Oysa kimyasal silah çıkmadı. Irak paramparça oldu. Etnik ve mezhep temelinde bir bölünme var. Bu bölünme ve iç savaş İsrail’in işine yarıyor. Irak ekonomik ve sosyal olarak 50 yıl geriye gitmiş durumda. Amerikalılar bu ülkeyi işgal ederek İslam dünyasının kalbine fitne ateşini yakmışlardır. Irak’ta daha önceki yıllara göre bir iyileşme var. Ancak bölge halen savaş koşullarında. Her yerde güvenlik tedbirleri var. Her yerde kontrol noktaları var. Her an bir intihar saldırısı beklentisi çok yüksek. Ancak Irak’ta bir sükûnet havası var. Yavaş yavaş düzelecek gibi.

Bizleri karşılayan Irak Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesi Sena Nekkaş burada gazetecilerin çok güçlü ve etkin olduğunu söyledi. Bu toplantının amacı Irak’ta hayat yeniden başladı, savaş bitti mesajı vermek. Irak normalleşiyor. DEAŞ ve savaş bitti. Irak artık normalleşiyor. Amerika ve işgalcilere rağmen Irak’ı desteklemek lazım. Kardeş kavgasına son vermek lazım. Irak ve Suriye parçalanmasa İsrail bu kadar vahşileşir mi? İsrail bugün Kudüs’ü başkent ilan etti. Müslümanlar bir olsaydı. Ne ırak işgal edilir ne de İsrail Kudüs’ü işgal edebilirdi. Bağdat’tan yazmaya devam edeceğiz. Iraklıların selamlarını iletiyorum.

 

YORUM YAZ