Sultanahmet’teki terör saldırısı ve terörle mücadele!
Sultanahmet’teki büyük terör saldırısını hissettik mi ne…
Pazar akşamı TRT Haber’de, “Terör örgütleri sıkıştı, bunlar yakında büyük şehirlerimize saldırırlar. Ne olursa olsun, bu mücadeleden taviz verilemez” dedim.
Terör örgütleri arasında fark yok; ha PKK ha DEAŞ, ha DHKP-C…
Bunların üzerine üniversitelerimizi terör kampına döndürmeye çalışan kimi rektörleri, dekanları ve öğrencileri de ekleyebilirsiniz.
Hadi bakalım; PKK terörünün kol gezdiği üniversitelerdeki “terör yapılanmaları” hakkında neler yapılıyor?
Ben ciddi bir “yaptırım”a şahit olmadım.
Olan varsa göndersin de bilgilenelim!..
•
Kimi belediye başkanları, milletvekilleri de açıkça terörü destekliyor.
Sayın Başbakan, son olarak “Terörist ile terörü destekleyen arasında fark yoktur” demişti.
Öyleyse gereği bir an evvel yapılmalı.
Sayın Cumhurbaşkanı dün, maaşını devletten alan, bu ülkenin ortalama insanının refah seviyesinin kat kat üzerinde bir yaşam süren “satılmış, hain”lere dikkat çekti.
Evet, vaziyet bu.
Bizim vergilerimizle finanse edilen bir “terör örgütleri” dizisi!
Meclis’teki “terör destekçilerine” maaşı biz ödemiyor muyuz?
Evet, öyle.
Birçok belediye başkanının terör örgütüne kaynak gönderdiğini Sayın Başbakan ifade etti.
Peki…
“Teftiş” görevlileri ne yapıyor?
Dün AK Partili belediye başkanlarından birini ziyaret ettim…
Dedi ki;
“Bizi didik didik eden bir teftiş sistemi var. Son derece yasal işlemlerimizden dolayı sorguya çekiliyoruz. Geçen gün bunlardan birine dedim ki;
‘Ya arkadaş, siz bu PKK’lı belediyelere ne yapıyorsunuz?”
•
Hadi bakalım gel de cevap ver…
Ne yapıyorlar?
Ben bilemem!..
Bunca yıldır teröre açık destek veren belediye başkanlarından kaçı hakkında ne gibi işlemler yapıldı?
Kaçı açığa alındı?
Bu ağırlaştırılmış müebbetlik suç; peki teröre her türlü desteği veren başkanlardan kaçı yaptıklarının bedelini ödedi?
Sayın Erdoğan uğraşıyor, Sayın Davutoğlu uğraşıyor, güvenlik güçlerimiz uğraşıyor…
Ne var ki, gerek paralel yapı ile gerek diğer illegal yapılarla mücadelede “yaygınlık”, “koordinasyon” maalesef sağlanamıyor.
Sayın Erdoğan, Külliye’deki Büyükelçiler Buluşması’nda “Bazı bakanlıklarının görevlerini yerine getirmediklerini” ima etti.
“Millet düşmanlarının bakanlıklarımızda yeri olamaz!” dedi.
Son derece gerekli bir uyarıydı zira nice bakanlıkta paralelcilerin ve diğer zararlı yapıların himaye edildiğini biliyoruz.
Herkes elini taşın altına koyacak.
Bütün bakanlıklarımızı, birlik ve beraberliğimizi tehdit eden yapılara karşı her türlü riski alan tavırlar içinde görmek isteriz.
Devletin istihbarat mekanizmaları, “zararlı” kamu unsurları konusunda gerekli çalışmaları yapmalı ve bunları “hassas medya” ve “hassas sivil toplum örgütleri” ile sağlıklı bir şekilde paylaşmalı.
Terörle mücadelede uluslararası işbirliği bir yana, “millî kuruluşlarımız arasında bile” tam olarak işbirliği yoksa, ortada sıkıntı var demektir.
Bütün paralel yapılardan arınmış bir Türkiye’ye ya hep beraber ulaşabiliriz ya hiç ulaşamayız!..