• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Serdar Arseven
Serdar Arseven
TÜM YAZILARI

Oyuna mı geldiniz İdris Naim Bey!..

20 Mart 2015
A


Serdar Arseven İletişim: [email protected]

Yargı kararı...

Özetle şöyle:

“İdris Naim Şahin’in iddiaları soyut, bilgi ve belge içirmeyen iddialardan ibaret, dayanaktan yoksun!”

Olay neydi?..

Sayın İdris Naim Şahin nasıl bir iddiada bulunmuştu?..

İsterseniz, “Konuşunuz Lütfen İdris Naim Bey?” başlıklı yazımıza dönerek “hatırlatmış” olalım:

---Yeni Akit’in dünkü sayısında son derece ilginç bir manşet vardı.

Hatırlarsınız, İETT otobüsüne molotoflu saldırı sonucunda Serap Eser adlı bir lise öğrencisi korkunç bir şekilde yaşamını yitirmişti.

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, molotofkokteylini atarak Serap Eser’i öldürenin “MİT elemanları” olduğu iddiasını ortaya atınca, konu yine gündeme gelmiş, başta Paralel CHP’liler olmak üzere “Yeni Türkiye”den rahatsızlık duyanlar bu açıklamaların üzerine atlamışlardı.

MİT’in bir süredir “niçin” yıpratılmak istendiğini hepimiz biliyoruz.

Bununla birlikte MİT elemanlarından biri ya da birileri böyle bir şey yaptıysa, elbette tepkimiz sert olur!..

Yeni Akit’in “Muvazzaf” bir istihbarat kaynağının ifşaatlarına dayandırılan haber, gerçekten çok dikkat çekici...

Buradan, o ifşaatların geniş bir özetini sunmakta fayda görüyorum:

 “Bu olayın ‘Serap Eser’in öldürülmesi olayının’ failleri belli. 

Tezgâh tamamen şöyle kurulmuştur: 

Serap Eser’in ölümüne sebep olan hadiseden bir süre sonra (malûm yapı) polisleri, MİT’i yıpratma sürecinde hep yaptıkları gibi, ‘derin sol örgütlerden’ birinin içine sızmış MİT elemanlarını gözaltına alıyorlar. MİT elemanları, bu işlem sırasında bunlara ‘Bizleri niçin böyle gözaltına alıyorsunuz, niçin işimizi yapmamızı, insanımızı korumamızı engelliyorsunuz? Bunları yapmasanız Serap Eser’i belki de öldüremeyeceklerdi. Bunu engelleyebilecektik. Sizin yaptığınız vatanseverliğe sığmaz!’ diyorlar. (O zamanlar) Emniyet’te kullanılan bu sözler, (Malûm yapının polisleri) tarafından bu hale getirilerek, servis ediliyor.”

Devam edelim muvazzaf istihbarat kaynağının (29 Ocak 2015 tarihli Yeni Akit’te yayımlanan ) ifşaatlarını okumaya:

“O günlerde, bunlar MİT’i yıpratma, işlevsiz hale getirme faaliyetleri çerçevesinde örgütlere sızan elemanlarımızı kasten gözaltına alıyorlardı. Bu sistemli bir çalışmaydı. O ‘malûm yapı emniyetçileri’ daha sonra bu konuşmaları, tamamen saptırarak İdris Naim Şahin’e götürdüler. O da tuttu, -nedense- böyle akla, mantığa, insafa sığmayacak ve derin sol terör örgütlerinin ellerini güçlendirecek bir işe maalesef alet oldu!

Bu şekilde MİT’i iş yapamaz, örgüt faaliyetlerini engelleyemez hale getirmeye çalıştılar. Bir yandan da ‘taraflı’ gazetelerini ve sosyal medya imkânlarını kullanarak, MİT elemanlarının isimlerini açıkladılar. Bu MİT elemanlarından bazıları, deşifre edildikleri için (derin sol) örgütler tarafından öldürüldü, bazıları da ailelerinin ve kendilerinin can güvenliğinden endişe ettikleri için ‘kaybolmayı’ tercih etti. Bu ‘MİT’i hedef alan operasyonların bir parçasıydı. Failleri belli olan ve MİT ile uzaktan yakından alakalı olmayan bir olay üzerinden, bu olayları engellemek için gecelerini gündüzlerine katan insanları hedef alıyorlar. Sayın Şahin’in yanıltıldığını düşünüyoruz!”

Evet, meseleyi verdik.

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, molotofla yakılan Serap Eser’i “MİT elemanları”nın öldürdüğünü iddia ediyordu.

Savcılık, önceki gün bu “iddia”nın “dayanaktan yoksun” olduğuna karar verdi...

Peki...

Şimdi ne olacak?..

Sayın İdris Naim Şahin, iddiayı ortaya atmasının ardından bütün ısrarlarımıza rağmen bize konuşmadı.

Başka yere de konuşmadı...

Dün muhabir arkadaşlarımız yine ısrarlı bir şekilde kendisine ulaşmaya çalıştı.

Yine sonuç yok, sessizliğe devam!..

Nasıl yani?..

Bir dakika!..

Bu işler bu kadar kolay mı; koskoca bir Kurum’u bu tür iddialarla yıpratacaksınız ve bir kenara çekilip bekleyeceksiniz.

Bu olmaz!..

Böylesine bir olayda MİT’in dahli olduğunda ısrarlıysa, iddia sahibi olarak iddiasının doğruluğunu ispat etmek durumunda Sayın Şahin.

Yok, farkında olmaksızın bir yanlışa imza attıysa... 

Özür dileyebilir, yanıltıldığını söyleyebilir...

Bir şeyler yapabilir ama “susmak” olmaz.

Konuşunuz lütfen Ordulu İdris Bey!.. 

İddia sahibiyseniz “ispat” edeceksiniz!..

Ya da...

Bunu yapamıyorsanız “gereğini” yapacaksınız!..

Hörmetlerimle!..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23