• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI

Okullarda mescid

01 Temmuz 2017
A


Sefa Saygılı İletişim: [email protected]

Milli Eğitim Bakanlığınca ibadet genelgesi kapsamında Resmi Gazete’de yayınlanan düzenlemeyle yeni açılacak okullarda mescid zorunlu hale getirildi. Çok değil, birkaç sene önce tanınmış bir gazeteci bir lisenin bodrum katında ibadet eden iki üç gencin gizlice çekilen resimlerini fecaat havasıyla ulusal bir gazetede manşetten haber yapmıştı. Sanki ülkeyi batıran, utanç verici ağır bir rezalet işliyorlardı. 

Çok şükür artık gençlerimiz namazlarını izbe bodrumlarda gizlice değil aydınlık ve ferah mescidlerde gönül rahatlığıyla kılacaklar. Aslında Anayasamızdaki din ve ibadet özgürlüğünün hayata geçirilmesi bu kararla sağlanmış oldu. Laiklik ve demokratik rejime uygun olan, müthiş doğru ve yerinde bu genelgeye imza atan Milli Eğitim Bakanlığımızı kutluyoruz.

Ancak her hayırlı faaliyete karşı olan sol ve Marksist kafalar karanlık gazetelerinde bu devrim niteliğindeki karara da karşı çıktılar. Onlardan beklenen buydu. Yalnız aleyhte bula bula konunun uzmanı olduğu iddiasında olan ve öğretmen olduğunu söyleyen, bu harika uygulamaya ‘pedagojik cinayet’ hezeyanını savuran bilgisiz ve önyargılı bir pedagogu konuşturmuşlar. 

Okullarda mescid uygulaması hakkındaki rezalet açıklamasının neresini ele alayım bilemiyorum:

“Allah sevgisinden çok Allah korkusu yaratırmış.” Açılan mescidde namaz kılmak, Allah’a ibadet etmenin hazzını ve mutluluğunu duymak neden korkuya sebep olacak ki? Bu ifade yanlıştır, hezeyandır.

“Çocuk din olgusunu 13 yaşına kadar anlayamazmış.” Bu da doğru değildir. Aksine her şeyin üstünde olan sonsuz kudret sahibi Yaratana inanmak çocuğun sağlıklı kişilik gelişiminde yararlıdır. Şu da var, mescid zaten küçük çocuklar için değil ergenler ve gençlere yöneliktir.

“Şizofreni geni tetiklenebilir, çocuk şizofren olabilirmiş.” 37 yıllık psikiyatri uzmanı olarak söyleyeyim, pedagog haddini aşmış. Tam cahillik örneği hezeyan bu laflar. Cevap vermeye bile gerek olmayan bilgisizlik.

“Mescide gidenlerle gitmeyenler kamplaşırmış.” Bu da önyargı ve çarpık bakış eseri bir söz. Namazını kılmak isteyen öğrenciler (meselâ bugünlerde sadece öğle namazı için) ders arasında eda edip derslerine veya arkadaşlarının arasına dönerler. Yani kimin gidip kimlerin gitmediğini tespit etmek, bunun çetelesini tutmak mümkün değildir. Namaz kılan öğrenci de kendini ilgilendirmeyen bu durumu araştırmaz zaten. İbadetini yapar ve mescidden ayrılır. 

“Regl olan kız öğrenci arkadaşlarıyla mescide gelemeyince terslik olurmuş.” Bu ifade de tuhaftır. Herkes toplu tarzda mescide gitmez ki! Namaz kılmak veya dua etmek isteyen kendi başına kendi müsait vaktinde gider. Sonra kapıda kim gelmedi diye liste tutulmaz. Demeç alınan pedagogun bundan haberi yok. O zannediyor ki mescidde aynı camilerdeki gibi belli zamanlarda cemaatle namaz kılınır.

“Öğrenciler dersi bırakıp namaza giderlermiş.” Bu söz de yine bilgisizlikten kaynaklanıyor. Namaz için öğle arasında veya teneffüslerde yeterli zaman mevcuttur. Yani dersi aksatmaya gerek yok!

“Çocuğa ve gence namazı dayatmak psikolojik istismarmış.” Bu da gerçekleri çarpıtma. Mescidler isteyen namaz kılabilsin diye açılıyor. Yoksa zorla ibadet ettirilen yerler  değildir.

Aslında ateist olmadıktan sonra mescidlere herkesin, hepimizin ihtiyacı olabilir. Canımız sıkıldığında veya bir yakınımız vefat ettiğinde Rabbimize daha yakın olmayı isteyebilir, o mübarek mekânlara gidip Allah’a sığınarak dua edebiliriz. Bu yüzden ruh sağlığımız için önemli işlevi olan bu mekânlara karşı çıkmayı bırakıp faydalananları düşünerek tahammül etmek ve hoşgörüyle yaklaşmak daha demokratik ve daha uygar tutum olacaktır.

Unutmayalım ki İslamiyet ve onun ibadet mekânları olan cami ve mescidler ortak yaşama kültürümüzün bir parçasıdırlar.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23