FETÖ / derin darbe üzerine

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Değerli dostumuz Av. Ali Cahit Polat, FETÖ hakkında görüşlerini yollamış. Önemine binaen aynen yayınlıyor, kendisine teşekkür ediyoruz:

Jorge Luis BORGES “Alçaklığın Evrensel Tarihi” adlı eserinde alçak/zalim kurtarıcı Lazaro Morell’in hikâyesini anlatır. Kendisine tam inanmış adamları ile zenci köle ticareti yapan Morell, kasaba kasaba dolaşarak kiliselerde hararetli vaazlar verirdi. Kilisede gözyaşları içinde vaazlar verirken adamları içerideki dinleyenlerin atlarını çalarlardı. Kitab-ı Mukaddes’i hatmetmişti, verdiği vaazlara dinleyenler yürekten inanırdı. “...Lazaro Morell’i minberde gördüm” demişti bir gün “İnsanın gönlüne huzur veren sözlerini dinledim. Gözlerinde biriken yaşları gördüm. Tanrı’nın gözünde, zencileri çalıp satan günahkârın, katilin teki olduğunu bilmiyor değildim, ama gene de gözyaşlarımı tutamadım” diyordu dinleyenler.

Mehmed Niyazi Yemen Ah ! Yemen / tarihi romanında FOSFORLU İMAMI anlatır. Gündüz dışarı çıkmayan, gece karanlığında yüzüne fosfor sürerek şehirde dolaşan İngiliz ajanı yüzüne nur inmiş efsanesi ile halkı aldatır. Sonunda Osmanlı askerlerini arkadan hançerleyen adamları ile İngilizlerle işbirliği yaparlar. 

Tarih tekerrür etmiş karşımıza Lazaro Morell ve fosforlu imam rolünde Fetullah Gülen çıkmıştı. 40 yıl süren hikâye 15 Temmuz 2016 darbe/işgal girişimi ile görevini yapmıştı. 

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrası yapılacak hukuk mücadelesi önem arz etmektedir. FETÖ hakkında yapılacak yargılamalarda etkin, adil ve doğru yargılamanın temel şartının “SUÇ TEMELLİ” hareket edilmesi ve benzer davalarda yapılan hataların tekrarlanmaması gerekmektedir.

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü yakın tarihimizde yaşanan diğer darbelerden derin farklılıklar göstermektedir. Klasik askeri darbelerde; askerî okullara muvazzaf subay olmak ve yükselebildiği kadar yüksek rütbeye çıkmak niyeti ve hedefiyle girilir. Hiyerarşik yapı içinde yüksek rütbeli komutanlar tarafından ülkenin yanlış yöneltildiği iddialarıyla iç/dış siyasi ve sosyal konjonktürden yararlanılarak cebir/şiddet veya tehdit kullanılarak yönetime el koyma hareketleridir. Bu meşum harekette ise daha ilk günden itibaren ileride darbe yapmak niyet ve maksadıyla belli bir plan dahilinde özel tertibatlarla darbeciler yetiştirilir ve zamanı geldiğinde bu görevi yerine getirmeleri istenir. 

Bu kalkışma klasik bir darbe girişimi olarak nitelendirilemez. 15 Temmuz darbe kalkışması askerlerin koçbaşı olarak kullanıldığı bir sivil darbe teşebbüsüdür.

15 Temmuz darbe teşebbüsü bir sonuçtur. Fetullah Gülen, 40 yıl süren ihanet hareketiyle milletimizi iğfal ve ifsat etmiştir. Türkiye’nin ilk Kültür Bakanı olan Prof. Dr. Talat Halman, dini hayatın gelişmesi ve halkın dindarlaşmasının sebep ve etken unsurunun ülkenin ana gövdesini oluşturan dindar halktan gelecek dip dalga olduğunu yazı/makalelerinde dile getirir. Amaç ülkemizde samimi ve dinin temellerine bağlı doğru bir dini hayatın gelişmesinin önüne geçilmesidir. Yasaklarla, cebri uygulamalarla başarılmadığı görüldüğünden büyük/orta/küçük Fetullah modelleri piyasaya sürülmüştür. 

- FETÖ hareketi darbe aşamasına gelmeden önce çalışmalarına dini tahrip ederek başlamıştır.

- Dinler arası diyalog projesiyle cuma hutbelerinde “Allah katında din İslam’dır (Ali İmran s.19 a.) ayetinin okunmasının kaldırılmasını sağlamıştır. Artık hoca, papaz ve haham kol kola Kasımiye Medresesi’nde uygulamasını yaptıkları üzere birlikte sırat köprüsünü temsil edilen köprüden doğrudan cennete yürürler, Ramazanda aynı masada iftar açarlar, kucaklaşıp öpüşürler. Hepsi cennetlik hepsi semavi hak dindir artık!

- Gençleri ailelerinden kopararak sürekli para isteyen, kurban derilerini toplayan, dergi ve gazeteye abone bulan DİLENCİ RUHLU bir kuşak yetiştirmiştir.

- Türkçe olimpiyatlar, organizasyonlar, yurtdışı Türkçe eğitim yalanları ile halkı arkasından sürüklemiştir.

- Okullar, dershaneler yoluyla halkın takdir ve güvenini kazanarak süfli fikir ve operasyonlarını gerçekleştirmiştir.

- Dini istismar ederek hikâye/menkıbe ve hayali rüyalarla halkın emeğine, parasına, evlatlarına ve servetine el koymuştur.”

- Sinsi faaliyetleri ilerleyen tarihlerde irtikap, tehdit, şantajlar yapmak suretiyle suç örgütüne bürünerek gücünü artırmıştır. Son aşamada ise silahlı terör örgütüne dönüşerek darbe teşebbüsünde bulunmuştur. Darbe teşebbüsü milletimizin ve kamu gücünün üstün gayretleriyle engellenmiştir.

Yaralar sarılmaktadır. Ancak 40 yıl süren tahribatın onarılması pek kolay olmayacaktır. 

 

  • AlaAla3 ay önce
    Yerinde tespit etmissiniz.Cok dogru.
  • mhmtmhmt3 ay önce
    Yaralar dosdoğru olunduğunda, Kuran ve Peygamberimiz (sav) etrafında birleştiğimizde sarılır. Kendimizi kandırmayalım. Suculuk buculuk ile kamplaşmalar devam ettiği müddetçe, cemaatler zenginlik, birlik ve beraberlik sağlamadığı müddetçe bir feto gider bin feto benzeri dini akımlar gelir. Dini akımlar BİR olamıyor, benim ki en iyisi diyorsa sonuç her zaman boştur. Çünkü şeytanın oyununa yani bölünün, parçalanın sizleri yutacağım oyununa gelinir. Sonra şeytan elini kolunu bağlar, seyreder, gülmekten belki de ağlayacak pozisyona gelir. Önce kendimize uygun ortamı sağlayalım, faydalanalım, büyüyelim, büyütelim, her yönüyle faydalanalım, yanlışını gördüğümüzde düşmanımızmış ayakları yapalım. Sonra yasal olan herşeyi suç sayalım. Neden konuştunuz ayakları yapalım. BEYLER GERÇEKCİ OLALIM. Önce oylarını alalım, her ortamından faydalanalım. Sonra bilmiyormuş ayakları yapalım. Tencere dibin kara, seninki benden kara. DEVLET GÖREVİNİ TAM YAPACAK. KURANI ve PEYGAMBERİMİZİ (sav) tam öğretecek. Öğretmek yetmiyor, yaşayarak ve uygulamaları göstererek bizzat öncülük yapmasını sağlayacaktır. Cemaatleri her yönüyle dini alimlerimizden de faydalanarak dört dörtlük denetleyecektir. Kuran ve Peygamberimize(sav) aykırı öğretiler ve sapıklıklar varsa iş işten geçmeden dur diyecek. Kediciklerle, okunmuş terlik ve kefenlerle cennete girilmeyeceğini tam ortaya koyacak. Batıl inançları ortadan kaldıracak, bunlardan yararlanarak geçimini sağlayanları besleyici cezalarla değil caydırıcı cezalarla cezalandıracaktır. KISASTA HAYAT VARDIR. Boşluğu dolduramazsak dolduranlar çıkar, bir çok insanımızın vebaline gireriz. Bu vebalin altındanda kalkamayız. Adı gibi yaşamak zorundayız. KURAN, PEYGAMBERİMİZ (sav) ŞEFAATÇİ OLSA YETMEZ Mİ? Daha ne istiyoruz. Dosdoğru olup yaşayabilenlerden Allah razı olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • mehmetmehmet3 ay önce
    Diyanet işleri başkanı kesinlikle görevden alınmamalıdır. Bunlarla uğrağanların başına bir şeyler hala geliyor.
  • sarsılmaz çelik sarsılmaz çelik 3 ay önce
    tesbiti çok doğru buluyorum. keşke bu oyun sahtekarlık önceden yıkıla bilseydi. hepimiz maalesef aldattık.
  • muhterem muhterem 3 ay önce
    Müritlerini, yurtlarinda yetişen ogrencileri sürekli hukuk fakuktesine göndermeye çalışıyor bazı cemaatler, acaba nedendir düşünen var mi ?
  • muminemumine3 ay önce
    dine hizmet ettigin sanan temiz kalpli eli acik biraz da saf denebilecek kisileri kendilerine maske edindiler biz onlara bakarak İslama hizmet ediyorlar sandik bu yuzden uyutulduk.Yani piramidin en alt tabakasini Gulen cemaati olarak tanidik.Pis isler buyuk bir gizlilik icerisinde ust tabakalarda halloldugu icin alt tabaka safca yardimlara devam etti.Bu yonunu bilseydi kendi elleriyle bogarlardi.Ama ceza alan yine bu kesim oluyor.Ust tabaka kripto oldugu icin onlari tespit zor.Olan Anadolunun saf cocuklarina oldu.
  • AhmetAhmet3 ay önce
    Benim en büyük korkum ibadet tabakası ve hic alakasi olmayan insanlarla ugrasa ugrasa bu davalarin sulandirilmasi ve gercek hainlerin ellerini kollarini sallayarak aramizda gezmesi
  • Fatih EMLİKFatih EMLİK3 ay önce
    Hocam lütfen çabuk olunsun.eli tabakaya dokunulmuyor.nedenini izah etmeliler.haklı haksız suçlu suçsuz demedem kodese tıktılar.artık suçsuzları salıversinler.hainlik yapanlar ayrım yapmadan artık idam edilebilmeli.
  • Dede YadigarıDede Yadigarı3 ay önce
    Tabii; TC toprakları Gülen' in müteselsilen dedesinden verasetle intikal etti ya; padişah torunu ya or' nun evladı, o nedenle de doğal olarak sahibi ve hakkı olduğu mülkünü yeniden ele geçiriyor!