THY - Adıyaman

Sen kimin tetikçisisin Şamil Tayyar?

03 Şubat 2018 Cumartesi

“Şamil git başımdan” dedim, rahat durmadı.

Şu komik videonun repliğiyle “Oğlum bak git!” dedim, oralı olmadı.

“İşimiz gücümüz var, savaştayız… Bak şimdi birlik zamanı, rahat dur da” dedim, yalanı iftirayı ikiye katladı.

Aynen karasinekler gibi vızzzz, tıp… Vızzzz tıp… kovdukça gelip ekrana yapışmaya, küfür ve hakaretleriyle etrafa mikrop saçmaya devam etti.

E sabır taşı olsa çatlar yani… O kadar musallat ki… O kadar küfürbaz ki…

El mecbur… Çomağı hazırladım…

 Canım vaktiyle DSP milletvekili olabilmek için isminin başındaki “Şeyh” kısmını kestirip, güdük bir Şamil kalmayı içine sindiren yüksek manevra kabiliyetli bir siyasi figürden başka ne beklenir ki?

Yalan ve ağız dolusu iftira tabii…

Twitter adresinden demiş ki… “Hemen telefon numarasını, e-mail adresini değiştirdi. Böcek araması yaptırdı.”

Ben sen değilim Şamil Tayyar! Çiğ yememişim ki karnım ağrısın! 

Ne diye e-mail adresimi değiştireyim? Ne diye telefon numaramı değiştireyim? Veri saklamıyorum ki… Neyse sivriltip sivriltip muhatabımın alnının ortasına kurşun gibi saplıyorum! Ben de ortadayıııım, yazılarım da ortada!

Çünkü Elhamdülillah, inandığım dava uğruna yazıyor, iman kuvvetiyle mücadele ediyorum.

Senin gibi üç kuruş için FETÖ tasması takıp Ergenekon tetikçiliği yapacağıma, ölümüne vatan hainlerini haklamayı yeğlerim!

Alnımda Ergenekon kitapların gibi bir “kara leke” yok çok şükür! Refahyol döneminde, 28 Şubat’çı takılmamışım, sırtımda darbecilik kamburu yok…

DSP’den milletvekili olmak için kırk takla attığın o günlerde, “Refahyol Tutanakları” adlı bir kitap yazmıştın hani… Bakalım o kitapta ne demişsin… “Dine, dinselliğe yaslanan bir parti olan Refah Partisi, liderini Başbakanlık koltuğuna taşıdı. Bu gelişme rejim açısından tehlikeli bir dönemin başlangıcı oldu.

(…)

Unutulmaya yüz tutmuş darbe sözcüğü günlük siyasi yaşamın beklentisi haline geldi…

Darbe olmadı ama eşiğinden döndük ağır bedel ödedik…

(…)

Takıyye yapan Erbakan ve arkadaşları, içlerindeki radikal ruhu ancak bu kadar gizleyebilmişlerdi…

Şimdi hiç lagaluga yapma… Hiiiç çamura yatma…

Genelkurmay’ın, gazetecilere İrtica Brifingi verdiğinin ertesi günü Rize Milletvekili Şevki Yılmaz’ı gammazlayan haberi yapan yine sendin:  

“Hakaret dolu çirkin açıklamalarıyla olay yaratan RP Rize Milletvekili Şevki Yılmaz, dün savunmasını vermek üzere 10 kişilik koruma ordusuyla birlikte Meclis’e geldi.

Şevki Yılmaz, bir buçuk saat sözlü savunmasını verdiği Grup ve Merkez Disiplin Kurulu’nda da olay yarattı. ŞAMİL TAYYAR/ ANKARA”

Ühhüüü… Ya işte böyle düşürürüz maskeni küçük Şamil’cik! Fettuşileri arkana alıp Ergenekon tetikçiliği yaptığın o zamanlar geçtiii… 

İman kuvvetiyle yazan bir serdengeçtiyim ben, Elhamdülillah! Bana PKK kalleşlerinin, HDP itlerinin dişi geçmemiş… CIA köpeklerinin dişi geçmemiş… Feto sümüklüsünün gücü yetmemiş… Seninki mi yetecek şimdi?

Vah zavallı vah!

Hırsın, hasedin uğruna devlete de kurumlarına da kara çalmaktan utanmadın! FETÖ evime haciz koyduğunda başını devekuşu gibi kuma gömen sen! Gaziantep milletvekili olduğun halde, FETÖ’nün kasası Nakıboğlu ailesini Akit manşetten ben köşemden sallarken başını kuma gömen sen! Zekeriya Öz için “kahraman” diyen sen, bana tezek atarken aslan kesileceksin, ben de geçmişini rula yapıp sana yedirmeyeceğim öyle mi?

O zırvaladığın diyalog da e-mailler de bana ait değil!

Belli ki Ergenekon sürecindeki alışkanlıkların sende bağımlılık yapmış!

Hem dün sana “telefon numaramı ve e-mail adresimi değiştirdiğimi, böcek araması yaptırdığımı ispatlamazsan şerefsizsin” demedim mi?

Şerefin varsa kanıtlarsın. Kanıtlamazsan şerefsizin önde gidenisin! Aha da devletin kurumları orada! E adresim de belli… Sıkıysa avrat gibi arkadan çekiştireceğine neyin varsa koy ortaya! Ben de Ergenekon kumpası yaptığın o kitaplarla çıkayım karşına!

Eeeee? Niye cevap vermedin?

Ah nasıllll da unuttum! 17-25 Aralık’tan sonra “Benim referansım Fetullah Gülen’dir” demiştin…

Ay dur da 5 Nisan 2011’de… TVNET’de Yenişafak yazarı Abdülkadir Selvi’nin ‘Başkent’ programındaki şu ağlak, sevgi pıtırcığı sözlerini de hatırlatayım da yarınki yazıma kadar oku oku, ağla… 

İşte…

“Bana göre Zekeriya Öz bir kahramandır. Demokrasilerde kahramanlara çok fazla ihtiyaç duyulmaz ama Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde zaman zaman kahramanlar ortaya çıkar. Zekeriya Öz tarihi bir misyon üstlenmiş ve yerine getirmiştir.”

Bu arada rica ediyorum iktidardan şu Milli İstihbarat Teşkilatı’nı lağv edin! Şamil İstihbarat Teşkilatı varken MİT’e ne gerek var ki canım?

Reis de çekilsin, yerine ŞİT gelsin… Kim Genelkurmay Başkanı olacak, kim Başbakan olacak ŞİT karar versin!

Bir de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla poz verip de kendini rezil etme Allah aşkına! Adam terörle mücadelede destan yazıyor. Senin mahalle dedikodularınla mı uğraşacak? 

“İşkembemden uydurdum” demiyorsun, dedikodularına Süleyman Soylu’yu alet ediyorsun…

Yürü git… Dedikodularını da seni de almayayım ayağımın altına!

Sen git de o Helin Avşar’la kelepçe takmaca oyna… Hade…

 

YORUM YAZ