Emrah Serbes değil, Emrah’cık… 2. Can’cık Dündar vakası…
Gezi Kalkışmasında şişirilen Emrah Serbes’in popisi, patlak oto lastiği gibi pıssss diye sönüverdi… Delikanlılık ayakları işte buraya kadar.
Bildiğin kaza senaryosu yazmış… Daha dokunaklı olsun diye de el yazısıyla yazıp paylaşmış…
Demiş ki, “Bir rampanın ardından birden önümüze çıkan araca çarpmamak için elimden gelen bütün çabayı sarf ettim. Kaygan zemin nedeniyle yavaşlayamadığımdan direksiyonu bariyerlere kırdım. Ama çarpışmanın önüne geçemedim.
Bariyerleri aşarak üç-dört takla attık ve sonunda demir tellere takılarak durduk. Açılan hava yastıkları ve aracın güvenlik sistemi nedeniyle kazayı hafif sıyrıklarla atlattık. Kaza esnasında yanımda oturan arkadaşım Kenan Doğu ile birlikte aracın sun roof’undan çıktık ve diğer aracın yanına gittik.»
Aşırı sürat nedeniyle direksiyon hakimiyetini yitirdim demiyor, “kaygan zemin nedeniyle yavaşlayamadığını” iddia ediyor. Bir baba ve kızı, o kazada feci bir şekilde can verdi… Anne ağır yaralı…
Peki, alkollü müydü aracı kullanırken, herhangi bir uyuşturucu madde kullanmış mıydı? Çıt yok… Olayın bu kısmında çamura yatıyor.
Neyse bildiğiniz senaryo yazıyor işte…
Kaza sonrası arazi olmasının utancından da “kızı öyle camdan fırlamış görünce, bunalıma girdim” diye yırtmaya çalışıyor.
Kazayı “delikanlı yamağı”na yıkmasını da açıklayamıyor. Zira bıçak kemiğe dayanmadan, herhangi bir itirafta bulunmayı aklına bile getirmiyor.
Yok efendim, şoktaymış da tedavi görüyormuş da…
Yerseniz…
Oysa kazayı “delikanlı yamağı” arkadaşına yıksa bile, polis Emrah’cığın yazdığı senaryoyu inandırıcı bulmuyor. Soruşturmayı sürdürüyor. Yani “delikanlı müsveddesi” Emrah’cık, köşeye sıkıştığı için yani zaten “sobelendiği” için teslim olmak zorunda kalıyor.
Aslında kendi senaryosunu yazıyor. Yani işini yapıyor… Umarım “Gezici yandaşlarının” mahalle baskısıyla karar vermeyip yargı da işini yapar!
2. CAN’CIK VAKASINA GELİNCE…
Milli Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş olan İbrahim Kaban, öğretmen eşi Meral Kaban ile evden çıkarken, Fevzi Bünül isimli silahlı saldırgan, yollarını kesiyor.
Meral Kaban, silahlı saldırganın üzerine yürürken, kocası arabasına atlayıp oradan tüyüyor. Karısını orada, silahlı saldırganla boğuşurken hem de…
Karısı delikanlılığın kitabını yazarken, koca kendisi için hayatını riske atan karısını koyup kaçıyor… Ayyynen Can’cık Dündar gibi…
Yahu bu memlekette delikanlıların soyu mu tükeniyor? Meydan bu korkaklara mı kaldı şimdi? Vallahi söylemesem ölürüm…
Hayatını riske atıp silahların üstüne yürüyen Meral Kaban’a helal olsun! Kocası olacak o korkak herife de bir o kadar yazıklar olsun! Öyle cesur kadına böyle korkak koca!